Oturum aç

Misafir hesabıyla yazı veya görsel ekleyin

E-mail adresin herkes tarafından görülmeyecektir
Hesap oluşturmanın faydaları/Yorumlarınızı kişiselleştirmek için üye olun

Misafir olarak yorum yap

E-mail adresin herkes tarafından görülmeyecektir
Hesap oluşturmanın faydaları/Yorumlarınızı kişiselleştirmek için üye olun

Giriş

Bu isimde bir üye bulunamadı Kaydol   Şifremi unuttum
Veya kullanarak bağlan
 

E-mail

 

كوردى | Kurdî | English | Türkçe | عربي
Rudaw

Görüş

Irak dağılma yolunda

Raber Talat Tarafından 10.7.2018
Raber Talat
Raber Talat

Barış ve iktidar arasında dinamik bir ilişki var. Barışın sağlanması için güçlü bir iktidara ihtiyaç var. Devlet ve toplumun üyeleri tüm bileşenleriyle barışı destekleyerek, şiddetten uzak “bir yasa ve anlaşma” çerçevesinde anlaşarak sorunları sonlandırır. Neticede de bunlar küçük bir grup ya da belli bir kesimin yararına güçlü bir iktidara teslim olurlar.

 

İngiliz filozof Thomas Hobbes, bu konuyu detaylı bir şekilde anlatarak, süreci devletin doğal değişimi olarak tanımlıyor. Söz konusu değişimin barışın tesis edilmesi ve karşılıklı savaşın sonlandırılması esasına dayandıran Hobbes, bunu şahıs ve grupların oluşturduğu güçlü bir iktidara teslim olmakla gerçekleştiğini savunuyor. Çünkü Hobbes göre güçlü bir devlet ve iktidar olmadığı taktirde hiçbir güç insanların hırslarına engel olamaz.

 

Teze göre, Irak’ın şimdiki durumu barışa uzak ve yıkılmaya doğru gittiği düşüncesini güçlendiriyor. Bu şekilde post devlete doğru gidiyoruz. Ya da Hobbes’in, tezine göre doğal süreç yaşanıyor. Nasıl?

 

Bunu 3 şekilde belirleyebiliriz. İlki; Irak’taki iktidar sistemi ile siyasi grup ve şahısların sistem içerisindeki amaçlarına değinmemiz gerekir. Şahıs ve grupların arkasındaki en etkili güçler “şahıslar ve mezheplerdir.” Siyasi hareketlerin kurulmasının temelinde iktidar ve zenginlik var. Siyasi oyuncular bu iki gücü elde etme imkanını yakalayabilir. Aslında Hobbes’in savunduğu gibi doğal bir süreçtir. Bu destek mantıktan çok olasılıkla ilişkilidir. Amaçları şahsi menfaattir. Taraflar diğer taraf için fedakarlık yapmaya hazır değil. Bu da barış sürecinin gerçekleşmemesine ve doğal sürecin baskın olmasına neden oluyor.

 

İkinci; taraflar siyasi söylemlerinde endişelerini dile getiriyor. İktidar, kaynak ve servet için yapılan rekabetlerin yıkım getireceğini biliyorlar. Anlaşma ve ortak çalışmanın da barış ile daha çok siyasi ve ekonomik kazanım olduğunun farkındalar. Ancak sorun tarafların birbirine güvenmemesinde. Siyasi tarafların birbirine güveni kalmadı. Halkın da onlara olan inancı gün geçtikçe tükeniyor. Hepsi bu ortak sorunu anladı ve bu desteğin ellerinden gitmemesi için güçlü olmaları gerektiklerini farkettiler. Diğerlerini teslim almak ve iktidarlarını onlara dayatmak için güç kullanmaları gerektiğinin farkındalar.

 

Üçüncü ise; Irak egemenliği zayıf bir ülkedir. 2003 yılının ardından dünya ve bölge devletlerinin güç arenası haline geldi. Batılı ülkeler ABD öncülüğünde, bölge ülkeleri de başta İran olmak üzere Irak’ın egemenlik haklarına saygı göstermiyor. Belki hiçbir hükümet bu iki devletin desteği olmadan ayakları üzerinde duramaz. En büyük sorun Irak’ın egemenlik haklarını tanımayan bu iki ülkenin rekabet içinde olmaları ve aralarındaki savaşta Irak’ı bir merkez olarak kullanmalarıdır. Irak’ın içinde bulunduğu jeopolitik faktörler egemenlik ve siyasetine hakim olmasına engel oluyor. Bana göre aynı faktör yakın bir zamanda barışın gelmesine de engel oluyor.

 

Uluslararası siyaset  ve uluslararası kuruluşlar içinde örnek olarak Birleşmiş Milletler (BM), Irak’ın şimdiki durumuyla ilgili hiçbir şey değiştiremez. Çünkü uluslararası siyaset temelde etkili ve kurucu bir iktidara sahip değil. BM lokal güçlerin menfaati temelinde hareket ediyor. Temel güçlerin rızası olmadan hiçbir uluslararası güç -Özellikle BM-, dünya sisteminin değişiminde hiçbir rol oynayamaz.

 

Sonuç olarak, Irak, uluslararası düzey ve bölgesel siyasette zayıf bir etkiye sahip ve aynı zamanda ABD ile İran rekabeti arasında sıkışmış durumdadır. Zayıf bir egemenliğe sahip olan Irak’ın, sadece siyasi anlamda değil, toprak ve su konularında da zayıf bir egemenliğe sahip. Bu da ülkede barışın yakın bir zamanda mümkün olmamasına ve birinci sürecin tamamlanarak ülkenin dağılmaya, post devlet ve doğal sürece doğru gitmesine neden oluyor.

 

Irak’ın içindeki güçler de şahsi ve mezhebi savaşlar yürütüyor. Birinci amaçları iktidar ve zenginliktir. Ortak çalışmaya inançları yok. Halkın da iktidar ve siyasi güçlere olan inancı zayıf. Tarafların rekabet ve karşılıklı savaşları, dikkatleri barış süreci ve ortak çalışmaya çekmiş durumda. Bu durumda iktidardaki boşluğun günden güne artmasına neden oluyor.

 

 

(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)

Yorumlar

 
Yusufeli | 26.7.2018
Irak dağıldığında bizim olan Kerkük ve Musulu geri alacağız .Kerkükde Musulda zaten bizim toprağımızdı .
Cemo | 26.7.2018
Afrin ,Münbiç ,Halep ,Kerkük ,Musul buralar tamamıyla Türkiyeye bağlanacak.Afrin ve bölgesi bağlandı zaten
Etiketler : Hobbes, Irak, ABD
2273 İzlenme

Rûdaw'la Çalışmak İster misiniz?

Yaşadıklarınızı Rûdaw aracılığıyla dunya ile paylaşmak ister misiniz?

Söz Sende!

heval agit | 15.11.2018 09:13:10
eeee kürdün birliği olmasa sonuçlar hep böyle olur...lanet olsun hainlere
Kerkük, parsel parsel Araplara peşkeş çekildi
| Dün 10:08 | (1)
penabere bakur | 14.11.2018 17:22:54
rojava kürtleri akıllıca davranmalı.. bir kuzey kürdü olarak umudumuz sadece rojava kürtleridir..
ABD'den çok kritik YPG açıklaması
| Dün 04:08 | (1)
metinf | 14.11.2018 14:29:11
Kürdistan bölgesi sera yapsın teşvik versin, halk kendi üretsin, kendi kazansın.
ANTALYA - Domates üreticisini Kürdistan pazarı ayakta tuttu
| Dün 05:11 | (1)
baris | 14.11.2018 11:27:57
pkk de artik heronla saldiriyor oyle gorunuyor savasin boyutlari degisti galiba.bakalim ne olacak
TSK’den Sidekan’a top atışı
| Dün 01:52 | (1)

Rûdaw'da başka neler var?

ABD'den çok kritik YPG açıklaması Dün 04:08 | (1)

ABD'den çok kritik YPG açıklaması

"Suriye içinde bir devletçik oluşmasına izin Tümünü gör
ANTEP - Halı devi konkordato ilan etti 7.11.2018 |

ANTEP - Halı devi konkordato ilan etti

1974 yılında kurulan fabrika 20'den fazla ülkeye Tümünü gör
0,468 seconds