Haber Merkezi – İran’ın başkenti Tahran'da hükümet yanlısı bir din adamının vahşice öldürülmesi, rejim destekçileri arasında intikam çağrılarına yol açtı. Bu durum, yetkililerin söz konusu vakayı yeni bir tutuklama, ağır hapis cezaları ve idam dalgasını meşrulaştırmak için kullanabileceği endişesini artırıyor.
26 yaşındaki Şii dini methiyeci Hamidreza Rajabzadeh, yaklaşık iki hafta önce kayboldu. İran medyası, Rajabzadeh'in işkence gördüğü ve öldürüldüğü anlara ait görüntülerin internette yayıldığını rapor ederken, yetkililer de kaçırma ve cinayet vakasını doğruladı. Rajabzadeh'in cansız bedeni dün Tahran'ın banliyölerinde bulundu.
Polis, aralarında ana şüphelinin de bulunduğu dördü erkek biri kadın toplam beş kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Cinayetin nedeni henüz netlik kazanmazken, yetkililer saldırının kimin talimatıyla gerçekleştirildiğine dair henüz bir açıklama yapmadı.
İnternette tanıştığı blogger ile irtibatlıydı
İran'daki asayiş ve suç haberlerine odaklanan Rokna Haber Ajansı'na göre müfettişler, Rajabzadeh'in yaklaşık altı aydır internette tanıştığı genç bir kadın blogger ile iletişimde olduğunu tespit etti. Rajabzadeh’in, kadına Instagram sayfasında İslami giyim kurallarına uyması konusunda defalarca baskı yaptığı ve "anlamadığını" iddia ettiği siyasi konular hakkında yorum yapmaması için uyarılarda bulunduğu belirtildi.
Rokna'nın haberine göre, söz konusu kadın Rajabzadeh'ten kaybolduğu gün kendisiyle yüz yüze görüşmesini istedi ve methiyeci bu teklifi kabul etti. Müfettişler daha sonra buluşmanın gerçekleşeceği bölgeden ayrılan bir aracı tespit etti; Rajabzadeh'ten o andan itibaren haber alınamadı. Soruşturma sonucunda polis, kadına ve beraberindeki erkek şahıslara ulaştı.
İdam çağrıları yayılıyor
Rajabzadeh’in ölümünün son derece feci olması, sosyal medyadaki çok sayıda hükümet yanlısı figürün ve hesabın, sorumluların idam edilmesi yönünde kampanya başlatmasına neden oldu. Rejim yanlısı isimler, son haftalarda İsfahan'da iki protestocunun halka açık şekilde asılmasının ardından internette "#İdamaHayır" (NoToExecution) mesajı paylaşan kamuoyu önderleriyle alay eden paylaşımlarda bulundu.
Bu tür çağrılar, devletin benzer olayları hızlandırılmış ve siyasi güdümlü yargılamalarla korku iklimi yaratmak için kullandığı İran'da büyük önem taşıyor.
Siyasi davalar ve halka açık idamlar
Bu durumun en yakın örneği, 28 Temmuz'un ilk saatlerinde İsfahan'daki Alikhani Meydanı'nda yaşandı. Yetkililer, ocak ayındaki protestolarda güvenlik güçlerinin öldürülmesine karıştıkları iddiasıyla iki protestocuyu halkın gözü önünde idam etti. İnsan hakları örgütleri, İran makamlarının siyasi mahkumları idam etmek için işkence altında alınan itirafları kullandığını vurguluyor.
Olay yerinden paylaşılan videolarda, idamları engellemek için şafak vaktinden önce toplanan kalabalıklar görüldü. İran İnsan Hakları (IHR) örgütü, güvenlik güçlerinin kalabalığı dağıttığını belirterek, bu infazların 2026 yılının kayıtlara geçen ilk "halka açık idamları" olduğunu bildirdi. Aynı davada yargılanan iki kişi ise 19 Temmuz'da idam edilmişti.
Norveç merkezli hak örgütüne göre, temmuz sonu itibarıyla sadece İsfahan Merkez Hapishanesi'nde ocak protestoları nedeniyle tutuklanan 70'ten fazla kişi idamla karşı karşıya bulunuyor.



