Oturum aç

Misafir hesabıyla yazı veya görsel ekleyin

E-mail adresin herkes tarafından görülmeyecektir
Hesap oluşturmanın faydaları/Yorumlarınızı kişiselleştirmek için üye olun

Misafir olarak yorum yap

E-mail adresin herkes tarafından görülmeyecektir
Hesap oluşturmanın faydaları/Yorumlarınızı kişiselleştirmek için üye olun

Giriş

Bu isimde bir üye bulunamadı Kaydol   Şifremi unuttum
Veya kullanarak bağlan
 

E-mail

 

كوردى | Kurdî | English | Türkçe | عربي
Rudaw

Görüş

Referanduma bilgece ve dikkatlice bakınız

Rûdaw Tarafından 23.9.2017
Robert Ford
Robert Ford

Erbil (Rûdaw) - ABD’nin eski Suriye ve Cezayir Büyükelçisi ve Washington Ortadoğu Enstitüsü araştırmacısı Robert Ford, Irak Anayasası’nda uygulanmayan ya da ihlal edilen maddelerine ilişkin bir makale yazdı.

 

Ford, Maliki’nin, anlaşma maddelerini ihlal ettiğine yer verdi.

 

Robert Ford, makalesinde şunlara yer verdi:

 

“Irak Anayasası’nın yazıldığı sırada, ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği Anayasa Ofisi Başkanlığı görevini yürütüyordum. O dönemde Irak Anayasası’nın hazırlanması için Iraklı yetkililer arasında uzun ve sıkı görüşmeler yapılıyordu.

 

Söz konusu görüşmelerde, adem-i merkezyetçilik, insan haklarına saygı, yasama, yürütme ve adalet kurumlarının işletilmesiyle ilgili konuları üzerinde duruluyordu.

 

Oturumlarda çoğu zaman, Mesud Barzani, Celal Talabani, Tarık Haşimi, Abdulaziz Hekim ve İbrahim Caferi gibi Iraklı söz sahibi siyasetçilerin önüne büyük sorunlar çıkıyor ve zorlu çekişmeler yaşanıyordu.

 

Amerikalı taraflar Barzani’ye yüklenerek, Irak Kürdistanı’nın federal Irak’ın bir parçası olduğunun kabul edilmesini istiyordu. Nitekim görüşmeler oldukça zorlu ve sert geçmişti. Barzani’nin yakınları ve halkı Irak’taki (Baas) Saddam Hüseyin yönetiminin büyük felaketlerine maruz kalmıştı.

 

Barzani 2005 yılında bize açık bir şekilde, “Yeni Irak Anayasası’nda Irak hükümetinin, anayasaya uyması halinde Irak devletinin bir parçası olacağız” dedi.

 

Barzani, o dönemde çok açık bir şekilde özellikle de 2005 yılındaki anlaşmaya şart koşmuştu. Geçen 12 yılda da Iraklılar, söz konusu anayasanın temel maddelerine uymayarak saygı göstermedi.

 

Çoğunluğu Şii İslami partilerin oluşturduğu Irak Parlamentosu, diğer bölge ve il meclisi temsiline ilişkin yasaları onaylamadı. (Irak Anayasası’nın 65’inci maddesinde belirtildiği üzere)

 

Bağdat’taki hükümet, Ulusal Yüksek Mahkemesi (92. madde) ve Ulusal İstihbarat Kurumu’nun yapılandırılması (84. madde) yasalarını da onaylamadı. Irak Anayasası’nın, üst düzey askeri komutanların atanmasını öngören 80. maddesi için parlamentonun onayı gerekiyordu.

 

Gerçekte ise, Irak Parlamentosu’nun onayına sunulmadan Başbakan söz konusu askeri yetkilileri atama kararı verebiliyordu.

 

Irak Anayasası (9. maddesi), silahlı milis güçlerinin oluşturulmasına izin vermiyor. Ancak Irak hükümeti, milis Şii grubu Heşdi Şabi’nin maaşını veriyor. Söz konusu milisler, siyasi duruşlarını da sergilemekten çekinmiyor. Kaldık ki bu, 9. maddenin çiğnenmesi anlamına gelen bir davranıştır.

 

Burada özellikle dikkat çekilen nokta, 2005 yılındaki görüşmelerde Kürtlerin askeri gücü olarak bilinen Peşmerge Güçleri’nin Irak Anyasası’nda tanınmasıdır. (5. madde)

 

Bağdat-Erbil arasındaki petol uyuşmazlığı hukuki ve siyasi sorundan daha derindir. Irak Anayasası’nın 112. maddesi, iki tarafın bu konuda rollerine değiniyor. Fakat şimdiye kadar yapılan görüşmelerde, tartışmalı bölgelerdeki petrol yönetimi konusunda anlaşmaya varılmış değil.

 

Bu durum, Kürt siyasi yetkililerinin 2005 yılındaki halini bana hatırlatıyor. Çünkü Caferi’nin başkanlığındaki Bağdat hükümeti ve Şiilerin çoğunluğundaki Irak Parlamentosu, daha önce üzerinde anlaşılan anayasaya saygı göstermedi.

 

Amerikan hükümeti, Irak Anayasası’na saygı gösterilmesi ve uyulması konusunda garanti vermişti. O dönemde örneğin; tartışılan bölgelerde sorunun çözülmesi ve Kerkük kenti konusunda Iraklı taraflara yardımcı olmaları gerektiği belirtilmişti. Bu da Irak Anayasası’nın 140. maddesi kapsamındadır, söz konusu maddede, 2007 yılına kadar tartışmalı bölgelerde referandumun yapılması gerektiğine yer veriliyor. Ancak bu referandum hiçbir zaman yapılmadı.

 

2009 yılında, krizden çıkış için Iraklılara yardım edebilmek adına ABD’liler açısından altın fırsat çıktı ortaya. Görüşmelerde uzman olan dönemin ABD Bağdat Büyükelçisi Cristopher Hill de oradaydı. Daha önce Bosna iç savaşının çözümünde de rol oynamıştı.

 

Tartışmalı bölgelere dağılan binlerce Amerikan askeri Sayın Hill’e, çabalarında yardımda bulunabilirdi ancak bu bir yana, Irak Anayasası’nın 112 ve 140. maddeleri konusunda bir şey yapmayan Amerika, 2017 yılında Kerkük Vilayeti ve petrol yatakları konusunda büyük bir siyasi krize yol açacak değişikliğe gitti.

 

2010 yılında Sayın ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Nuri Maliki’nin ikinci dönem başbakanlığı için Sayın Barzani’yi ikna etmeye gayret ediyordu. Washington, Irak Anayasası’na saygı gösterilmesi ile iktidarın Maliki, Araplar ve Sünniler arasında bölüşümünün garantisi için destekte bulunmaya yeşil ışık yaktı.

 

19 maddeden oluşan bu anlaşma, 140. madde sorununun çözümünü de içeriyordu. Bu, Irak Bakanlar Kurulu’ndan, anayasa çerçevesinde kararların nasıl çıkarılacağını da gösteriyordu. (Irak Anayasası’nın 58. maddesi halen uygulanmış değil)

 

Maliki de anlaşmanın başlıca maddelerini ihlal etti. İnsan hakları ve demokrasi ilkelerindeki ihlaller, terör örgütü IŞİD’in ortaya çıkıp yayılmasına yol açtı.

 

Ayrıca Amerika tarafı, 2012’den 2013 yılına kadar sessiz kalmayı tercih ederek, Maliki’ye ciddi ve gerçekçi bir baskı uygulamadı. Ta ki IŞİD örgütü 2014 baharında harekete geçene kadar.

 

Bir kez daha, 2014 yılında, Washington Bağdat ile Iraklı Kürt liderliği arasında, iktidar bölüşümü ve yeni Irak Başbakanı olan Haydar Abadi’nin seçilmesi için bir anlaşma sağlanması konusunda yardımda bulundu.

 

Bu anlaşmanın maddeleri de anayasanın halen uygulanmayan 58. maddesi gibi yine ihmal edildi.

 

Geçtiğimiz hafta Irak Temsilciler Meclisi, her ne kadar anayasa bu yetkiyi vermese de Şii çoğunluğun oylarıyla Kerkük Valisi’ni görevden almaya çalıştı.

 

20 Eylül’de Washinton, Kürt referandumunun yapılmasına sert şekilde karşı çıktı ve Sayın Barzani ile Kürt halkının, Amerika ve BM öncülüğünde, anayasal konular ile Kürtlerin taleplerinin çözüme kavuşturulması konusunda yeni siyasi sürece razı olmasını istedi.

 

Kürtler ilk kez bu gibi onayları duymuyor. Sayın Barzani son anda referandum kararından vazgeçer mi geçmez mi, bekleyip görelim.

 

Kürtlerin düşüncesinde, Erbil’in en büyük ticari ortağı ve Suriye’deki Kürt sınırı boyunca askeri güç yığan Türkiye’nin tavrı yer edinmiş durumda. Kürtler için Türkiye’nin tavrı, ABD’nin geçersiz onaylarından daha önemli.

 

Şunu bilmemizde fayda var: Referandumun gerçekleşip olumlu sonuç çıkması, Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin federal Irak’tan ayrılması anlamına gelmez.

 

Bu yüzden bütün bunlarla birlikte, Erbil ve Bağdat arasında gelecekle ilgili adımlar konusunda iletişim kanallarının sağlanması düşünülmeli.

 

Ayrıca Ankara ve Tahran’ın da konuyla ilgili görüşlerini gözden geçirip değerlendirmesi için zaman var.

 

Konuyu kendi açılarından önemli bulanlar için de daha çok düşünüp, tehditlerde bulunamamları önemlidir.

 

Yorumlar

 
Robîn | 23.9.2017
Bundan sonraki süreçte bizim için nereden gelirse gelsin. Bütün onaylar aynı değerdedir. Yani 0 (Sıfır) ... ta ki.. herkes gerçek evine (Örneğin; Mançurya..) dönene kadar. Belki daha sonraki süreçte yine onay almayız ama en azından ortak hareket edebiliriz.
Zemzem | 23.9.2017
Türk basını , haber ajansları, Türkiye c.başkanı, başbakanı, bakanlar ve bunların danışmanları okusunlar, Kürtlerin neden haklı olduklarını öğrensinler, işkembei kübradan açıklama beyanat yapmasınlar. Tamam kürt fobisi var ama kürtlerinde haklı talepleri var.
H.S.A | 23.9.2017
Çıkar Adına Dansöz Gibi Kıvıranlar Olmasaydı , Dünyamızda İnsanlar Korkusuzca Barış içinde Kardeşce Yaşardı.
Azadixwaz | 26.9.2017
Halk onay verdi bu saatten sonra geri çekilmek yok. Aksi halde halk nezdinde hiçbir itibarınız kalmaz. Bu yola başvururken bunu düşünmeliyidik.Bu yolun geri dönüşü yok.
6748 İzlenme

Rûdaw'la Çalışmak İster misiniz?

Yaşadıklarınızı Rûdaw aracılığıyla dunya ile paylaşmak ister misiniz?

Söz Sende!

Botan | 14.12.2017 08:05:38
ADEM..amed zaten kurdistanin baskenti.ve boyle kalacak
rastre | 14.12.2017 08:22:46
Ic Anadolu Kürt bölgesinin baskentini Haymana olarak ilan ediyorum.
İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan Filistin kararı
| Dün 04:22 | (3)
Welat | 13.12.2017 17:26:49
Kürtlerin önü almak için planlı operasyondur. İlerisi için düşünülmüş. Onlar diyor ki belki ilerde peşmerge organize olup saldırırsa boyle stratejik...
Heşdi Şabi operasyona hazırlanıyor
| Dün 02:48 | (1)
rastgo | 13.12.2017 09:55:24
Eger bir halk bagimsizligini kazanmamissa, yani devletini kurmamissa onun dini hizmeti de tam sayilmaz, eksik sayilir dolaysiyla kimse onu ciddiye...
mikaili | 13.12.2017 16:53:07
köle bir milletin ibadeti hürriyetine kavusana kadar ,düsmanla savasmaktir!
Kürtler Hac ve Umre’ye gidemiyor
| 12.12.2017 | (4)
Mamilo | 12.12.2017 16:01:24
Bilmeyen sanir ki TC Kurdlerin temsilini cok istiyor. Eger sorun cogunluksa niye G.Kurdistan`daki Referanduma karsi ciktiniz. Utanmadan iptalini...
botan | 13.12.2017 14:24:27
bunlara cevap vermeye bile deymez..biz isimize bakalim.
Çavuşoğlu: YPG Kürtlerin tek temsilcisi değil
| 12.12.2017 | (5)

Rûdaw'da başka neler var?

Tuzhurmatu'da operasyon endişesi 10 saat önce |

Tuzhurmatu'da operasyon endişesi

Heşdi Şabi’nin, dün gece Tuzhurmatu'dan Zınane Tümünü gör
İsrail: Taş devrine çeviririz! 12 saat önce |

İsrail: Taş devrine çeviririz!

Katz, İran'ın bölgede füze tesisi inşasında Tümünü gör
0,515 seconds