Bağdat (Rûdaw) - ABD'nin Lübnan Hizbullahı'na yönelik yeni yaptırımlar uygulayarak örgütü "İran ordusunun bir hizmetkarı ve parçası" olarak tanımlamasının ardından, silahlı gruptan Cuma günü yapılan açıklamada hiçbir yaptırımın İsrail'e karşı savaşmalarını engelleyemeyeceği belirtildi.
ABD Hazine Bakanlığı perşembe günü Hizbullah'ın tanımında ve sınıflandırmasında değişikliğe giderek, örgütün "İran rejiminin hizmetinde ve Devrim Muhafızları'nın emrinde" olduğunu resmen duyurdu.
Bakanlık, Hizbullah adına para kaçakçılığı yapan bir ağın parçası olduğu iddia edilen 10 kişiyi yaptırım listesine aldı.
ABD Hazine Bakanlığı'nın açıklamasına göre, söz konusu kişiler yaptırımlardan kaçınmak amacıyla Lübnan, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve İran arasındaki ticari uçuşlar aracılığıyla "yüz milyonlarca doları" nakit olarak taşıdı.
Hizbullah ne diyor?
Hizbullah bu yaptırımlara cevaben yayınladığı bildiride, "Tüm bu adaletsiz yaptırımlar ve sınıflandırmalar, direniş yolunda ilerlemekten ve Lübnan'ın haklarını savunmaktan bizi alıkoyamaz" ifadelerine yer verdi.
İran'ın "paralı askerleri" oldukları yönündeki iddiaları reddeden Hizbullah, "Lübnanlı ve vatansever olup olmadığımız konusunda kimsenin şahitliğine ihtiyacımız yok... İran İslam Cumhuriyeti ile olan yakın ve kardeşçe ilişkimiz, çok değer verdiğimiz ve gurur duyduğumuz bir ilişkidir" açıklamasını yaptı.
ABD'nin Hizbullah'a bakışı
ABD, Hizbullah'ı 1997 yılından bu yana "terör örgütü" olarak kabul ediyor. İsminin açıklanmasını istemeyen üst düzey bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, Hizbullah'ın mali, askeri ve lojistik açıdan İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü ile tamamen entegre olduğuna dair yıllardır ellerinde kanıtlar bulunduğunu belirtti. ABD'li yetkili, "Hizbullah bir Lübnan direniş hareketi değil, yalnızca Kudüs Gücü'nün bir uzantısıdır" dedi.
Buna karşılık Hizbullah, ABD'nin bu yaptırımlardaki amacının sadece İsrail'i korumak için "hareket ve destekçileri üzerinde baskı ve abluka kurmak" olduğunu savunuyor.
Lübnan'daki durum ve müzakereler
Washington, Hizbullah'ın İran İslam Cumhuriyeti Dini Lideri Ali Hamaney'in öldürülmesine misilleme olarak İsrail'e çok sayıda füze fırlattığı 2 Mart'ta başlayan savaşı sona erdirmek üzere İsrail ile Lübnan arasında yürütülen doğrudan müzakerelere öncülük ediyor.
Bu saldırılara yanıt olarak İsrail, Lübnan'ın güneyine yönelik ağır bombardımanlar ve kara harekatı başlatmıştı. Lübnanlı yetkililerin verilerine göre şu ana kadar bu savaşta 4 bin 300'den fazla kişi hayatını kaybetti.
Haziran ayında İsrail ile Lübnan, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını ve İsrail ordusunun kademeli olarak geri çekilerek yerini Lübnan ordusuna bırakmasını öngören bir ön anlaşma imzalamıştı.



