Diyarbakır (Rûdaw) - Kürt kültür ve sanatının kalbi olan Dengbêjler Evi, bugünlerde gençlerin sesi ve nefesiyle yeniden hayat buluyor.
Bu mirasın kaybolmaması için genç ve güzel sesli iki dengbêj, Serkanê Misircê ve Fesîhê Pasûrê, haftanın altı günü divan sahnesinde oturuyor.
Söyledikleri kilamlarla turistlerin ve Diyarbakır halkının gönlünü şenlendiriyorlar.
Dengbêjlik geleneğinin iki temsilcisi, bu kültürün köklerinin daha da güçlenmesi ve mirasın geleceğe taşınması için genç dengbêjlerin desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Gençlerin emeklerini gösterebilmeleri için onlara sahip çıkılması çağrısında bulunuyorlar.
Yüzyılların mirasını koruma kaygısı
Dengbêj Serkanê Misircê ve Dengbêj Fesîhê Pasûrê, Diyarbakır Dengbêjler Evi'ndeki 24 dengbêj arasında en genç iki isim.
Yüzyıllardır süregelen mirası koruma kaygısı taşıyan iki dengbêj, sesleri ve nağmeleriyle bu geleneği yaşatmak için emek veriyor.
Turistlerin ve kent sakinlerinin oluşturduğu kalabalık bir topluluk, bir araya gelerek Kürtlerin acı ve kederle dolu kilamlarını dinliyor. Sesleri sonbaharın göğünde yankılanıyor.
“Dünyayı bırakıp ahirete yöneldim”
Dengbêj Serkanê Misircê, dengbêjliğe nasıl başladığını şöyle anlattı:
“Çocukluğumdan beri dengbêjliğe tutkunum. Hayvanların yanında büyüdüm. Dengbêjliği çok seviyorum ama eskiden kilam söylemeyi bilmiyordum. Bir keresinde ailemden birinin söylediği şarkıyı beğendim. O zamandan sonra her şeyi bırakıp dengbêjliğe yöneldim. Şêxka Delal kilamında söylendiği gibi, ‘Dünyayı bırakıp ahirete yöneldim.’ Vallahi ben de dengbêjliğe yöneldim ve diğer her şeyi bıraktım. Bütün işlerimi ve uğraşlarımı terk ettim. Dengbêjlik dışında hiçbir şey yapmıyorum.”
“Babam, ‘utanma’ dedi”
Dengbêj Fesîhê Pasûrê de kendi hikâyesini anlatarak şunları söyledi:
“İlk kilamları babamdan öğrendim. Sanırım bu kan bende de vardı ama kilam söylemeye utanıyordum. Babam bana, ‘Utanma. Ne benim yanımda ne de başkasının yanında utan’ dedi. Sesimin güzel olduğunu söyledi. Benden de yaşanan olayları kilamlaştırmamı istedi. Böylece insanlar, geçmişin dengbêjleri gibi Fesîh'in de kilamlar yaptığını söylesinler istedi. Babam, bu şekilde kültürün ilerleyeceğini söyledi.”
Genç dengbêjlere ihtiyaç var
Serkan ve Fesîh, Kürt kültürünün en eski geleneklerinden biri olan dengbêjliğin kaybolmaması ve yeni yüzyıllara ulaşması için yeni kuşak dengbêjlerin desteklenmesinin önemine dikkat çekiyor.
Dengbêj Serkanê Misircê, bu konuda şunları söyledi:
“Şu an aramızda olan dengbêjlerimize Allah sağlık versin. Onlar göçüp gittiklerinde bizim yeni dengbêjlere ihtiyacımız olacak. Eğer olmazsa bu kültür ölür. Bu nedenle genç dengbêjlerin yetişmesi gerekiyor.”
Dengbêj Fesîhê Pasûrê ise şöyle konuştu:
“Biz nasıl Reso, Şakiro ve Sidiqê Şêxweliyê gibi dengbêjlerden kilamlar öğrendiysek ve onlardan dengbêjliği öğrendiysek, genç dengbêjler de bizden öğrensin. Böylece kültürümüz kaybolmayacak.”
Diyarbakır Dengbêjler Evi, 2007 yılında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin dönemin eş başkanı Osman Baydemir tarafından açılmıştı.
Haftanın altı günü açık olan ev, her yıl yüz binlerce dengbêjlik meraklısını ağırlıyor.
.jpeg&w=3840&q=75)
.jpg&w=3840&q=75)
.jpg&w=3840&q=75)