Haber Merkezi – PKK’nin İran’daki kolu olarak bilinen PJAK’a yakın medya kuruluşları, pazartesi günü Kamyaran’da öldürülen İran milis gücü Besic üyesi Haydar Muradi suikastını, kendilerin “Kürdistan Şehitlerinin İntikam Timleri” olarak adlandıran kimliği belirsiz bir grubun üstlendiğini bildirdi. Grup, Muradi’yi 2018 yılında dört PJAK üyesinin öldürülmesinde rol oynamakla suçladı.
Haydar Muradi, pazartesi günü Kamyaran kentinde, kendisini “Kürdistan Şehitlerinin İntikam Timleri” olarak adlandıran az bilinen bir gruba mensup silahlı kişiler tarafından hedef alınarak öldürüldü.
PJAK’a bağlı medya kuruluşlarının yayımladığı grup açıklamasında, “Bu kişi, özellikle istihbarat güçleri ve Sinê’deki (Devrim Muhafızları Ordusu) Şehramfar üssüyle ihanet ve işbirliği yoluyla dört gerilla ve halkımızın öncü kadrolarının ölümünden sorumluydu” denildi.
İran Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı Defa Press’in haberine göre Muradi, Kamyaran’a bağlı Mirgasar köyünden aktif bir Besic üyesiydi ve “kırsal bölgelerde güvenliğin sağlanmasına yardımcı oluyordu.”
Kürt bölgelerinde son haftalarda, İran Devrim Muhafızları Ordusu ve istihbarat servisleriyle işbirliği yapmakla suçlanan kişileri hedef alan çok sayıda suikast gerçekleştirildi.
Çeşitli Kürt muhalif hareketlerle bağlantılı olduğuna inanılan kimliği belirsiz yeni gruplar, bu cinayetlerin sorumluluğunu üstlendi.
2 kişi öldürülmüştü
Haziran ayında gündüz saatlerinde gerçekleştirilen bir operasyonda, PJAK ile bağlantılı olduğu bildirilen kimliği belirsiz iki silahlı kişi, Besic milis gücünde görev yapan iki Kürdü öldürdü. Öldürülenler arasında, 2022’deki hükümet karşıtı protestoların bastırılmasındaki rolüyle bölgede geniş biçimde tanınan bir isim de bulunuyordu.
Eylül 2018’de öldürülen dört gerilla arasında PJAK’ın liderlik konseyinin iki üst düzey üyesi de bulunuyordu. Kod adı Argeş Karzan olan Cemal Rahmani ve Tolhıldan Sena kod adını kullanan Rauf İbrahimi, 7 Eylül 2018’de İran’ın batısındaki Hawraman bölgesinin dağlarında, Dilovan Fedai olarak bilinen Muhammed Şerif Emini ve Rojhat Bukan olarak bilinen Cafer Muhammedi ile birlikte öldürülmüştü.
Grubun açıklamasında, “Ellerini halkın, Kürdistan’ın öncü kadrolarının ve devrimcilerinin kanına bulamış hiç kimsenin eylemlerini cevapsız bırakmayacağımızı bir kez daha yineliyoruz. Özellikle istihbarat ve işbirlikçi ağların yanında yer almaya, halka baskı uygulamaya ve suç teşkil eden eylemlere katılmaya devam edenleri takip edecek ve cezalandıracağız” denildi.



