Oturum aç

Misafir hesabıyla yazı veya görsel ekleyin

E-mail adresin herkes tarafından görülmeyecektir
Hesap oluşturmanın faydaları/Yorumlarınızı kişiselleştirmek için üye olun

Misafir olarak yorum yap

E-mail adresin herkes tarafından görülmeyecektir
Hesap oluşturmanın faydaları/Yorumlarınızı kişiselleştirmek için üye olun

Giriş

Bu isimde bir üye bulunamadı Kaydol   Şifremi unuttum
Veya kullanarak bağlan
 

E-mail

 

كوردى | Kurdî | English | Türkçe | عربي
Rudaw

Kürdistan

Kadın siyasetçiler referandum için ne diyor?

Gülbahar Altaş Tarafından 11.9.2017
Çınar Saad - Kwestan Muhammed- Nazıke Tofiq
Çınar Saad - Kwestan Muhammed- Nazıke Tofiq

Erbil (Rûdaw) - Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan İslami Birlik (Yekgırtu) üyesi kadın siyasetçiler, referandumun ulusal bir konu olduğunu ve sürecin başarıyla sonuçlanmasını istediklerini belirtirken Değişim Hareketi (Goran) üyesi kadın siyasetçi ise referandum kararını doğru bulmadığını belirtti.

 

Başkan Mesud Barzani’nin 7 Haziran’da Erbil’in Pirmam ilçesinde siyasi partilerle bir araya geldiği toplantıda, bağımsızlık referandumunun 25 Eylül’de yapılması kararı alınmıştı. Söz konusu toplantıya Kürdistan İslami Topluluk (Komel) ve Goran katılmamıştı.

 

KDP Başkanlık Konseyi Üyesi ve Araştırma ve Kadro Yetiştirme Bürosu Sorumlusu Çınar Saad Abdullah, Goran Ulusal Meclis Üyesi Kwestan Muhammed ve Yekgırtu Politbüro Üyesi Nazike Tofiq, bağımsızlık referandumuna ilişkin Rûdaw’a değerlendirmelerde bulundu.

 

KDP’li Çınar Saad Abdullah, Kürt halkının tarihte ciddi baskı ve sorunlarla karşılaştığını, referandumun da “halkın kendi kaderini tayin etmesi” anlamı taşıdığını söyledi.

 

“Kürdistan’da kadınlar daha özgür”

 

Çınar Saad Abdullah, referandumla ilgili şunları söyledi:

 

“25 Eylül referandum hazırlığının yapıldığı bu süreç, kalkınma ve gelişmişliğe de açılan bir kapıdır. Neden şimdiden bağımsızlık girişimleri için mücadele edildiği ya da neden 25 Eylül’de ‘Evet’ dememiz gerektiği üzerinde durulmalı.

 

Yıllardır Irak’tan bağımsız şekilde kendimizi yönetiyoruz. Bununla birlikte önemli, olumlu değişimler yaşıyoruz. Özellikle Irak’taki kadınlara oranla daha iyi ve özgür bir konumdayız. Bağdat’ta kadınların, geleneksel, sosyal, ve hukuki haklarının ciddi anlamda ihlal edildiği görülüyor.

 

Oysa Kürdistan’da kadınlar gerek hukuki gerekse sosyal alanlarda haklarını korumak adına çalışıyor. Elbette bizim de birçok eksiğimiz var. Ancak bizlerle Iraklı kadınlar arasında mukayese yapıldığı zaman bizlerin daha ileride olduğu farkediliyor.”

Kadınlar olarak, bağımsız Kürdistan’da daha fazla hakka sahip olacacaklarını inandıklarını belirten Çınar Saad Abdullah, “Daha fazla özgürlükle, modern bir topluma dönüşeceğimizde inanıyoruz” dedi.

 

“Irak’la kalındığı sürece sürekli bir tehditle karşı karşıya kalmış olacağız” diyen Abdullah, şöyle devam etti: 

 

“Bu durumda da kadınlar olabilecek tehditlerde öncelikli hedefte olabilecek. IŞİD’le savaş sürecinde bunun örneği gördük. Kadın erkek demeden referandumda ‘Evet’ denilmesi gerekiyor. Özellikle kadınların bundan kazançlı çıkacağını unutmayalım. Bu nedenle hangi parti, grup ve kurum olursa olsun, haklarını koruma adına herkesin referandum sürecine katılması gerekiyor.”

 

“Referandum ulusal bir konu”

 

Goranlı Kwestan Muhammed ise, referandumun ulusal bir konu olup cinsiyet gözetmediğini belirterek, şunları söyledi:

 

“Referandum, toplumun tüm tabakalarını tüm parti, etnik ve mezhepsel grupları ilgilendiren bir konudur. Ancak şimdiye kadar referanduma ilişkin hiç hazırlık yapılmadığını düşünüyoruz. Madem bağımsız bir devlet fikrimiz  var, şimdiden hazırlıkların yapılması gerekiyordu. Devlet olmanın niteliklerini yerini getirmemiz gerekiyor.

 

Toplumumuzun tüm katmanları devlet olmaya hazır olmalıdır. Komşularımızla ilişkilerimizin iyi olması gerekiyor. Bölgedeki ülkelerle sorunlar yaşıyoruz. Kırılmalarla karşı karşıyayız. Bağımsız güçlü bir ekonomiye, eğitim sistemine, turizme ve ortak bir askeri güce sahip değiliz.”

 

“Belirttiğim konuların alt yapısı oluşturulmadan referaduma gidilmemesi gerekiyor” diyen Kwestan Muhammed, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Bu çerçevede parlamentonun aktif hale getirip, tartışmalı bölgeleri de içine alarak referandumun yapılması gerekiyor. Ancak böyle kurulacak bir devlet ayakları üzerinden durabilir.”

 

Referandumun Kürtler açısından altın bir fırsat olduğu ve ertelenmemesi gerektiğine dair görüşlere ilişkin ise Goran yetkilisi, “Altın fırsat demek kendi içimizde uzlaşarak, ulusal barışı kurmak anlamına geliyor. Altın fırsat demek bağımsız ekonomiye sahip olmamızdır. Altın fırsat, bağımsız devleti kurma girişiminde bize saldıracak komşu ülkelerin olmaması gibi birçok konuyu kapsıyor. Ve biz bu çerçevede birçok gerekçeye sahibiz” diye konuştu.

“Hepimiz başarılı bir devletin olmasını istiyoruz ancak şimdi böyle bir kararın alınması doğru değil” diyen  Kwestan Muhammed, referandum için doğru zamanın ne zaman olacağına ilişkin ise şöyle konuştu:

 

“Buna Kürt temsilciler karar verecek. İlgili taraflara bağlıdır. Bunun zamanına ilişkin bir şey diyemem. Toplumda referanduma karşı çıkan yok.”   

 

“Referandumun başarısı, hepimizin yararına”

 

Referandumun toplumun her katmanının ilgilendiren bir konu olduğu konusunda Çınar Saad ve Kwestan Muhammed ile hemfikir olduğunu belirten Yekgırtu Politbüro Üyesi Nazike Towfiq ise, şunları söyledi:

 

“Referandum sürecinin başarıyla sonuçlanması hepimizin başarısı ve yararına olacaktır. Allah korusun sürecin başarısız geçmesi de hepimizin başarısız olacağı anlamına geliyor. Bunun için de Kürdistan’daki tüm tarafların, anlaşmazlıklarını bir yana bırakıp sahip oldukları tüm olanaklarla referandumda tek ses olması gerektiğine inanıyorum.  

 

Kürdistan Parlamentosu’nun aktifleştirilerek, en kısa zamanda olumlu kararların alınması gerekiyor. Evet bu hak doğal meşru bir hak, ancak bölgedeki devletlerle Bağdat’ın referandum sonrasında nasıl bir tavır takınacağını tam olarak bilmiyoruz. Bunun için de ciddi hazırlıklar yapmamız gerekiyor.”

 

Referandumun ertelenmesi gerektiğine dair görüşlere ilişkin ise Nasık Tofiq, “Referandum kararı Kürdistan’daki tarafların oy çokluğuyla verdiği bir karardır ve böyle  bir durumda tüm tarafların karar vermesi gerekiyor. Mevcut şartlarda 25 Eylül’de referanduma gitme kararı verildi ve gidilecektir” dedi.

Yorumlar

 
Salâhaddîn Kurdî
Salâhaddîn Kurdî | 11.9.2017
ŞEHİD PEŞMERGE ANALARI NE DİYOR ONUN HABERİNİ DE YAPIN MUTLAKA...
1091 İzlenme

Rûdaw'la Çalışmak İster misiniz?

Yaşadıklarınızı Rûdaw aracılığıyla dunya ile paylaşmak ister misiniz?

Söz Sende!

SILOPILI TEYI | 22.10.2017 15:46:10
PEKI KIM YAPMIS??
soryaz | 22.10.2017 17:32:10
gariban şırnaklıları kimse görmüyor...
Fakıbaba: Şırnak'ı Suriye yapmışlar
| 11 saat önce | (2)
soryaz | 22.10.2017 17:28:51
bunun anlamı suudi de bağırırm oraya geldiğimde hajdi sa.... ya biraz daha tank veririz...
Tillerson: Irak'ı terk etsinler
| 8 saat önce | (1)
soryaz | 22.10.2017 14:01:39
goran ve komel hajdi sa ile beraber kasımla çay içiyorlar...
Mehmet | 22.10.2017 16:57:27
Bir ordu olamasi lazim Bu yetmez tek ordu sart
32 parti ve hareketten ortak vurgu: BİRLİK!
| 14 saat önce | (6)
bavo | 22.10.2017 00:25:36
bave fikriye bak
derdo | 22.10.2017 14:04:57
bu adam istihbarat adına kürtlerin dibini hep kazmıştır inanmayın...
Halilzad: Peşmerge çekilmeseydi ABD’nin tutumu değişecekti
| Dün 03:03 | (27)

Rûdaw'da başka neler var?

Kürdistan Parlamentosu toplanıyor 8 saat önce |

Kürdistan Parlamentosu toplanıyor

Rûdaw'a konuşan Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Tümünü gör
Tillerson: Irak'ı terk etsinler 8 saat önce | (1)

Tillerson: Irak'ı terk etsinler

Rex Tillerson dün bir ziyaretle Suudi A Tümünü gör
0,656 seconds