Haber Merkezi - İran’da 21 yaşındaki Kürt öğrenci, Yüksek Mahkeme’nin idam kararını sadece iki gün önce bozmuş olmasına rağmen dün idam edildi. Bu olay, son aylarda baskı ve işkence altında alındığı belirtilen "itiraflara" dayandırılarak gerçekleştirilen bir dizi idamın son halkası oldu.
Kurdpa insan hakları örgütüne konuşan bir kaynak; Rojhılat’ın Urmiye kenti nüfusuna kayıtlı olan Kürt öğrenci Omid Behzad’ın, "Pazartesi sabahı (dün) bilinmeyen bir yerde idam edildiğini" bildirdi. Kaynak, Behzad’ın avukatının itirazı üzerine Yüksek Mahkeme’nin cumartesi günü idam hükmünü iptal etmiş olmasına rağmen infazın durdurulmadığını belirtti.
İran yargısına bağlı haber ajansı Mizan, Behzad’ın zorla alınmış itiraflarından oluşan 30 saniyelik bir video klip yayınlayarak infazın Yüksek Mahkeme onayından sonra gerçekleştiğini bildirdi. Ajans, Behzad’ın "40 günlük savaş" sırasında "Mossad’a ve bağlı kanallara hassas bölgelerin koordinatlarını gönderdiğini" iddia etti.
Savaş sonrası kitlesel infaz dalgası
İran Devrim Muhafızları Ordusu, 28 Şubat’ta İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik koordinatlı hava harekatı başlatmasıyla patlak veren altı haftalık savaşın ardından kitlesel tutuklama ve idam operasyonlarına girişti. Tahran yönetiminin, o tarihten bu yana binlerce protestocu ve muhalifi casusluk suçlamasıyla gözaltına aldığı; fiziksel ve psikolojik tacizle alınan zoraki itirafları, genellikle ölüm cezasıyla sonuçlanan ağır mahkumiyetler için temel dayanak olarak kullandığı bildiriliyor.
Behzad ile birlikte idam edilen Puriya Safvat da askeri ve güvenlik noktalarının koordinatlarını, İranlı yetkililerin İsrail ile bağlantılı olduğunu iddia ettiği Iran International medya kuruluşuna göndermekle suçlanmıştı.
Devrim muhafızlarına bağlı Fars Haber Ajansı da dün idam edilenlerin "itiraflarını" içeren bir video yayınladı. Görüntülerde Safvat; cami, okul ve Besic (milis gücü) üslerinin koordinatlarını Londra merkezli haber kanalına verdiğini söylüyor. Ancak halihazırda internette halka açık olan bu tür konumların koordinatlarını sağlamak için neden sanıklara ihtiyaç duyulduğu sorusu yanıtsız kalıyor.
Hukuki ihlaller ve şeffaflık sorunu
Kurdpa’nın kaynağına göre, Behzad’ın ailesi pazar günü son bir görüşme için çağrıldı; ancak yetkililer, Yüksek Mahkeme’nin kararı bozmasına rağmen infazın neden gerçekleştirildiğine dair hiçbir açıklama yapmadı. Haberde tutuklanma zamanı, infazın yeri, cenazelerin akıbeti veya yargılama detaylarına dair başka bir bilgi verilmedi. Sanıkların bağımsız bir hukuki temsile erişimlerinin olup olmadığı da belirsizliğini koruyor.
Hak örgütleri, İsrail ve ABD ile yaşanan son çatışmaların ardından İran’ın casusluk iddialarıyla yürüttüğü süreçlere dair artan endişelerini dile getiriyor. Son infazlar, İsrail ile iş birliği yapmakla suçlanan kişilere yönelik yürütülen idam dalgasının bir parçası. Hak grupları, son savaşlardan bu yana casusluk ve ulusal güvenlik suçlamalarıyla ilgili idamlarda keskin bir artış yaşandığını; birçok davanın şeffaflıktan ve temel adil yargılanma güvencelerinden yoksun olduğunu vurguluyor.
Kurdpa’nın verilerine göre, sadece 2026’nın ilk yarısında 359’dan fazla idam kaydedildi. Etnik azınlıklar arasında 30 infaz ile Kürtler en yüksek oranı temsil ediyor. Ocak ortasından Haziran ortasına kadar geçen beş aylık süreçte, 46 siyasi ve inanç mahkûmunun idam cezası acele ve gizli bir şekilde infaz edildi; bu rakam, 1980’lerden bu yana en kısa zaman diliminde kaydedilen en yüksek infaz sayısı olarak kayıtlara geçti.



