Diyarbakır (Rûdaw) – Diyarbakır, Mardin ve Urfa sınırları arasında yer alan Karacadağ’da biber hasadı ve kurutma mesaisi devam ediyor. Bölgedeki çiftçiler tarlalarda üretim yaparken, çok sayıda mevsimlik işçi de geçimini sağlamak için günlerce biber kurutma işinde çalışıyor.
Karacadağ’da yetiştirilen kırmızı biberler kurutulduktan sonra İzmir, Manisa ve Turgutlu’daki fabrikalara gönderiliyor. Burada işlenen biberler, “kırmızı altın” olarak nitelendirilerek Avrupa, Rusya ve ABD’ye ihraç ediliyor.
Kurutulmuş biber özellikle hamburger ve pizza restoranlarında sos yapımında kullanılıyor.
Son yıllarda biber üretiminin artması, Diyarbakır, Mardin ve Urfa’daki çiftçiler için önemli bir gelir kaynağı haline geldi.
8 liradan 180 liraya
Çiftçi Ramazan Çelik, tarladan düşük fiyata alınan biberin kurutulduktan sonra çok daha yüksek fiyatlara satıldığını söyledi.
Çelik, fiyat farkını şöyle anlattı:
“Bir kilo biberi 8 liraya satıyoruz. Tüccarlar alıyor, kurutuyor ve daha sonra 140, 160 hatta 180 liraya satıyor. Biberleri kurutup Avrupa’ya ve Rusya’ya gönderiyorlar.”
14 kilo biberden 1 kilo kurutulmuş biber
Karacadağ’da biber kurutma tesisi işleten Delil Çakmak ise kurutma sürecini anlattı.
Çiftçilerden aldıkları biberleri kestiklerini, tuzladıktan sonra güneşte kuruttuklarını belirten Çakmak, şöyle konuştu:
“Biz Karacadağlıyız. Burada çiftçiler için kurutma tesisi açtık. Bir kilo biberi onlardan 8 liraya alıyoruz. Buraya getiriyor, kesiyor, tuzluyor ve güneşte kurutuyoruz.”
Kurutma sırasında ürünün önemli ölçüde ağırlık kaybettiğini belirten Çakmak, 14 kilo taze biberden yaklaşık 1 kilo kurutulmuş biber çıktığını söyledi.
“Bir kilo kurutulmuş biber elde etmek için akşama kadar çalışıyoruz. Bir kilo kurutulmuş biberi 140 liraya satıyoruz.”
Mevsimlik işçilerin geçim mücadelesi
Biber üretimi çiftçiler kadar mevsimlik işçiler için de önemli bir gelir kapısı.
Farklı bölgelerden Karacadağ’a gelen işçiler, yaz aylarında biber kurutma işinde çalışarak ailelerinin geçimini sağlamaya çalışıyor.
Mevsimlik işçi Türkan Sümera, elde ettikleri gelirin yeterli olmadığını ancak çalışmak zorunda olduklarını belirtti:
“Çalışmaktan memnun olduğumuzu söyleyemeyiz. Zor şartlarda geçimimizi sağlıyoruz.”
Ahmet Bozkuş ise yılın yaklaşık altı ayını mevsimlik işlerde geçirdiğini söyledi.
“Yılda altı ay çalışıyorum. Gülbeşeker toplamak için Erzincan’a gidiyorum. O iş bitince buraya gelip biber işinde çalışıyoruz. Daha sonra yine gülbeşeker toplamaya gidiyorum. Çalışmak zorundayız. Yılda altı ay böyle çalışıyoruz.”
“Çocuklarımın geçimi için Diyarbakır’a geldim”
Urfa’nın Siverek ilçesinden gelen Selam Ayten de ailesinin geçimini sağlamak için Diyarbakır’da çalıştığını söyledi.
“Siverekliyim. Çocuklarımın ve ailemin geçimini sağlamak için Diyarbakır’a geldim. Burada biber doğruyorum.”
“Zor şartlar altında çalışıyoruz”
Mevsimlik işçi Yasemin Koyuncu ise bu işin ailelerinin temel gelir kaynaklarından biri haline geldiğini, ancak çalışma koşullarının oldukça ağır olduğunu ifade etti.
Koyuncu, şöyle konuştu:
“Bu işi yapmak zorundayız. Düzenli bir gelirimiz yok. Burada bir geleceğimiz yok.”
Oğlu ve ailesiyle birlikte çalıştığını belirten Koyuncu, yaz sıcağında yaşadıkları zorlukları şu sözlerle anlattı:
“Oğlum evli. O, eşi ve üç çocuğuyla, ben de beş çocuğumla burada çalışıyoruz. Burada perişanlık ve zorluk var. Yaz sıcağında burada çok büyük sıkıntılar çekiyoruz.”



