Oturum aç

Misafir hesabıyla yazı veya görsel ekleyin

E-mail adresin herkes tarafından görülmeyecektir
Hesap oluşturmanın faydaları/Yorumlarınızı kişiselleştirmek için üye olun

Misafir olarak yorum yap

E-mail adresin herkes tarafından görülmeyecektir
Hesap oluşturmanın faydaları/Yorumlarınızı kişiselleştirmek için üye olun

Giriş

Bu isimde bir üye bulunamadı Kaydol   Şifremi unuttum
Veya kullanarak bağlan
 

E-mail

 

كوردى | Kurdî | English | Türkçe | عربي
Rudaw

Görüş

Referandum neden Türkiye için tehdit değil?

Hemin Lihony Tarafından 21.9.2017
Hemin Lihony
Hemin Lihony

Kürdistan Bölgesi'nde 25 Eylül'de yapılacak olan bağımsızlık referandumu, Türkiye'nin Kürdistan Bölgesi Hükümeti’ne karşı 10 yıllık mevcut tavrını test ediyor. Kürdistan Bölgesi Hükümeti, her zaman, Türkiye'yi güçlü komşusu İran'a tercih etmiş, karşılıklı çıkarları ve bağları güçlendirmeye çalışmıştır.

 

Türkiye, önümüzdeki referandum nedeniyle Kürdistan Bölgesi'ne yaptırım uygulamaya karar verirse, kendisini, ona karşı düşmanca tavır sergileyen Heşdi Şabi ve PKK gibi grupların çıkarlarına hizmet etmiş olacak.

 

Türkiye’nin, referanduma karşı sert tedbirler almayı tercih etmesi halinde, Bölge ile olan uzun ömürlü ilişkilerinin yanı sıra ekonomik ve istihbarat paylaşımı konularındaki bağlantıları da tamamen tehlikeye girebilir.

 

Diğer yanda İranlı yetkililer ise referanduma karşı daha yumuşak bir tonda konuşmayı tercih etti.

 

İran'ın sesinin, Kürdistan Bölgesi Hükümeti'nin önemli müttefiki olan Türkiye'den daha az sert çıkması, Kürt siyaset analizci ve yorumculara, gizli bir planın devrede olduğunu düşündürüyor. Ankara’nın Erbil’i Tahran'ın yanına itmesi sonucunda, Kürt Bölgesi’nin de kendi çıkarları için İran'ın taleplerine boyun eğmeye mecbur bırakılmasının, Erbil ile Ankara ilişkilerine zarar verebileceğini savunuyorlar.

 

Türkiye'nin bölgedeki tek gerçek müttefiğini baltalaması düşünülmez, hatta öngörülemezdi.

 

Türkiye'nin Kürdistan Bölgesi Hükümeti'ne karşı sert tutumu, Ankara'nın çıkarlarına ne kısa vadede ne de uzun vadede hizmet ediyor.

 

Türkiye'nin Kürdistan Bölgesi Hükümeti ile olan yıllık ticaret hacminin, 10 milyar dolar dolayında olduğu tahmin edilirken, bölgede 4 bin Türk şirketi faaliyet gösteriyor.

 

İstikrarlı, müreffeh ve güçlü bir Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin, Türkiye'nin, Bölge’yle olan ticaretini önemli ölçüde arttırabileceği düşünülüyor.

 

Genelde gözardı edilen veya vurgulanmayan şey ise, Kürdistan Bölgesi'nin bağımsızlık referandumunun yasal olarak bağlayıcı olmamasının yanı sıra devletleşmeyi zorunlu kılmamasıdır. Bu sadece, dünyada tanınan bir hak olarak, geleceklerine ilişkin Kürdistan halklarının, taleplerini bildirmelerini hedefliyor. Bu sadece ve sadece, Bağdat tarafından etnik temizlik, soykırım, devlet eliyle ayrımcılık ve siyasal izolasyona maruz kalan Kürt halkının, siyasi bakış açısını ortaya koyuyor.

 

Devletleşme bir gecede gerçekleşmez. Bu, elde edilmesi için zaman gerektiren dönemeçli bir süreçtir. Bağımsızlık referandumu ise, Irak tarafından tanınıp tanınmayacağına bakılmaksızın, Kürt halkının Bağdat'a karşı duyduğu memnuniyetsizliği ve Kürt yönetiminin organlarının merkezi Irak hükümeti tarafından eşit düzeyde muhatap alınması gerektiğini ortaya koyacak.

 

2003'te Irak'ın işgalinden bu yana, ülkede, İran'ın etkisinde olan siyasetçilerin sayısında beklenmedik bir biçimde ciddi artış yaşandı. Irak'ta, güçlü İranlı Şii partilerin etkisi veya desteği olmadan, hiç kimsenin iktidar basamaklarını tırmanamayacağı düşünülüyor.

 

Bu, tüm mezhepsel siyasi yapılanmalar zayıflatılmadan, kaçınılamayan veya değiştirilemeyen bir realitedir. Şurası açıktır ki, Amerika Birleşik Devletleri ve uluslararası toplum yıllardan beri, milli yapılanmalarının yeniden inşası, güçlendirilmesi ve arttırılması için milyarlarca dolar harcadı ve buna rağmen Bağdat, komşusu ve müttefiki olan İran'a iltimas ediyor.

 

Kürdistan Bölgesi Hükümeti, Türkiye'nin petrol zengini Kerkük ile ilgili kaygılarını anlıyor ve onaylıyor. Şuna dikkat çekmek gerekir ki Ankara, filli olarak Kürtlerin denetiminde olan bir şehri konuşuyor ve bu durum Türkiye için 'kötü' bir seçenek sayılır. Ancak alternatifi çok daha kötü.

 

İran ile Şii güçler tarafından desteklenen askeri kuvvetler, Kerkük şehrinin dışında konuşlanmış durumda. Kente girerek, kontrolü peşmerge birlikleri ve Kürdistan Bölgesi Hükümeti'nden almak için bir gerekçe bulmak istiyorlar.

 

Türkiye üzerinden, dünya pazarlarına 140 binden fazla varil petrol ihraç ediliyor. Ancak İran ile Bağdat'ın Kerkük'ten ham petrol ihracatı üzerinde bir anlaşmaya varması durumunda bu durum değişebilir.

 

Bu, öngörülmesi güç olan bir gerçeklik değildir. Kerkük'e yakın olan Heşdi Şabi, güçlü bir gruptur. Kürdistan Bölgesi Hükümeti'nin zayıflaması, onların Kerkük'ün kontrolünü ele geçirmesi için bir bahane olacak.

 

Türkiye’nin Kürdistan referandumuna doğrudan karşı çıkmaması seçeneği varken, uzun vadede kendi çıkarlarını düşünmeden, neden kendini Bağdat'la aynı konuma düşürsün ki?

 

Başkan Mesud Barzani, Türkiye'den yana bir tutum gösterdiği için Kürdistan Bölgesi'nde ciddi eleştirilere maruz kaldı. O, hep, “bütün yumurtaları Türkiye’nin sepetine koymakla” eleştiriliyor. Türkiye'nin, Kürdistan Bölgesi Hükümeti'ne karşı sert tedbirler alması, durumu istismar etmek isteyen Kürdistan Bölgesi'ndeki muhalif kesime altın fırsat sunar. Diğer taraftan PKK, ajandasına hizmet edecek daha fazla sempatizan ve destekçi bulacaktır.

 

Türkiye’nin şunu bilmesi lazım: PKK, tabanını güçlendirmiş durumda ve Barzani'nin zayıflaması halinde gelecekte Kürdistan Parlamentosu'nda çok sayıda sandalye alabilir. Şuna dikkatinizi çekmek isterim: Kürdistan Yurtseverler Birlği'nin (KYB) verilerine göre, Süleymaniye ve muhalif bölgelerden günde 10 - 11 kişi PKK saflarına katılıyor. Türkiye, davasına daha fazla insanı çekmek için PKK'ye mükemmel bir mıknatıs mı verecek?

 

PKK’nin askeri olarak büyümekle kalmayıp, siyasette de büyümesi, Kürdistan Bölgesi Hükümeti ile Türkiye ilişkilerini bozduğu gibi, bağımsızlık referandumu konusunda da baskı yapmasına neden oluyor.

 

Özetle, Türkiye'nin seçenekleri iyi değil. Ancak Türkiye için daha da kötüsü, İran, Bağdat ve PKK yanlılarının hatrı için, Kürdistan Bölgesi'ne yaptırım uygulayarak Barzani ve Kürdistan Bögesi Hükümeti'ni zayıflatmasıdır.

 

(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)

Yorumlar

 
H.S.A | 21.9.2017
Kürdistan Devleti Her Alanda Kendini Savunacak Güçtedir.
PKK SORUNSALI | 21.9.2017
Yazar güzel demişte şunu cevaplamamış kürtler bağımsız olunca f16lar serbestçe kandili bombalayabilecekmi BU BAĞIMSIZLIĞA UYGUN DURUMMU TÜRK PİLOTLARI KOVUNCA yoksa pkk faaliyet açık alan mı bulacak ?
aaa | 22.9.2017
Daha dün tc iran ırak birleşip ortak karar almadı mı Askeri müdahale dahil her türlü seçeneği değerlendirecez demedi mi
bakuri | 23.9.2017
yapmayın bunu, yarın öbürgün bu işgalci devletler size saldırır yine kardeşleriniz yardıma koşar.. kürtler son aşamaya geldi mi asla particilik yapmaz sadece kürd ve kürdistanlı olurlar...
Yeni bir yorum gönder
Misafir olarak yorum yap ya da kullanıcı adını gir
12971 İzlenme

Rûdaw'la Çalışmak İster misiniz?

Yaşadıklarınızı Rûdaw aracılığıyla dunya ile paylaşmak ister misiniz?

Söz Sende!

Fatih | 17.10.2017 12:36:44
O hain bu hain bırakın bu saçmalıkları. Ya ölün ya da topraklarınızı alın. Namusunuzla ölün.
Murat Duman | 17.10.2017 14:08:15
Başkan barzani malesef yanlız bırakıldı. Amerika ve Batı bir kez daha kürtleri sattı
Başkan Barzani açıklama yapacak
| 7 saat önce | (8)
abcd | 17.10.2017 14:05:30
ne yapmalarını bekliyordunuz bu hayvanlardan
İlk işleri bayrağa saldırmak oldu!
| 3 saat önce | (1)
YNK ihaneti | 17.10.2017 14:03:00
Bu onur kırıcı durum YNK peşmergeleri tarafından bütün kürt halkına yaşatilmiştır. Hiçbir kürt YNK'nin ihanetini unutmaz
Kerkük Polis Müdürü’nün Kürtçe konuşması engellendi
| 3 saat önce | (1)
Botan | 17.10.2017 12:36:47
2003 geri donuldu.birlik olmadan dimyata pirince gittik.ama gelin gorun ki elimizde ki bulgurdan olduk.
Zaman Gelir | 17.10.2017 13:59:51
Bir gün durum bizim lehimize gelişir o zaman görürüz sizi Binali bey. Sizin Atasözünüz ile Keser Döner Sap Döner Gün gelir hesap döner
Yıldırım: Yeni tedbirler yolda
| 6 saat önce | (6)

Rûdaw'da başka neler var?

Türkmen partinin teşkilatı yağmalandı 3 saat önce |

Türkmen partinin teşkilatı yağmalandı

“Bedir Tugayları Komutanı Hadi Amiri'nin Tümünü gör
Rus Başkonsolos: Erbil’den çekilmedik, çekilmeyeceğiz 5 saat önce | (2)

Rus Başkonsolos: Erbil’den çekilmedik, çekilmeyeceğiz

Rûdaw’a konuşan Erbil Başkonsolosu Victor Tümünü gör
Başkan Barzani açıklama yapacak 7 saat önce | (8)

Başkan Barzani açıklama yapacak

Rûdaw’ın edindiği bilgiye göre açıklamada vurgu, Tümünü gör
0,453 seconds