Dersim (Rûdaw) – Dersim'in Kirmancki (Zazaca) müziğinin genç isimlerinden Ozan Yağan, Kirmancki'nin yaşatılması için kurumların genç sanatçılara destek vermesi gerektiğini söyledi.
Köy boşaltmalarının ardından metropollere göç etmek zorunda kalan toplumun büyük bölümünün asimilasyona maruz kaldığını belirten Yağan, zamanla birçok kişinin Kirmancki'yi unuttuğunu ifade etti.
"1994'ten sonra ana dilimden uzaklaştım"
Rûdaw'a konuşan Yağan, çocukluğunda ana diliyle büyüdüğünü ancak göç sonrası dilinden uzaklaştığını belirterek şunları söyledi:
"1994 yılına kadar kendi ana dilimde konuşuyormuşum. Evde annemle de babamla da kendi dilimde iletişim kuruyormuşum. 1994 köy boşaltmalarından sonra ekonomik sebeplerden dolayı İstanbul'a gitmek zorunda kaldık. İlkokul, ortaokul ve lise yıllarımı İstanbul'da tamamladım. Oradaki sosyal ve kültürel ortamdan kaynaklı asimilasyona uğrayarak dilimi konuşamadım. Yaptığım müzikle de dilimi yaşatmak istiyorum. Müzik gerçekten bir dilin kaybolmaması için en önemli faktörlerden bir tanesi. Ben olduğum sürece de kendi ana dilimde müzikler yapacağım."
2019 yılında ilk albümü "So"yu çıkardığını belirten Yağan, "Bu albümde altı eseri kendi ana dilimde seslendirdim. Yeni projelerim var. Kendi ana dilimde üretmeye devam etmek istiyorum. Belki sesimi daha fazla insana ulaştırabilirim. Kurumların desteğini bekliyorum. Genç biri olarak kendi ana dilimde müzik yapıyorum. Bu müziğin sadece kendi hanem içinde kalmasını istemiyorum. İnsanların da dinlemesini istiyorum. Belki biz bir ışık oluruz, belki de bir gence ışık oluruz" dedi.
"12 yıldır Dersim'deki hiçbir festivalde sahne alamadım"
Kurumların genç müzisyenleri geri planda bıraktığını düşündüğünü ifade eden Yağan, bunun kendisini rahatsız ettiğini söyledi.
İlk single çalışmasının 2014 yılında "Nesilden Nesile Zazaca" albümünde yayımlandığını hatırlatan Yağan, "Yaklaşık 12 sene geçti ama ben 12 senedir Dersim coğrafyasında herhangi bir festivalde sahne alamıyorum. Eğer bu dilin yaşatılmasını istiyorsak gençlere ağırlık vermemiz gerekiyor ve gençleri bu dile yönlendirmemiz gerekiyor. Bunun en büyük sağlayıcılarından bir tanesinin de müzik olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
Kirmancki'nin yalnızca Dersim coğrafyasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Yağan, "Bu kültürü yaymamız gerekiyor, Kirmancki dilini yaymamız gerekiyor. Bunun için kurumlara çağrımdır; bana ve benim gibi genç arkadaşlara gerekli hassasiyet gösterilirse biz de bu dilin yaşatılması için elimizden gelen çabayı göstereceğiz" ifadelerini kullandı.



