Oturum aç

Misafir hesabıyla yazı veya görsel ekleyin

E-mail adresin herkes tarafından görülmeyecektir
Hesap oluşturmanın faydaları/Yorumlarınızı kişiselleştirmek için üye olun

Misafir olarak yorum yap

E-mail adresin herkes tarafından görülmeyecektir
Hesap oluşturmanın faydaları/Yorumlarınızı kişiselleştirmek için üye olun

Giriş

Bu isimde bir üye bulunamadı Kaydol   Şifremi unuttum
Veya kullanarak bağlan
 

E-mail

 

كوردى | Kurdî | English | Türkçe | عربي
Rudaw

Kürdistan

Kürdistan Cumhuriyeti’nden başka bir cumhuriyete doğru

Rûdaw Tarafından 13.9.2017
Başkan Mesud Barzani
Başkan Mesud Barzani

Erbil (Rûdaw) - Dünya başkentlerinin büyük bir bölümü, “Referandumu yapmayın. Irak'tan ayrılmayın veya erteleyin” diyor. Ancak henüz 16 yaşındayken kırmızı cemedanisi ve geleneksel Kürt kıyafetiyle ortaya çıkan Barzani, dost ve düşmanlarına, “Daha iyi bir alternatif sunun. Referandumu şimdi yapmazsak ne zaman yapalım?” yanıtını veriyor. Arap medyasının referandum konusunda “inatçı” olarak nitelediği Barzani, “Ben çok kolay ve ılımlıyım ancak ciddi meselelerde kendi sözümüz geçer” diyor.

 

Mesud Mustafa Şeyh Muhammed Şeyh Abduselam Şeyh Abdullah Şeyh Taceddin, 16 Ağustos 1946'da genel başkanı olduğu partinin kurulduğu gün dünyaya geldi. Babasını ilk kez 10 yaşındayken gördü. Çünkü Cumhuriyet'ten sonra Mele Mustafa Barzani 500 savaşçıyla birlikte zor şartlarda Sovyet Birliği'ne gitmişti.

 

Amca kızı olan Cuweyra Hanım’la evlenen ve 8 çocuğu olan Barzani, Ortadoğu ve dünyada en çok tanınan siyasi şahsiyetlerden biri.

 

Zebari aşiretinden Mahmud Ağa'nın kızı olan annesi Hemail Hanım, oğlunun hayatında çok etkili oldu. Barzani, 2009'da verdiği röportajda annesi hakkında, “Annem çok merhametliydi, babamın boşluğunu hissetmeme izin vermedi” diyor.

 

“Baban sana tatlı almaya gitti”

 


İlkokulu Musul'da okuyan Barzani, orta okula Bağdat'ta devam etti. Moskova'dan dönen babasını 6 Ekim 1958'de ilk defa gördü. Barzani o günü, “Babamı ilk kez gördüğüm günü hatırlıyorum. Çok sayıda insan toplanarak onu bir kahraman gibi Bağdat'ta karşıladı. Bu bizim için gurur vericiydi” sözleriyle anlatıyor.

 

Küçükken babasını sorduğunda annesinden ilginç bir yanıt alan Barzani, “Bir tatlı türünü severdim. Anneme, babamı her sorduğumda, ‘Oğlum baban sana sevdiğin tatlıyı almak için Moskova'a gitmiş’ yanıtını verirdi. Biraz daha büyüyünce babamın gurbette olduğunu öğrendim” diyor.

 

Mucizevi kurtuluş

 


Mele Mustafa Barzani, Bağdat'ın Salihiye Mahallesi’nde ikamet ederken, Mesud Barzani ile kardeşleri, okullarına yakın başka bir mahallede kalıyordu.

 

Başkan Mesud Barzani, “Perşembe ve cuma günleri babamızı ziyaret ediyorduk. Babam 1961'in Nisan ayında Bağdat'tan ayrıldı. Biz de yıl sonu sınavlarında sonra haziran ayında Barzan bölgesine geri döndük. Okul için Bağdat'a geri dönüp dönmeyeceğimizi soruyorduk ama kimse yanıt vermiyordu. Ta ki bir sabah Iraklı 4 Mig tipi savaş uçağı bizi bombalayana kadar. İçinde bulunduğumuz çadırdan mucizeyle kurtulduk. Daha sonra Eylül Devrimi başladı” diye anlatıyor.

 

Mele Mustafa'ya yakın olan ve 45 yıl önce Mesud Barzani ile tanışan siyasetçi Mahmud Osman onu, “Mesud Bey devrimden ötürü okula devam edemedi ancak Kürt toplumunu anlamış ve milletin sorununda derinleşmiş durumdadır. Babasının tecrübelerinin büyük bir bölümünü aldı. 1970'lerde Bağdat'ta yaptığımız müzakereler dışında Mesud Bey ile ağabeyi İdris Bey iyi bir rol üstlenirdi” sözleriyle anlatıyor.

 

Barzan bölgesindeki bombardımandan sonra Bedarun köyüne yerleşen Mesud Barzani, “Babam arkadaşlarıyla birlikte Berwari Bala bölgesinde konuşlandı. Gün gittikçe bu millettin devrimcileri devrime katılıyordu. Biz Şeyh Babo ile Bedarun köyünde kaldık. Şeyh Babo o sürede merhametli bir amca ve baba gibiydi” diyor.

 

Pertukname kitabında anlattığı gibi, 20 Mayıs 1962'de 16 yaşındayken peşmerge olduğunu ifade eden Barzani, daha sonra o anı hakkın şunları anlattı:

 

“Peşmerge olarak kabul edilmem, en güzel anımdır. Orta düzeyde bir Bruno silah aldığımda dünyalar benim olmuştu. Kendimden daha fazla severdim. Henüz ata binmeyi öğrenmemiştim. Bu yüzden kendime bel bağlayarak yaya yürümeyi tercih ederdim. Ancak bu aralar referandum için görüşmeleri yaptığımda kendimi o zamandan daha genç hissediyorum. İlk olarak İdris Bey’e giderek peşmerge olma konusunu danıştım. Çünkü o evin büyüğüydü. Başta gitmemem için beni ikna etmeye çalıştı çünkü kendisinden uzaklaşmamı istemezdi. Daha sonra Şeyh Babo'ya danıştım. O da Şeyh Ahmed'e soracağını söyledi. Şeyh Ahmed'in rıza gösterdiğini öğrenince çok sevindim. Sanki bütün dünya benimdi.”

 

Diğer peşmergelerden daha büyük değilsin”


 

Behme bölgesinde bulunan Mele Mustafa ve peşmergelerin yanına giden Barzani, babasının ilk görüşmede bazı şartları koştuğunu söyledi:

 

“Babam peşmerge olmanın kolay olmadığını ve bazı nasihatlerde bulunacağını, şartları kabul etmemem halinde hemen geri dönmemi söyledi. Babam etrafındaki peşmergeleri göstererek, ‘Sen ne onlardan daha önemli ne de daha büyüksün. Görevin, yemeğin ve giysilerin onlarınki gibi olacak. Senin sorumlun Hacık olacak (Mele Mustafa'nın koruma sorumlusu)’ dedi. Ben de bu şartları kabul kabul etim ve bunlara uyacağıma dair söz verdim.”

 

Balayını mağarada geçirdik”

 

Barzani, amca kızı olan eşine duyduğu sevgisini şöyle anlatıyor:

 

“Evliliğim sevgi sonucu gerçekleşti. 19 yaşındaydım, çok gençtim. Evim Ranya'daydı. Onun evi ise Barzan'da. Annem ve babam da benim gibi bu evliliği istiyordu. Çünkü 1965'te Abdurahman Arif başkanlığında Irak hükümeti ile devrim arasında ateşkes sağlanmıştı. Gün gittikçe durum daha da kötüye gidiyordu. Aile kültürümüz gereği, evlilikler için Sayın Şeyh Ahmed'den izin alınırdı. Babam Şeyh Ahmed ve Şeyh Babo'ya mektup gönderdi ve evlendik.”

 

Balayından bahsederken tebessüm eden Barzani, “Evlendikten 10 gün sonra savaş başladı. Balayımız mağaralarda, köy köy gezerek, çadır altında geçti” diyor.

 

5'i erkek 8 çocuk babası olan Barzani, yaptığı fedakarlıklardan dolayı eşine teşekkür ederek, “Evlilik hayatımda çok mutluyum. Eşim benimle çok zahmetlere katlandı. Babam hasta olduğu dönemde 3 yıl ondan uzak kaldım. Bazen 18 - 19 ay geri gitmiyordum. O çocukları yetiştirdi birçok zahmete katlandı. Ama bir gün dahi bir şikayetini duymadım” sözleriyle bahsetti.

 

Kerkük Valisi ve KYB Politbüro Üyesi Necmeddin Kerim, 1973'te devrimde tanıştığı Mesud Barzani hakkında Rûdaw'a şunları söyledi:

 

“19 Haziran 1976'da Sayın Mele Mustafa, Mesud Bey, Muhsin Dızayi, Sihad Bey ve İran Şahının temsilcisiyle Amerika'ya gittik. Erken döneriz diye çoluk çocuğu bıraktık ama birkaç yıl sürdü. Orada kaldığımız sürede Eylül Devrimi peşmergelerinin ötesinde iki arkadaş, iki kardeş gibiydik. Orada Sayın Barzani'nin hizmetindeydik. Daha sonra İran Şahı, Barzani'nin dönmesini istedi. O da reddetti. Ama dönüp dönmememiz konusunda bizi serbest bıraktı. Biz de Barzani'yi yalnız bırakarak dönmeyi reddettik.”

 

Yakınları, Başkan Barzani'nin sporu çok sevdiğini dile getiriyor. Barzani, “Son zamanlara kadar futbol oynuyordum. Çok severim. Fırsta oldukça günlük spor yapıyorum. Spor yapmazsam kendimi sağlıklı biri olarak düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

 

Eylül ve Gulan (Mayıs) devrimlerinin peşmergesi olan Hamid Efendi ise, “Mesud Bey israftan haz etmez. Yemekte bile yiyeceği kadarı tabağına koyar. Ailece böyleler. Sofrada bulduklarını yerler” dedi.

 

 

Barzani, randevularında da çok hassas. Misafirleri karşılama ve mesai vakitlerinde şaşmaz. Günlük birkaç kilometre yürüyüş, akşamları da sporunu yapıyor.

 

Kürtçe’nin yanı sıra Arapça ve Farsça dillerine vakıf olan Barzani'nin İngilizce de konuştuğu biliniyor. En çok tarih ve ansiklopedi okumayı seven Barzani’nin, su ve petrol konularının yanı sıra tanınan şahsiyetlerin biyografisi ve milletlerin kültür ve yöreleri hakkında okumayı sevdiği ifade ediliyor. Barzani edebiyat kitapları okumayı arzu ettiğini dile getiriyor. Üç ciltten oluşan “Barzani ve Kürt Ulusal Özgürlük Hareketi” kitabını kaleme aldı.

 

Necmeddin Kerim, “Mesud Bey bilgi toplamayı sever. Amerika'da olduğumuz dönemde müze ve diğer yerlere giderdik. Amerika'nın 100. bağımsızlık yıldönümünde San Francisco'daydık. Barzani özel bir kişi, herkesle açılmaz, arkadaşı olan ve onu tanıyanlarla rahat olursa açılıyor. Mele Mesud Bebeş'in fıkra ve hikayelerini sever. Halen zaman zaman toplantılarda ondan bir şeyler anlatır” diyerek, Barzani’nin karakteri hakkında bilgiler veriyor.

 

KDP’den, Zaim Ali ve Abdulmuheymin Barzani'nin fıkra ve sohbetlerini seven Barzani, KYB içinde Talabani'den sonra Sadi Ahmed Pire'nin fıkralarını sever.

 

Hamid Efendi, dirayetli bir peşmerge olan Barzani'nin şehit aileleri ve fakirler konusunda çok duygusal olduğunu söylüyor.

 


Şeyh Ahmed'e olan sevgisinden dolayı bazı Kürt şairlerinin şiirlerini sevdiğini belirten Barzani, Melayê Cizîrî, Mevlana Halid ve Feqiyê Teyran'ın şiirlerini sevdiğini dile getirerek, “Çoğu zaman bize bu şiirleri okurdu. Onun karakteri beni çok etkiledi. O bize dinin ahlak olduğunu, Allah'ın kula değil kulun Allah'a ihtiyacı olduğunu, kullara karşı davranışın ölçü olduğunu öğretti. Belki, birçoğunuz bilmiyorsunuz ama o ölene kadar da paraya dokunmadı” diye anlatıyor.

 

Rûdaw'a konuşan, Başkanlık Ofisi'nde basın danışmanı Kifah Şengali, “Başkan Barzani övünmeyi sevmez. Biri onu överse rahatsız olur. O Bağdat'ta babası için heykel konulmasını reddetti” diyor.

 

Barzani, 9 Ağustos 2015'te yaptığı açıklamada, hayatında bir şeyler öğrendiği bazı kişiler hakkında şunları söyledi:

 

“Şeyh Abduselam Barzani'den Kürdistan'ın bağımsızlığı uğruna fedakarlığı ve birlikte yaşama kültürünü öğrendik. Şeyh Ahmed Barzani'den dinin her şeyden önce ahlak olduğunu, inancın zincirlerden daha güçlü olduğunu öğrendik. Mele Mustafa Barzani'nden peşmergeliği ve fedakârlık etmeyi öğrendik. Babam ve aşiretimden uzak annemin öğrettiği ilk şey ise dürüstlüktü. Tarikat ve Mevlana Şeyh Halid Nakşibendi'den sabrı öğrendik. KDP, Eylül ve Gulan devrimlerinden ya Kürdistan ya ölümün yanı sıra ümitle geleceğe doğru gitmeyi öğrendim.”

 

5 yıllık peşmergelikten sonra KDP üyesi oldu

 


Eski KDP Politbüro Üyesi Muhammed Mele Kadir Rûdaw'a verdiği demeçte, “1964'te düzenlenen 6. Kongre’ye misafir olarak katılan Mesud Bey’i gördüm. Kardeşi İdris Bey’le birlikte ikiz gibiydiler. Sürekli beraberdiler, birçok ortak özellikleri vardı” dedi.

 

Devrime katıldıktan 5 yıl sonra 1967'de KDP üyesi olan Barzani, daha sonra 1970'te Irak hükümeti arasındaki müzakerelere katıldı. 11 Nisan 1970 bildirisi okunurken Mesud Barzani, KDP ve Irak hükümetinin yetkilileriyle göründü.

 

İran Şahı ile Irak hükümeti arasında yapılan Cezayir Anlaşması nedeniyle Eylül Devrimi sonlandıktan sonra, 1975'te Mele Mustafa Barzani'nin talimatıyla Mesud Barzani ile İdris Barzani geçici başkanlık kurdu. Yeni devrim 26 Mayıs (Gulan) 1979'da başlatıldı. Mesud Barzani, 1 Ağustos 1979'da Avusturya'nın başkenti Viyana'da Irak istihbaratının suikast girişiminden kurtuldu.

 

Barzani, 1976 - 1979 yıllarını babasının hastalığı nedeniyle Amerika'da geçirdi. İran'da şahlık rejiminin devrilmesinden sonra babasının dönüşü için hazırlıklar yapmak amacıyla İran'a döndüğü 1 Mart 1979'da Mele Mustafa Barzani Washington'da hayata gözlerini yumdu.

 

4 Ekim 1979'da Doğu Kürdistan'ın (İran Kürdistanı) Mergewer bölgesinde Zewe köyünde gerçekleştirilen KDP'nin 9. kongresinde Barzani, genel başkan seçildi. Barzani, şimdiye kadar bu görevi sürdürüyor.

 

"İdris bey kendimden daha çok severdim"

 


İdris Barzani'nin, kardeşi Mesud Barzani’ye, KDP başkanlık koltuğunu alması ve özellikle Güney Kürdistan'da yeni siyasi ve silahlı güçlerin ortaya çıkmasından sonra KDP'nin yeniden ayağa kalkmasında destek olduğu ifade ediliyor.

 

Mesud Barzani, “İdris Bey’in şahsiyeti beni çok etkiledi. Çünkü o abimizdi ve babamın yerini doldurdu. İdris, kendimden daha fazla sevdiğim tek kişidir” diyor.

 

Muhammed Mele Kadir, Ali Abdullah Bey’le İdris Bey’in taziyesinde Mesud Bey’in annesi Hemail Hanım’ı gördüklerini söyleyerek şunları anlattı:

 

“O İdris Bey’in vefatına çok üzülmüştü. Hemail Hanım, ‘(İdris) Benim oğlum değildi, bu doğru ama kendim yetiştirdim ve onu emzirdim. Benim için Mesud ile onun arasında hiçbir fark yok’ dedi.”

 

1988'de kurulan Kürdistani Cephe'nin, Kürdistan Bölgesi'nin içerdeki başkanı seçildi. Celal Talabani de söz konusu cephenin dış başkanı oldu. Mesud Barzani, merhum Newşirwan Mustafa'nın desteğiyle Kürdistan halkının Baas rejimine karşı ayaklanmasını organize ederek yönetti.

 

Kürdistani Cephe ile Baas rejimi arasında müzakerelerin yeniden başlamasıyla 1991'in Nisan ayında dönemin Irak Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin'in daveti üzerine Barzani başkanlığında bir heyet Bağdat'ı ziyaret etti.

 


Başkan Barzani, Suudi merkezili Okaz gazetesine geçtiğimiz ay verdiği röportajda, Saddam Hüseyin ile yaptıkları o görüşme hakkında, “ailesinin 37 üyesi dahil 8 bin Barzani’nin Enfal’inin yanı sıra Kürdistan'ın 182 bin kişinin Enfal’inden sonra Saddam’ı gördüğümde 5 dakika boyunca öfkeden konuşamadığını ve kalbinin duracak gibi olduğunu” anlattı.

 

Saddam'ın kendisini öpmek istediğini ancak kendisinin rahatsız olduğunu dile getiren Barzani, Saddam’a, “Buraya ulaşana kadar bir kan denizinde yüzdüm. Eğer Kürt sorunu için bir çözüm varsa ben hazırım” dediğini, Saddam'ın da “Zor bir karar verdiğini biliyorum” ifadesini kullandığını söyledi.

 

Saddam'ın hizmetçi tarafından Başkan Barzani ile kendisine getirilen çayların zehirli olmadığını ispatlamak için tadıp değiştirdiği ifade ediliyor.

 

Bağımsızlığa olan ısrar

 


Barzani, 4 Kürt liderle birlikte, Baas rejimi devrildikten sonra Amerikalı diplomat Paul Bremer'in Irak'ta yönetimin başkanı olduğu dönemde 25 siyasetçiyle birlikte yönetim meclisinde yer alanlar arasındaydı.

 

Bir aylık meclis başkanlığını üstlenen Barzani ile Bremer arasında federalizm ve peşmerge konularında büyük ihtilaflar yaşandı.

 

Paul Bremer hatıralarında, Barzani’nin, “Kürtler, daha fazla kurban verdiği için diğer etnisitelere üstündür ve daha fazla hak tanınmalı” düşüncesinde olduğunu düşündüğünü söylüyor.

 

Arap bir gazetecinin, “Bu inattan ne zaman vazgeçersiniz?” sorusuna Barzani, “Kolay biri ılımlı biri olduğumu düşünüyorum. Ancak insan sözünün arkasında durmalı. Milletimle ilgili bütün konularda şüphesiz inatçıyım ve doğamı değiştiremem” yanıtını verdi.

 

Barzani'nin inatçı olmadığını belirten Mahmud Osman, “Paul Bremer, Kürtlerin haklarını desteklemiyordu. Mesud Bey de Bremer'i kötü bir unsur olarak görüyordu. Bu yüzden birbirlerine karşı çıkıyorlardı. Bir milletin sorununub sahibiyiz, eğer onlar uzlaşmamayı inatçılık olarak değerlendiriyorlarsa evet gerçekten Mesud Bey inatçıydı” diye konuştu.

 

Hamir Efendi, “Başkan çok sakin ve saygılı. Temel konularda inatçıdır. Müzakerelerde milletimizin menfaati olan konularda ılımlı davranır ancak milletinin hakkı olan bir tek şeyde bile geri adım atmaz. Bilgilidir ve nasıl karar vereceğini bilir. Mesela referandum konusunda ısrarı ve inadını çok beğendim. Çünkü Kürdistan halkının çıkarınadır bu” şeklinde konuştu.

 

2005 yılında çıkarılan Kürdistan Bölgesi Başkanlığı Yasası çıkarıldıktan sonra Başkan Barzani ilk başkan olarak Kürdistan Parlamentosu'nda seçildi.

 

 

Bazı partilerin başkanın halk tarafından seçilmesine yönelik eleştirisi üzerine, 25 Temmuz 2009'da yapılan seçimde Barzani, 1 milyon 266 bin 397 oy alarak yüzde 69.60'la yeniden başkan seçildi.

 

Barzani’nin görev süresi, KYB ile KDP arasında yapılan anlaşma çerçevesinde, 30 Haziran 2013'te Kürdistan Parlamentosu'nda 2 yıl daha uzatıldı. KYB - KDP politbüro ortak heyeti Barzani'nin söz konusu yasayı onaylamasını talep etti. Ancak Barzani, ne yasayı imzaladı ne de reddetti.

 

Barzani, ilk kez 25 Ekim 2005'te George Bush'un ABD Başkanı olduğu dönemde olmak üzere birkaç kez Kürdistan Bölgesi Başkanı olarak Beyaz Saray'da kabul edildi.

 

Kürdistan Bölgesi'ndeki siyasi partilerin, başkanlık yasasının uzatılması konusunda anlaşamaması üzerine siyasi kriz başladı. Kürdistan Bölgesi Şura Meclisi, 17 Ağustos 2015'te Başkan Barzani'nin görev süresini başkanlık seçimlerine kadar uzattı.

 

Bazı siyasi partiler söz konusu karara karşı çıkarken, uluslararası toplum Kürdistan Bölgesi Başkanı olarak Barzani'yi muhatap almaya devam ediyor.

 

Barzani, defalarca başkanlık görevini almasını “hayatının en büyük yanlışı” olarak değerlendirerek, “Bu görevi kabul etmemem gerekiyordu” açıklamasında bulundu.

 


Yorumlar

 
dengo | 14.9.2017
yaşasın sultanımız mr Barzani...
vatan seven | 8.10.2017
bu guzel hayat hikayesini bizimle paylastiginiz icin oneclik sn Barzaniye ve daha sonra Rudaw yazarlarina tesekkur ediyoruz. sn Barzani ile gurur duyuyoruz.
Yeni bir yorum gönder
Misafir olarak yorum yap ya da kullanıcı adını gir
7923 İzlenme

Rûdaw'la Çalışmak İster misiniz?

Yaşadıklarınızı Rûdaw aracılığıyla dunya ile paylaşmak ister misiniz?

Söz Sende!

bavo | 22.10.2017 00:25:36
bave fikriye bak
derdo | 22.10.2017 14:04:57
bu adam istihbarat adına kürtlerin dibini hep kazmıştır inanmayın...
Halilzad: Peşmerge çekilmeseydi ABD’nin tutumu değişecekti
| Dün 03:03 | (27)
Erbilli | 22.10.2017 13:30:36
100 yilin ihaneti yapmiş kybnin olmamasi gerek... anlaşmaya imza atan pkkli,kybli ve gorandaki şahislarin derhal vatana ihanetten idam cezasiyla...
soryaz | 22.10.2017 14:01:39
goran ve komel hajdi sa ile beraber kasımla çay içiyorlar...
32 parti ve hareketten ortak vurgu: BİRLİK!
| 5 saat önce | (5)
Salâhaddîn Kurdî | 22.10.2017 13:32:16
Acı tablo... Rahman yardımcınız ola...
Yola saçılan pamuklarla geçiniyorlar
| 6 saat önce | (1)
mazlum | 22.10.2017 11:47:43
Bu habere çok sevindim. İnşallah herkes samimidir. Bir kürt liderin dediği gibi "ya emı bıbın yek, yada emı herın tek" tam yazmamaışsam af edin....
Salâhaddîn Kurdî | 22.10.2017 13:28:52
BUGÜNLER UNUTULMAYACAK
KDP ve KYB: Bağdat’ın şartları kabul edilebilir değil
| 6 saat önce | (3)

Rûdaw'da başka neler var?

Heşdi Şabi’den Erdoğan’a tehdit: Ölümcül darbe vururuz! 8 saat önce | (13)

Heşdi Şabi’den Erdoğan’a tehdit: Ölümcül darbe vururuz!

Bir video yayımlayan Heşdi Şabi, Irak t Tümünü gör
‘Netanyahu’dan Putin’e: Kürtler için gerekirse...’ 10 saat önce | (15)

‘Netanyahu’dan Putin’e: Kürtler için gerekirse...’

İran milislerinin saldırıları karşısında Tümünü gör
0,125 seconds