İSTANBUL- Altın piyasasında yön nereye doğru?

İstanbul (Rûdaw) - En güvenli yatırım aracı olarak görülen ve yıl boyu yükselişini sürdüren altın, İran’daki savaşla birlikte değer kaybetmeye başladı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarının ardından bir ayda yüzde 11 oranında değer kaybeden altın fiyatları, aşağı yönlü bir seyir izliyor.

Uzmanlara göre, altındaki bu belirsizlik 2026 yılının sonuna kadar devam edebilir.

Bu durum, birikimlerini altınla değerlendirmek isteyenler için yeni bir fırsat olarak görülüyor.

Dünyanın en büyük altın piyasalarından biri olan İstanbul'da, bir ay öncesine kadar halk kuyumculara akın ederken, şimdilerde piyasaya bir kararsızlık hakim. Vatandaşlar altınlarını satmak mı yoksa yeni yatırım yapmak mı gerektiği konusunda kararsızlık yaşıyor.

İran savaşının başlamasıyla birlikte, bir yıl içinde değerini yaklaşık yüzde 90 artıran "güvenli liman" altın, yerini endişeli bir bekleyişe bıraktı.

Dilmener: İnsanlar güvenli liman diye altına sarılıyor

Kuyumcu Murat Dilmener piyasadaki durumu şu sözlerle değerlendirdi:

“Son 20 senedir altın aşağı yukarı hep yükseliş trendinde. İnsanlar güvenli liman diye altına sarılıyor. Bir bakıma da haklılar. Ama ticarette azalma oluyor.

Altın yatırımı yapmak çok akıllıca bir iş çünkü büyüklerimiz de eskiden sadece altına güvenilirlerdi. Hiçbir zaman enflasyona karşı ezdirmez kendini.” 

Dünya genelinde yaklaşık 560 tonluk altın rezerviyle ilk 12 ülke arasında yer alan Türkiye, son iki hafta içinde yaklaşık 60 ton altın satışı gerçekleştirdi. Bu adımın amacının doların yükselişini ve enflasyonu baskılamak olduğu belirtiliyor. Ancak küresel belirsizliklerle birleşen bu durum, altının düşüşünü hızlandırırken yatırımcıların kafasını karıştırıyor.

Memiş: Yükseliş yönlü fiyat artışı bekliyoruz

Finans uzmanı İslam Memiş, birçok merkez bankasının altın bozdurduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

"2026 yılı tamamen bir manipülasyon yılı. Trump manipüle etmeye devam ediyor. Yükseliş yönlü fiyat artışı bekliyoruz. Kısa vadeli düşüşler kalıcı değil.

Sadece Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası değil, birçok Merkez Bankası altın satmak zorunda kaldı.

Altın zaten kötü gün dostu olarak, zor günlerde ihtiyaç olarak alınan bir rezerv para olduğu için; SWAP işlemlerinde, döviz ihtiyacı olduğu için kullanılan bir emtia ve zaman zaman satılır, zaman zaman yerine koyulur. Rezervler bazen düşer bazen yükselir ama şu anda bölgede sıkıntılı bir süreç olduğu için, haliyle ekonomi mücadele noktasında altın satışı yine devam edebilir diye düşünüyorum.”

Kuyumcu Sabahattin Şen de benzer bir noktaya parmak basarak, "Merkez Bankası petrol ithalatı için altın satıp dolara çevirdi. Bütün devletler benzer yöntemlere başvurur. Barış sağlanır ve Hürmüz Boğazı yeniden trafiğe açılırsa altın fiyatları inşallah tekrar yükselecektir" dedi.

Verilere göre altın, mart ayı itibarıyla 2008 yılından bu yana en kötü aylık performansını sergiledi.

Uzmanlar, merkez bankalarının piyasa üzerindeki baskıyı azaltmak için yaptıkları satışların, fiyatlardaki düşüşün temel nedeni olduğunu vurguluyor.