Romanya’nın Bağdat Büyükelçisi Radu Octavian Dobre, Irak hükümetinin silahların kontrol altına alınmasına yönelik politikasını desteklediklerini belirterek, silahların yalnızca devletin kontrolünde olması gerektiğini vurguladı.
Rûdaw’a özel açıklamalarda bulunan Romanya Büyükelçisi Radu Octavian Dobre, “Başbakanın Ali Zeydi politikasının doğru olduğunu düşünüyorum. Devletin silahları kontrol altına alması gerektiğine inanıyorum. Silahlar devletin kontrolünde olmalı. Bu; bir ülkenin, bir hükümetin kendi topraklarını kontrol etmesi, sadece ülke için değil vatandaşlar için de güvenliği sağlaması ve aynı zamanda gelecekteki ekonomik kalkınma için bir ön şarttır” ifadelerini kullandı.
IŞİD’e Karşı Uluslararası Koalisyon’un Irak’taki görevinin sona ermesinin ardından Kürdistan Bölgesi’nin güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Büyükelçi Dobre, Avrupa ülkeleri ve NATO’nun rolüne dikkat çekerek şunları söyledi:
“Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyesi tüm ülkelerin gelip genel olarak Irak’ın, özel olarak da Kürdistan Bölgesi’nin güvenliğine katkıda bulunması gerektiğinden eminim. Ancak bu, her iki hükümetin; yani merkezi hükümet ile Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin inisiyatifine bağlıdır.”
Romanya’nın Peşmerge güçlerine yönelik desteğinin devam edip etmeyeceği sorusuna ise Dobre, şu an için Peşmerge ile yalnızca diyalog sürecinin devam ettiğini belirterek, “Şu an için onlarla iletişim halindeyiz ancak bu sadece bir görüşme süreci. Tekrar ifade etmek gerekirse, neye ihtiyaç duyulduğunu ve onlara nasıl destek olabileceğimizi görmemiz gerekiyor” yanıtını verdi.
Irak ile güvenlik ve savunma alanında işbirliği için çeşitli anlaşmalar hazırladıklarına işaret eden Romanya Büyükelçisi, bunların imzalanması için hükümetin kararını beklediklerini kaydetti.
Romanya’nın Bağdat Büyükelçisi Radu Octavian Dobre, Rûdaw’ın sorularına yanıt verdi:
Rûdaw: Sayın Radu Octavian Dobre, Romanya’nın Irak Büyükelçisi, bizimle olduğunuz için çok teşekkürler. Rûdaw’a hoş geldiniz.
Radu Octavian Dobre: Benim için bir memnuniyet, misafirperverliğiniz için teşekkür ederim.
Rûdaw: Teşekkürler. Her şeyden önce, ülkeniz ile Irak ve özellikle Kürdistan Bölgesi arasındaki ilişkilerin mevcut durumunu nasıl değerlendirdiğinizi sormak istiyorum?
Radu Octavian Dobre: İlişkilerimiz iyi. İkili ilişkilerimiz, yönetim ne olursa olsun her zaman iyiydi. Biliyorsunuz, Romanya son 50-60 yılda Irak tarihinin tüm aşamalarında varlık gösterdi. Irak ile ekonomik işbirliği açısından, hatta siyasi işbirliği ve insani ilişkiler bakımından da özel bir ilişkinin keyfini çıkarıyoruz.
Rûdaw: Romanya, Irak ve Kürdistan Bölgesi’nde IŞİD’e karşı mücadele eden Koalisyon güçlerinin önemli bir parçasıydı. ABD güçlerinin ve beraberinde Koalisyon güçlerinin Irak’tan çekilmesinin ardından, Irak ve Kürdistan Bölgesi’ne yönelik güvenlik taahhütleri açısından odaklandığınız rol nedir?
Radu Octavian Dobre: Üzerinde konuşabileceğimiz birkaç alan var. Çünkü aslında Uluslararası Koalisyon’un IŞİD’le mücadele konusunda çok net bir görevi vardı. Romanya hem tek taraflı olarak hem de Irak’taki NATO veya Avrupa Birliği misyonu gibi çeşitli görevler çerçevesinde güvenlik sektörü reformuna ilişkin görüşmelerin bir parçasıydı. Şüphesiz Koalisyon’un Irak’taki görevini tamamladığı bu dönem çok önemli bir an. Hükümet de savunma ve güvenlik alanında ikili işbirlikleri kurmaya çalışıyor. Romanya, özellikle farklı bakanlıklardan uzmanların katkısıyla, sadece savunma alanında değil içişleri alanında da bu işbirliğine yasal bir zemin oluşturmak amacıyla birçok anlaşma ve mutabakat zaptı hazırladı. Hükümetlerin bir strateji belirlemesini ve bu anlaşmaları imzalamak üzere karar almasını bekliyoruz.
Rûdaw: Bildiğiniz üzere Kürdistan Bölgesi, özellikle bölgedeki son savaş sırasında insansız hava araçları (İHA) ve füze saldırılarına maruz kaldı. Siz NATO ve Avrupa Birliği üyesisiniz. Avrupa ülkelerinin bundan sonra Kürdistan Bölgesi’nin sınırlarını ve güvenliğini korumasına yardımcı olmak adına farklı bir strateji izlemesi gerektiğini düşünüyor musunuz?
Radu Octavian Dobre: Avrupa Birliği ve NATO üyesi tüm ülkelerin gelip genel olarak Irak’ın, özel olarak da Kürdistan Bölgesi’nin güvenliğine katkıda bulunması gerektiğinden eminim. Ancak biliyorsunuz bu, her iki hükümetin; yani merkezi hükümet ile Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin inisiyatifine bağlıdır. Biz yardım etmek için buradayız. Kimseye ne yapacağını söylemek ya da hükümetin iradesine aykırı bir şey yapmak için burada değiliz. Her şeyden önce sizin hükümetinizin politikası gelir, ardından biz ihtiyaçları karşılamaya çalışırız.
Rûdaw: Elbette, ancak siz uzun bir süredir Kürdistan Bölgesi ve Irak’ta bulunuyorsunuz...
Radu Octavian Dobre: Uzun bir süredir.
Rûdaw: Evet, uzun bir süre. Dolayısıyla duruma ilişkin bir fikriniz veya danışmanlık düzeyinde bir öngörünüz vardır. Bir Avrupa ülkesi, bir AB ve NATO üyesi olarak, bu bölgenin dış tehditlerden korunmak için şu anda neye ihtiyacı olduğunu düşünüyorsunuz?
Radu Octavian Dobre: Bence ilk şart, İran, Körfez ve diğer ülkeler arasındaki çatışmanın sona ermesidir. Çünkü açıkçası bu durum ekonomik kalkınmanın önünde bir engel teşkil ediyor ve Irak da petrol üretiminin büyük bir kısmını ihraç edemediği çok özel bir durumda bulunuyor. Dolayısıyla birinci unsur budur. Sonraki unsur ise işbirliği, ikili ilişkiler, ticaret ve yatırımdır. Biz çalışmak için buradayız. Yani sadece uygun zamanı bekliyoruz.
Rûdaw: İş ve ekonomi konusuna değineceğiz, şüphesiz bu çok önemli. Ancak ondan önce, yakın zamanda yaptığınız görüşmelerde Iraklı yetkililerle bir araya geldiniz. Silahlı grupların kontrol altına alınması ve silahsızlandırılması meselesi şüphesiz toplantılarınızda gündeme gelmiştir. Irak hükümetinin belirlenen süreye kadar bu meseleyi kontrol altına alma kapasitesine sahip olduğunu düşünüyor musunuz? Zira geçen ay, belirlenen süre gelecek yıla ertelendi. Bu konudaki görüşünüz nedir?
Radu Octavian Dobre: Her şeyden önce, yıllarca süren uluslararası işbirliğinin ardından Irak güvenlik ve savunma güçlerinin ülkenin güvenliğiyle ilgili her türlü sorunla başa çıkabilecek kapasitede olduğuna gerçekten inanıyorum. Şu anda hükümet ile farklı silahlı taraflar arasındaki bu müzakerelerin çok derininde değiliz. Bazılarının konuya olumlu yaklaştığını biliyoruz. Sadece silahlı grupların değil, vatandaşların da ülkede silah sahibi olarak kayıt yaptırmak için acele ettiğini gördük. Elbette bu artık siyasi, toplumsal ve güvenlik boyutları olan bir süreç. Bu öyle bir süreç ki...
Rûdaw: Çok boyutlu.
Radu Octavian Dobre: Evet, çok boyutlu. Bu nedenle üzerinde etkili olan pek çok faktör var. Ancak nihayetinde ne istediklerine karar vermenin Irak vatandaşlarının iradesine bağlı olduğunu düşünüyorum.
Rûdaw: Irak hükümetini bu grupları silahsızlandırma konusunda teşvik ediyor musunuz?
Radu Octavian Dobre: Başbakanın politikasının doğru olduğunu düşünüyorum. Devletin silahları kontrol altına alması gerektiğine, silahların devletin kontrolünde olması gerektiğine inanıyorum. Bu; bir ülkenin, bir hükümetin kendi topraklarını kontrol etmesi, sadece ülke için değil vatandaşlar için de güvenliği sağlaması ve aynı zamanda gelecekteki ekonomik kalkınma için bir ön şarttır.
Rûdaw: Ekonomi konusuna geçmeden önce; Kürdistan Bölgesi Peşmerge güçlerinin desteklenmesi sürecinde de yer aldınız. Koalisyon’un Irak’taki görev değişiminin ardından Peşmerge’ye yönelik ne tür bir taahhüdünüz devam ediyor?
Radu Octavian Dobre: Şu an için açıkçası onlarla iletişim halindeyiz ancak bu sadece bir görüşme süreci. Tekrar ifade etmek gerekirse, neye ihtiyaç duyulduğunu ve onlara nasıl destek olabileceğimizi görmemiz gerekiyor.
Rûdaw: Ülkenizdeki iş dünyası ve şirketler; tarım, enerji, bankacılık ve diğer yatırım alanları gibi Kürdistan’daki birçok sektöre ilgi gösterdi. Şimdiye kadar belirli bir proje üzerinde somut bir anlaşma sağlandı mı?
Radu Octavian Dobre: Gayrimenkul ve enerji sektörlerinde yürütülen birkaç küçük proje var ancak Romen şirketler buraya gelmeye çok istekli, çünkü işbirliği konusunda bir gelenek mevcut. Irak’tan ve özellikle Kürdistan Bölgesi’nden ne kadar çok insanın Romanya’yı ziyaret ettiğini görseniz şaşırırsınız. Bazıları Romanya’da eğitim gördü, bu yüzden Romence konuşuyorlar. Romanya’da ticari merkezleri var. Aslında Romanya’da bir enerji santralinde Kürdistan Bölgesi’nden gelen stratejik öneme sahip bir yatırımımız da bulunuyor. Sadece güvenliği değil, bazı ekonomik reformları da içeren iş ortamı ilerledikçe bu şirketler daha büyük çapta geleceklerdir.
Rûdaw: Yani endişeniz güvenlik mi?
Radu Octavian Dobre: Hayır, birkaç husus var. İş ortamı dediğimiz şey her şeyi kapsıyor. Güvenlikten başlayıp, diyelim ki bankacılık reformuna kadar uzanıyor. Romanya’da bu konuda bir tecrübemiz var; çünkü 90’lı yıllarda tamamen devlet kontrolündeki bir ekonomiden piyasa ekonomisine geçişte aynı süreci yaşadık.
Rûdaw: Ancak Kürdistan Bölgesi’ndeki bazı koşullar Irak’ın diğer bölgelerinden farklı.
Radu Octavian Dobre: Evet, bu doğru.
Rûdaw: Romanya iş dünyasını ve şirketlerini Kürdistan Bölgesi’nde yatırım yapmaya nasıl teşvik ediyorsunuz? Kürdistan’da bu yatırımlar için potansiyeli tam olarak nerede görüyorsunuz?
Radu Octavian Dobre: Şöyle söyleyebilirim; örneğin inşaat sektöründe Irak’ta ofis açmak isteyen şirketlerimiz var, neden Kürdistan’da da ofis açmasınlar? Diyelim ki tarım aletleri üreten ve burada bir fabrika açmak isteyen bir işletmemiz var. Yani fırsatlar var, ilgilenenler var. Sadece buradaki durumun nasıl olduğunu, ihtiyaçların neler olduğunu ve Bölge’nin bu yatırımcıları burada bulunmaya teşvik etmek için neler yaptığını biraz daha iyi bilmemiz gerekiyor.
Rûdaw: Peki genel olarak Irak ve Kürdistan Bölgesi’ndeki petrol ve gaz sektörü hakkında ne söylersiniz? Sanırım bu sektöre de ilgi gösterdiniz.
Radu Octavian Dobre: Romanya petrol ve gaz sektöründe çok büyük bir tecrübeye sahip. Belki az sayıda insan biliyordur; Avrupa Birliği içinde sanırım ikinci veya üçüncü en büyük petrol üreticisiyiz. Yani AB içinde kendi petrolümüzü çıkarıyoruz. Petrol çıkarma ve üretim endüstrisinde 100 yılı aşkın bir tecrübemiz var. Romanya’da bildiğim kadarıyla tarihsel olarak Irak petrolü için, Irak petrolünün teknik özelliklerine göre inşa edilmiş en az üç rafineri bulunuyor. Dolayısıyla...
Rûdaw: Ekonomik açıdan herhangi bir proje için somut bir anlaşma var mı?
Radu Octavian Dobre: Petrol sektöründe Romen şirketleri büyük firmalar için alt yüklenici olarak çalışıyor ve şu anda piyasada petrol endüstrisine yönelik pek çok Romen ürünü bulunuyor.
Rûdaw: Bir Avrupa Birliği üyesi olarak, AB ile özellikle Kürdistan Bölgesi arasında daha güçlü bir ortaklığı destekliyor veya teşvik ediyor musunuz?
Radu Octavian Dobre: Kesinlikle. Bence bunun için geçerli nedenler de var; çünkü Irak ve Kürdistan Bölgesi çok genç bir nüfusla, herkesin ticareti geliştirmesi ve iş gücünü harekete geçirmesi için mevcut alanlarla muazzam bir potansiyele sahip. Eğitim alanlarında da yatırımlar yapılabilir. Avrupa Birliği şu anda burada; Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası geçen yıl çalışmalarına başladı. Anladığım kadarıyla Avrupa Yatırım Bankası da gelmeye hazır. Bizim tarafımızda ise, bankacılık sisteminizle çalışmaya başlamak üzere önümüzdeki ay Romanya Yatırım Bankası’ndan üst düzey bir ismin buraya bir ziyaret gerçekleştirmesini umuyorum.
Rûdaw: Kürdistan’a mı?
Radu Octavian Dobre: Hem Kürdistan’a hem de Bağdat’a. Böylece işletmelerin kendilerini rahat hissetmeleri ve ülkede rahatça çalışabilmeleri için zemin hazırlayabiliriz.
Rûdaw: Romanya ile Kürdistan Bölgesi arasında önemli bir seyahat tecrübesi olduğuna değindiniz. Geçen yıl, Ocak 2025’te Schengen’e tam üye oldunuz. Bu durum vize başvuru süreçlerinizi değiştirdi mi? Ülkeler arasında kültürel alışverişin yaşanması ve Kürdistan Bölgesi’nden insanların daha fazla ziyaret edebilmesi için başvuruları daha erişilebilir kılma konusunda nasıl bir planınız var?
Radu Octavian Dobre: Cevabım iki düzeyde olacak. Birincisi, Schengen’e girmemiz pasaport üzerindeki etiket dışında hiçbir şeyi değiştirmedi, çünkü Romanya...
Rûdaw: Yani zorlaştırılmadı, sadece...
Radu Octavian Dobre: Hayır, hayır, olduğu gibi kaldı. Çünkü Romanya geçmişte de vize başvurularında Avrupa Birliği yasalarını uyguluyordu. İkinci olarak; 2000’li yılların başında Romen vatandaşları için AB vize sürecini kaldırmak üzere bakanlıklar arası komiteye başkanlık etmiş biri olarak durumun tam olarak nasıl olduğunu biliyorum. Başvuru sürecini kolaylaştırmak büyükelçiliklerin veya ülkelerin işi değildir. Yasadışı göç riski oluşturmamaları adına kendi halkının yaşamını iyileştirmek ev sahibi ülkenin işidir.
Rûdaw: Göç konusunu konuşacağız.
Radu Octavian Dobre: Bu da işbirliği ve diyaloğa bağlıdır.
Rûdaw: Evet, bir sonraki sorum göçle ilgili ancak turizm söz konusu olduğunda, göç meselesinin dışında her iki ülke arasında turizmin teşvik edilmesine ilişkin görüşünüzü öğrenmek istedim.
Radu Octavian Dobre: Benim ülkemdeki turizm mi yoksa Irak’taki mi? Çünkü bence...
Rûdaw: Romanya, Irak ve Kürdistan Bölgesi arasında.
Radu Octavian Dobre: Her şeyden önce genel olarak Irak’ın ve aynı zamanda Kürdistan Bölgesi’nin çok büyük bir turizm potansiyeline sahip olduğunu düşünüyorum. Bana göre turizm, Irak’ta petrol endüstrisinden sonra hızla ikinci ekonomik unsur haline gelebilir. Çünkü çok fazla tarihi zenginliğiniz var. Irak’ta 30 bin arkeolojik alanınız mevcut. Burada, Kürdistan’da tarihsel olarak bilinen en eski şehirlerden birine sahipsiniz. Çok güzel dağlarınız ve tatil beldeleriniz var...
Rûdaw: Kürdistan Bölgesi turizmi geliştirmeye çalışıyor. Peki siz vatandaşlarınızı bizi ziyaret etmeleri için nasıl teşvik ediyorsunuz?
Radu Octavian Dobre: Şu anda Romanya’da Irak için turizm paketleri satan iki şirket var. Güvenlik durumu daha iyi olduğunda çok daha büyük sayılarla geleceklerinden eminim. Kürdistan Bölgesi’nde daha az olmakla birlikte Irak’ın diğer bölgelerinde turizm altyapısı eksikliği de var. Otelleri kastediyorum...
Rûdaw: Peki ya Kürdistan’da?
Radu Octavian Dobre: Hayır, Kürdistan’da çok daha iyi, gerçekten çok daha iyi. Ancak Irak’ın diğer bölgeleri için hala yapılması gereken çok iş var.
Rûdaw: Doğru. Gelelim göç konusuna. Ülkeniz; Kürdistan, Irak ve çevremizdeki diğer ülkelerden insanların Avrupa’nın diğer bölgelerine geçmek için kullandığı güzergahlardan biri. Bazıları ise doğrudan Romanya’yı hedefliyor ve orada kalmak istiyor. Güvenlik güçleriniz ve İçişleri Bakanlığınız, ülkenize gelen bu sığınmacıların sınır dışı edilme süreçleri de dahil olmak üzere zarar görmediklerinden ve kötü muameleye maruz kalmadıklarından nasıl emin oluyor? Çünkü Kürdistan Bölgesi’nden pek çok insan hala kayıp; özellikle Romanya’da değil ama diğer yasadışı yollarda pek çok tehditle karşılaşıyorlar, hükümetler ve güvenlik güçleri tarafından kötü muameleye maruz kalıyorlar. Göçmenlerin Romanya’da güvende olduğundan nasıl emin oluyorsunuz?
Radu Octavian Dobre: Her şeyden önce Romanya mevzuatı, bir üye olarak Avrupa Birliği ile tamamen uyumludur. Çok önemli olan bir diğer husus da göç ve sığınma dahil her alanda yasaların uygulanmasıdır. Romanya hükümetinin yakalanan yasadışı göçmenler için adil muamele gördükleri özel merkezleri vardır. Ayrıca bu süreçler bazen sivil toplum kuruluşlarının gözetimi altında yürütülür. Dolayısıyla son yıllarda göçmenlere kötü muamele edilmesi konusunda fiilen hiçbir sorun yaşamadık. Şunu da söyleyeyim, Romanya çok hoşgörülü bir ülkedir; yani tüm yabancılar kendilerini rahat hisseder. Ülkemde oldukça aktif bir Kürt diasporası var. Orada pek çok karma evlilik mevcut. Romanya’daki Kürtler genellikle iş insanıdır, çok saygı görürler ve toplumla bütünleşmişlerdir. Sadece onlar değil, genel olarak Iraklılar da Romanya siyasetinde veya medyasında bir tartışma konusu değildir.
Rûdaw: Romanya’daki Kürt ve Irak diasporasının durumunun diğer Avrupa ülkelerine kıyasla iyi olduğunu söylediniz. Örneğin bir kişi, bir aile veya gençler Romanya’ya gitmek, orada okumak, belki çalışmak ve yasal yollarla göç etmek isterse, bunun için yasal bir yol var mı?
Radu Octavian Dobre: Her şeyden önce orada eğitim görmenin tarihsel bir geçmişi var. Yani her yıl Irak’tan gelen ve önemli bir kısmı Kürdistan’dan olan en az 1000 öğrencimiz Romanya’da eğitim görüyor. Biz de Büyükelçilik olarak üniversitelere kabul sürecini elimizden geldiğince kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Sonrası kendilerine kalmış; çünkü bir iş bulurlarsa bu otomatik ve çok net tanımlanmış yasal bir süreçtir. Aynı süreç ticaret için de geçerlidir. Gelip Romanya’da yatırım yaparlarsa ve gerçek bir ticari faaliyetleri olursa, bu iş birkaç yıl boyunca iyi giderse oturum izni ve daha sonra vatandaşlık için başvurabilirler. Ancak bu Avrupa yasasıdır, şaşırtıcı bir şey değil.
Rûdaw: Uluslararası öğrenciler, özellikle de Romanya’da eğitim fırsatları arayan Kürdistanlı öğrenciler için herhangi bir burs veya özel destek var mı?
Radu Octavian Dobre: Bence oraya gitmeleri için en iyi teşvik, Avrupa’daki üniversiteler arasında en düşük eğitim ücretlerinden birine sahip olmamızdır. Özellikle de onların ilgi duyduğu tıp, eczacılık ve bazı mühendislik bölümlerinde fiyatlar Avrupa’daki diğer tüm üniversitelerden çok daha düşüktür. İkinci husus ise; Irak’ta yakında yeni bir Yükseköğretim Bakanı’nın göreve başlamasını umuyoruz, genel olarak Irak vatandaşlarına burs imkanı da sağlayan imzaya hazır bir mutabakat zaptımız var.
Rûdaw: Bu mutabakat Kürdistan Bölgesi’ni ve Kürdistanlı öğrencileri de kapsıyor mu?
Radu Octavian Dobre: Evet, kesinlikle. Bazıları Dışişleri Bakanlığı, bazıları ise kendi Ticaret Bakanlığımız tarafından insanların eğitim görmesi için verilen burslarımız var. Bu konuda ilgi duyan öğrencilere web sitemizi takip etmelerini tavsiye ediyorum, çünkü duyuruları oradan yapıyoruz.
Rûdaw: Web sitenizde bu konuda bilgi var mı?
Radu Octavian Dobre: Evet, takvim ve kayıt süreci orada yer alıyor.
Rûdaw: Son sorum; bahsettiğimiz ve sizin de ifade ettiğiniz gibi uzun süredir Kürdistan Bölgesi’ndesiniz. Temsilcilikleriniz ve Bağdat’taki Büyükelçiliğiniz toplumla ve siyasi şahsiyetlerle çok yakın ilişki içinde. Romanya olarak, Irak ve Bağdat ile olan ilişkilerinizin dışında Kürdistan Bölgesi’ni stratejik bir ortağınız olarak görüyor musunuz?
Radu Octavian Dobre: Hayır, biz Irak’ı bir bütün olarak görüyoruz ancak iki gerçekliğin olduğunun farkındayız ve her ikisiyle de eşit şekilde çalışmaya gayret ediyoruz.



