Erbil (Rûdaw) – Büyük Kürt yazar ve şair Cegerxwîn’in ölümünün üzerinden 42 yıl geçti.
Seydayê Cegerxwîn, 22 Kasım 1984’te İsveç’in başkenti Stockholm’de hayatını kaybetti.
Ünlü şair, Rojava’nın Kamışlo kentinde, evinin avlusuna defnedildi.
Cegerxwîn, yaşamını edebiyat ve siyasetle iç içe geçirdi. Şiir, sözlük ve öykülerden oluşan çok sayıda değerli eser bıraktı.
Cegerxwîn, aralıksız çalışmaları ve değerli eserleriyle özgürlük ve kurtuluş mücadelesinin taşıyıcılarından biri oldu.
Seydayê Cegerxwîn, eserleriyle Kürt edebiyatını zenginleştirdi. Aralarında “Kî Me Ez” ve “Sewra Azadî” gibi eserlerin de bulunduğu sekiz eşsiz şiir divanı bıraktı.
Kendi yaşamı ve Kürdistan tarihi üzerine de yazan Cegerxwîn, halkının destanlarını ve kahramanlarını anlattı.
Sade bir dil, büyük bir dava
Cegerxwîn’in sili sade ve anlaşılırdı. Şairin temel davası; ülkesinin özgürlüğü, halkının ilerlemesi, Kürt kadınının özgürleşmesi ve Kürt halkının farklı sınıfları arasındaki adaletsizliğin sona ermesiydi.
Seydayê Cegerxwîn’in sürgünde hayatını kaybetmesi, başta Rojava olmak üzere Kürt aydın ve şairler üzerinde büyük etki yarattı.
Cegerxwîn kimdir?
Cegerxwîn, 1903 yılında Batman iline bağlı Gercüş ilçesindeki Hesar köyünde dünyaya geldi. Batman, 1990 yılında il statüsü kazanmadan önce Mardin’e bağlıydı. Asıl adı Şeyhmus olan şair, Cegerxwîn mahlasını kullandı.
Cegerxwîn, bir şiirinde doğumunu şu dizelerle anlatıyor:
“Sala hezar û nehsed û sê ez hatim dinyayê
Bi navê Siltan Şêxmûs ez çêbûme ji dayê
Heta bûm sêzde salî li gundê me’y Hesarê
Jîna xwe min diborand, paşê ji wê me da rê”
(“Bin dokuz yüz üç yılında dünyaya geldim
Annem beni Sultan Şeyhmus adıyla doğurdu
On üç yaşıma kadar köyümüz Hesar’da
Yaşamımı sürdürdüm, sonra oradan yola çıktık.”)
Birinci Dünya Savaşı’nın 1914’te başlamasının ardından ailesiyle birlikte sınırın güneyine geçerek Amude’ye yerleşti.
1920’de ülkeye döndü ve Diyarbakır’da medrese eğitimine başladı. 1925’teki Şeyh Said İsyanı’nın ardından Kürdistan Bölgesi’nin Revanduz kentine geçti. Daha sonra Bağdat’a gitti.
Bağdat’tan Rojava’ya geçen Cegerxwîn, Amude’ye yerleşti. Burada dinî eğitim aldı ve 1928’de Kürtçe şiir yazmaya başladı.
Celadet Ali Bedirxan, Osman Sebrî, Qedrîcan ve Nureddin Zaza gibi tanınmış Kürt isimlerle edebî ve siyasi çalışmalar yürüttü.
Celadet Ali Bedirxan ve arkadaşlarının çıkardığı Hawar dergisinde Cegerxwîn mahlasıyla şiirleri yayımlandı.
1927’de dayısının kızıyla evlendi. 1928’de ise kendi yaşamını da anlattığı ilk divanını yazdı.
Xoybûn örgütünün kuruluşunda aktif rol aldı ve Ağrı İsyanı’nı destekledi.
1938’de Amude’de Qedrîcan, Osman Sebrî, Dr. Ahmed Nafîz, Celadet Ali Bedirxan ve sürgündeki bazı Kürt aydınlarıyla birlikte Kürt Gençlik Cemiyeti’ni kurdu.
1946’da Kamışlo’ya giderek siyasi faaliyetlerine başladı. Aynı yıl arkadaşlarıyla birlikte Özgürlük ve Kürt Birliği Cemiyeti’ni kurdu. Dr. Ahmed Nafîz başkan, Cegerxwîn ise sekreter oldu.
1946’dan 1973’e kadar yaşamını Rojava, Kürdistan Bölgesi ve Lübnan arasında sürdürdü.
1948’de Suriye Komünist Partisi’ne katıldı. Daha sonra bu partiden ayrılarak Suriye Kürdistan Demokrat Partisi üyesi oldu.
1959’da Bağdat’a gitti ve Bağdat Üniversitesi’nde Kürtçe öğretmeni olarak çalışmaya başladı. 1962’de Rojava’ya döndü.
1962 ve 1963 yıllarında iki kez tutuklandı. Bir süre Şam Cezaevi’nde kaldıktan sonra Suriye’nin Süveyda kentine sürgün edildi. Kısa bir süre sonra Kamışlo’ya geri döndü.
1969’da Kürdistan Bölgesi’ne geçerek bir yıl boyunca Kürt devrimi içinde yer aldı.
1973’te zorunlu olarak Rojava’dan ayrılıp Lübnan’a gitti. 1976’da yeniden Rojava’a döndü.
Siyasi faaliyetleri nedeniyle Suriye yönetimi tarafından birçok kez tutuklandı.
Suriye hükümetinin artan baskıları nedeniyle 1979’da İsveç’e göç etmek zorunda kaldı ve buraya yerleşti.
Seydayê Cegerxwîn, 22 Kasım 1984’te İsveç’in başkenti Stockholm’de hayatını kaybetti. Daha sonra Kamışlo’da toprağa verildi.
İki oğlu ve dört kızı olan Cegerxwîn, geride sekiz şiir divanı ile Kürtlerin tarihi ve söz varlığı üzerine 11 kitap bıraktı.
Yayımlanmamış birçok kitabı da bulunan şair, eserlerinde sık sık Kürtlerin birliğini ve Kürdistan’ın özgürlüğünü savundu.
Cegerxwîn’un çok sayıda şiiri şarkı olarak seslendirildi. En tanınmış eserlerinden “Kî Me Ez”, sanatçı Şivan Perwer tarafından “Kî Ne Em” adıyla şarkılaştırıldı.
Cegerxwîn’nin eserleri
Şiir divanları
- Birinci divan: Agir û Pirûsk (Ateş ve Kıvılcım), 1945, Şam
- İkinci divan: Sewra Azadî (Özgürlük Devrimi), 1954, Şam
- Üçüncü divan: Kî Me Ez? (Ben Kimim?), 1973, Beyrut
- Dördüncü divan: Ronak (Aydınlık), 1980, Roja Nû Yayınları, Stockholm
- Beşinci divan: Zend-Avista, 1981, Roja Nû Yayınları, Stockholm
- Altıncı divan: Şefaq (Şafak), 1982, Roja Nû Yayınları, Stockholm
- Yedinci divan: Hêvî (Umut), 1993, Roja Nû Yayınları, Stockholm
- Sekizinci divan: Aşitî (Barış), 1985, Kürdistan Yayınevi, Stockholm
Diğer eserleri arasında Salar û Mîdya ve Şerefnameya Menzûr da bulunuyor.
Dil üzerine eserleri
- Destûra Zimanê Kurdî (Kürt Dili Grameri), 1961, Bağdat
- Ferheng, Birinci Bölüm, 1962, Bağdat
- Ferheng, İkinci Bölüm, 1962, Bağdat
Tarih üzerine eserleri
- Tarîxa Kurdistan (Kürdistan Tarihi), Cilt 1, 1985, Roja Nû Yayınları, Stockholm
- Tarîxa Kurdistan, Cilt 2, 1987, Roja Nû Yayınları, Stockholm
- Tarîxa Kurdistan, Cilt 3, 1999, Roja Nû Yayınları, Stockholm
- Jînenîgariya Min (Otobiyografim), 1995, Apec Yayınevi, Stockholm
Cegerxwîn, bu eserlerinin yanı sıra çeşitli öykü ve araştırma kitapları da kaleme aldı.

.jpeg&w=3840&q=75)