Haber Merkezi - Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, yönetmen Bingöl Elmas’ın Kapadokya’daki doğa tahribatını konu alan "Şiirli Oda’nın İzinde" belgeseli için sağladığı 175 bin liralık yapım desteğini faiziyle geri istedi. Karara tepki gösteren Kürt Sinemacılar İnisiyatifi, bakanlığın "teknik yetersizlik" gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını, asıl nedenin filmin eleştirel içeriği olduğunu savundu.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile belgesel sinemacı Bingöl Elmas arasında "politik içerik" gerilimi yaşanıyor. Yönetmen Bingöl Elmas’ın Kapadokya’da yaşanan ekolojik tahribatı ve bu süreçteki idari sorumlulukları ele alan "Şiirli Oda’nın İzinde" adlı belgesel projesine verilen kamu desteği, bakanlık tarafından geri çekildi. Sinema Genel Müdürlüğü, daha önce yapım desteği verdiği belgeselin tamamlanmasının ardından, 175 bin TL’lik tutarın yasal faiziyle birlikte iadesini talep etti.
Bakanlıktan "teknik yetersizlik" gerekçesi
Bakanlığın geri ödeme talebi için gönderdiği resmi yazıda, belgeselin başvuru dosyasındaki kriterlere uygun olmadığı ve teknik açıdan yetersiz bulunduğu belirtildi. Ancak yönetmen Bingöl Elmas resmi gerekçenin aksine belgeselin içeriğinin "politik" bulunması ve bakanlığa yönelik eleştirilerin rahatsızlık yaratması nedeniyle paranın geri istendiğini savundu.
Kürt Sinemacılar İnisiyatifi: Siyasi bir cezalandırma mekanizması
Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yayımlayan Kürt Sinemacılar İnisiyatifi, kararı sert bir dille kınadı. Açıklamada, sinema desteklerinin bir sansür ve cezalandırma aracına dönüştürüldüğü vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
"Belgesel sinema; hakikatin peşinden gitmenin, toplumsal gerçekliği görünür kılmanın ve iktidar politikalarını eleştirebilmenin en güçlü alanlarından biridir. Bir filmin eleştirel ya da 'politik' bulunması, kamu desteğinin geri alınmasının gerekçesi olamaz. Kamu kaynaklarıyla oluşturulan destek mekanizmalarının görevi, sinemacıların neyi anlatacağına karar vermek değil, bağımsız anlatıların var olabileceği çoğulcu bir alanı güvence altına almaktır."
“Sistemli baskının devamı"
İnisiyatif, Bingöl Elmas’a yönelik bu uygulamanın münferit olmadığını; daha önce Özkan Küçük, Kazım Öz, Veysî Altay ve Çayan Demirel gibi isimlerin maruz kaldığı engellemelerin bir devamı olduğunu iddia etti. Açıklamada, ekoloji, insan hakları ve toplumsal hafıza gibi konularda eleştirel film üreten yönetmenlerin sistemli bir şekilde hedef alındığı savunuldu.
Açıklamanın sonunda, tüm sinema sektörü bileşenlerine dayanışma çağrısında bulunuldu. Sinema Genel Müdürlüğü’nün asli görevine dönmesi için sektörel bir baskı oluşturulması gerektiği belirtilirken, belgesel sinemanın üzerindeki sansür ve otosansür baskısına karşı geri adım atılmayacağı ifade edildi.



