Oturum aç

Misafir hesabıyla yazı veya görsel ekleyin

E-mail adresin herkes tarafından görülmeyecektir
Hesap oluşturmanın faydaları/Yorumlarınızı kişiselleştirmek için üye olun

Misafir olarak yorum yap

E-mail adresin herkes tarafından görülmeyecektir
Hesap oluşturmanın faydaları/Yorumlarınızı kişiselleştirmek için üye olun

Giriş

Bu isimde bir üye bulunamadı Kaydol   Şifremi unuttum
Veya kullanarak bağlan
 

E-mail

 

كوردى | Kurdî | English | Türkçe | عربي
Rudaw

Görüş

Kürdistan ve İsrail’in bölgesel tavrı

İsmet Yüce Tarafından 26.9.2017
İsmet Yüce
İsmet Yüce

Başkan Barzani’nin direnişçi tavrı ve milletimizin Kürdistan ve bütün dünyadaki büyük desteği ile Kürd milleti tarihi bir duruşu gerçekleştirdi. Kürdistan, medeniyetler tarihinde dünyanın önemli bir merkezi olması itibariyle böylesi bir bağımsızlık adımının içte ve dışta çok yönlü tartışılıp taraf belirleneceği açıktı. Öyle de oldu.

 

Bu yazı yazıldığında başta işgalciler olmak üzere dünya ayağa kalmıştı. Referanduma katılım oranı Ortadoğu ölçülerine göre tam bir demokrasi şöleni gibi geçti. Katılım oldukça yüksek oldu: %72,16. Ortalama ‘Evet’ oranı ise %80’i geçecek gibi görünüyor. Kürdistan Ortadoğu’da refah ve demokrasinin örnek ülkesi olmaya aday. Bunu seçimlerde göstermiştir.

 

Sıradan ve kendiliğinden gelişen bir durum olmadığı ortada, Başkan Barzani seçimlere kadar 52 ülkeyi ziyaret ederek çeşitli görüşmeler yapmıştır. Büyük bir çalışma ve durum değerlendirilmesi ile bugüne gelindiği anlaşılıyor. Seçim günü 300’den fazla uluslarası gözlemci Kürdistan’da bulunmaktaydı. İzlemeye gelen yabancı gazeteci sayısı ise 900’ü geçmişti.

 

Referandum Kürd milletinin son yıllarda ihtiyacı olan birlik ruhunu oluşturdu. Kürdistan ve dışarıdaki Kürdler büyük bir birlik ve heyecanla süreci karşıladı ve ileriye taşıdı. Başkan Barzani, Mele Mustafa’nın Qazi Muhammed’den aldığı Ala Rengin’nin taşıyıcı hakkını vererek ısrarla bugüne taşıdı. Her tür iç ve dış baskı ve tehdide rağmen karalılıkla ‘25 Eylül Kürd Günü’ne gelindi.

 

Önemli desteklerden bazıları; Leyla Zana’nın Birleşmiş Milletler’e yazdığı mektup, Kuzey Kürdistan’da 15 baronun destek açıklamaları ile İsrail’den gelen çok çeşitli destek söylemleri sayılabilir. Bunlar bağımsızlık sürecine ayrı bir katkıda bulundu. Israrla sosyal medya ve basında, mitinglerde İsrail birey ve parlementerleri, aydınların bireysel açıklamaları, yetmez düşmanlara kaygı ve korku verdiği gibi Kürd milleti ve dostlarını da güçlendirdi.

 

Buradan bir kez daha anlaşıldı ki Kürdler diplomasi vb ilişki ve politikalarını başkalarına ve dışarının kaygılarına göre değil, kendi milli ve tarihsel çıkarlarına göre yapmalıdırlar. Bundan sonra Kürd kurum ve kuruluşları başta olmak üzere içte ve dışta herkes buna göre hareket etmek zorunda, değilse halktan ve tarihten gereken cevabı aldı ve alacaklar. Ayrıca görüldüğü gibi statükocular dışında Kürd milletinin dostları oldukça fazla; güçlü ve ısrarlı sürekliliği olan Kürdi politika bu güçleri artırarak geleceğe taşır.

 

Her şeye rağmen birçok şeyi göze alan, niye olmadı sorularına yer bırakmayan ve dış beklenti ve oyalamaları tarihsel olarak boşa çıkaran Kürdistan, önderi Barzani komutasında bugüne geldi. Büyük bir adım atıldı. Tarihi fırsat Kürd milletinin lehine büyük tehditlere rağmen değerlendirildi. Bu oluşan fiili durum Kürd milletini çok ileri seviyeye taşıdı, bazı diplomatik tavizler bile Kürdistan’ı güçlü kılmaya yetecektir. Bu diplomatik destek ise başta İsrail’den gelecektir. Bunun dışında hiç beklenmedik ülkelerden açık ve diplomatik destekler gelecektir.

 

Kürd milleti için meşru olan bu adım geleceği yavaş yavaş oluşturacak bir süreçtir. Dünyada genellikle trajedi ile haber olan Kürdistan, bu seçim tartışmları ile ekonomik, kültürel ve coğrafik olarak daha olumlu bir haber düzeyine çıkmış bulunmakadır. Bununda Kürdistan geleceğinde önemli bir yeri vardır.

 

Bundan sonra sırası ile dostlarla ve karşı oluşlarla bir durum ve ilişki oluşturarak devam etmeli ve geleceğe taşınmalıdır. Görülüyor ki çok güçlü pratiği olan tepki ve karşıtlar oluşmuyor. Başta Türkiye olmak üzere komşular anlaşıldığı üzere geçiştirici, daha çok kendi iç kamuoylarına yönelik açıklamalarda bulunuyorlar. Süreç hepsini aşacaktır. Bilindiği gibi bölgenin Kürdistan ile oldukça önemli siyasi ve ekonomik ilişkileri bulunmaktadır. Türkiye ikinci büyük ticaretini 10 milyar dolara yakın bir rakam ile Almanya’dan sonra Kürdistan ile yapmaktadır. Ayrıca istatistiklere göre 1500 Türk şirketi bölgede iş yapmakta, her tür iş ve ticari hacim yıl yıl artmaktadır.

 

Seçimler her tür engelleme, tehdit ve en önemlisi vaatlere rağmen yapılmıştır. Ortadoğu gibi karmaşık bir bölgede hiç sayılacak kadar, sorunsuz, güvenlik içinde büyük bir katılımla gerçekleşmiştir. Kürdistan bu seçim sürecinde bile bölgenin birkaç güvenli ve demokratik, istikrarlı katılımcı ülkesi olduğunu ispatlamıştır.

 

Milletimiz ve önderi, bu kararlı duruşu olduğu sürece dışımızdaki güçler ancak olanın yorumunu yaparlar, biz ise yolumuza devam ederiz. Kürd milleti tarihin en büyük acı ve yükünü taşıyarak bu güne geldi. Geleceğe yürüme başarısını da bu temelde gösterecek güç, tecrübe ve kararlılığa sahiptir.

 

Bir öneri: Tarihi olması ve Kürd milletinin daha da görünür olmasındaki anlamı nedeni ile ‘25 Eylül Dünya Kürd Günü’ ilan edilsin ve her yıldönümünde  kutlama ve etkinlikler yapılsın.

 

(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)

 

 

Yorumlar

 
azado | 26.9.2017
Allah israilin ayağına taş değdirmesin....
Umit | 26.9.2017
Israïlin bize verdigi destegi hic unutmayacagim Her zaman da saygi duyacagim.bu zor günümuzde bize destek oldunuz var olun sag olun
özgür Kürdistan | 26.9.2017
Dost düşman belli oldu..Mümin ile münafık,merhamet ile zulüm belli oldu.Kürt halkının Allah yukarda kimseye bir kötülüğü olmamıştır.Tüm milletler gibi kendi hakkını savunmuştur.Etrafını saran Zulüm çemberini paramparça etmiştir.Biji kürdistan,Biji Serok Barzani
Ahmed Kaymak | 26.9.2017
Öneri, bana göre olumlu.. ancak,"Kürd Günü" değil, "Kürdistan Günü" veya "Kurdistan Bağımsızlık Günü" olması daha kapsayıcıdır ve bu Kurdistanî felsefeyle daha anlamlı bir zemine oturmaktadır.
Amerikan | 26.9.2017
Sizlere İsrail'in yanısıra amerikamizinda desteği vardır.
Yeni bir yorum gönder
Misafir olarak yorum yap ya da kullanıcı adını gir
6615 İzlenme

Rûdaw'la Çalışmak İster misiniz?

Yaşadıklarınızı Rûdaw aracılığıyla dunya ile paylaşmak ister misiniz?

Söz Sende!

Diyarbakur | 17.10.2017 08:59:19
Aynen Usen. İçimden geçenleri yazmışsın
Metehan | 17.10.2017 09:15:39
Hey Allah'ım sen ne büyüksün Kürt demek sadece Kürt demek değilmiş.Pkk Kürdü,Barzani Kürdü,Talabani Kürdü,Goran Kürdü birde Malazgirt kardeşliği...
Kuzey’in sessizliği
| 5 saat önce | (3)
Serhad | 17.10.2017 08:42:19
Nerdesin ey şiwan hadi desene ey hézi heraketten kurd rabin ser diroka kedîm
Ateist | 17.10.2017 09:03:41
Kürtlerin tek kurtuluşu var o da İSLAM dininden çıkmak olacak. Dikkat ettiyseniz Kürtleri ezen , düşmanlık eden hep Müslümanlardır. Kahrolsun...
Ezidi peşmergelerle Heşdi Şabi anlaştı
| 4 saat önce | (12)
Bedırxan | 17.10.2017 08:23:28
Ez xelef im xelef im Hewar e mîr hewar e mîr Ez xelef im xelef im Êzdînşêr mîrê botan e... Tarih tekerrür ediyor, Yazık bunca emeğe, Bu kadar...
kuazar | 17.10.2017 08:56:48
peki şengal onu kim teslim etti
İşte Talabani ile Amiri arasında yapılan anlaşma
| 14 saat önce | (27)
mustafa | 17.10.2017 07:49:35
rojava ile guneyin arasını kesmeye çalışıyorlar turkıyenin isteği
Evdo | 17.10.2017 08:49:26
Yaaa bu kürtler ne zaman uyancak ne zaman birlik olcak simdi sengali alirlarsa yarinda erbili alirlar kurt diye birsey kalmaz
Heşdi Şabi Şengal'e girdi
| 6 saat önce | (14)

Rûdaw'da başka neler var?

Ezidi peşmergelerle Heşdi Şabi anlaştı 4 saat önce | (12)

Ezidi peşmergelerle Heşdi Şabi anlaştı

Açıklamada, Ezidi peşmergelerle ve Heşdi Şabi Tümünü gör
Heşdi Şabi Şengal'e girdi 6 saat önce | (14)

Heşdi Şabi Şengal'e girdi

Şengal’e giren Heşdi Şabi mensuplarının sayısının Tümünü gör
0,25 seconds