Erbil (Rûdaw) - Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, dün gece Suriye’nin başkenti Şam’da DSG’nin görev ve misyonunun resmen sona erdiğini açıkladı.
DSG Komutanı Mazlum Abdi, 25 Ağustos 2026 gecesi Şam’da tarihi bir açıklama yaparak, DSG’nin görev sürecinin sona erdiğini duyurdu.
Abdi’nin açıklamasına göre; IŞİD ile mücadele döneminde kurulan ana gövdesini Kürt savaşçılardan oluşan YPG/YPJ ile bölgedeki diğer etnik grupların katılımıyla oluşturulan DSG, hem askeri hem de idari açıdan Suriye devletinin bir parçası olacak.

Mazlum Abdi, 20 Ağustos’ta DSG’nin yakın tarihte askeri ve idari açıdan Suriye devletine katılacağını resmen açıklamıştı.
Görüşme ve anlaşma süreci
61 yıldır iktidarda olan Esad rejimi Ahmed Şara’nın başında bulunduğu Heyet-ül Tahrir el-Şam(HTŞ) öncülüğünde muhalif güçlerin 27 Kasım 2024'te başlattığı ve 12 gün süren operasyon sonucunda 8 Aralık 2024 tarihinde resmen devrildi.
HTŞ’nin genel komutanı Ahmed el-Şara geçici cumhurbaşkanı olarak belirlenerek yeni bir bir süreç başlattı.
Şara, DSG’nin Genel Komutanı Mazlum Abdi 10 Mart 2025’te 8 maddelik bir anlaşma üzerinde mutabakata varmıştı.
Ancak Özerk Yönetim, 29 Mart 2025’te hükümetin bazı kararlarını kabul etmediğini açıklamıştı.
Ahmed el-Şara, Kasım 2025’te yaptığı açıklamada Kürtlerin haklarının yeni anayasada güvence altına alındığını belirtmişti.
Bu görüşme ve müzakerelerin ardından29 Aralık 2025’te iki taraf nihai anlaşmaya vardı ve DSG ile Rojava’daki kurumların Suriye’ye entegre süreci başlatıldı.
IŞİD ile mücadele döneminde kurulan DSG, bundan böyle ordunun bir parçası olacak.
DSG’nin kuruluşu ve yapısı

Demokratik Suriye Güçleri (DSG), 11 Ekim 2015’te Rojava’nın Haseke kentinde IŞİD ile mücadele amacıyla daha önce kurulan Halk Savunma Birlikleri(YPG) ana gövdesinden teşkil olan bölgedeki diğer etnik grupların da içerisine alan askeri bir yapılanma olarak kuruldu.
DSG’nin programına göre Kuzey-Doğu Suriye Yönetimine bağlı bir askeri yapılanma olarak temel amacı, “demokratik ve merkezi olmayan bir Suriye” inşa etmekti.
DSG aynı zamanda Özerk Yönetim’in resmi askeri gücüydü.
DSG, ana gövdeyi Kürtlerden oluşan, bünyesinde Arap, Süryani, Asuri ve diğer bazı gruplardan oluşmaktaydı.
Pentegon'un 2017'deki bir raporuna göre DSG'nin yüzde 40 Kürt savaşçılardan yüzde 60'ı ise diğer etnik yapı ve gruplardan oluşuyordu.

Başlıca bileşenler ve etnik denge
Kürtler: DSG’nin ana ve öncü güçleri Halk Savunma Birlikleri (YPG) ile Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) idi.
Diğer önemli gruplar şunlardı:
Senadid Güçleri: Arap Şemmer aşiretine bağlı yaklaşık 5 bin kişilik milis gücü.
Rakka Devrimcileri Tugayı: Rakka’dan yaklaşık 800 Sünni savaşçı.
Devrimci Ordu: Suriye’nin kuzeyinden yaklaşık 1.500 savaşçıdan oluşan çok bileşenli bir konfederasyon.
Fırat Volkanı: YPG bünyesinde olmayan Kürtler ile eski Özgür Suriye Ordusu mensuplarından oluşan birlik.
Süryani Askeri Meclisi: Asuri ve Süryanilerden oluşan, yaklaşık 1.000 savaşçısı bulunan yapı.
Bu ittifak, YPG ve YPJ’nin 25 bin savaşçısıyla birlikte IŞİD’in yenilgiye uğratılmasında önemli rol oynadı.
DSG, 2015 ile IŞİD’in Mart 2019’da yenilgiye uğratılması arasındaki süreçte 10 binden fazla savaşçısının hayatını kaybettiğini açıkladı.
ABD ve Koalisyonun en yakın müttefiki oldu
DSG, IŞİD’e karşı mücadelede ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun sahadaki en yakın ve en önemli müttefiklerinden biri oldu. Özellikle Rakka’nın IŞİD’den alınması ve örgütün Suriye’deki hakimiyetinin sona erdirilmesinde oynadığı rol nedeniyle DSG, ABD ve koalisyon ülkelerinden çok sayıda övgü aldı.
ABD açısından Suriye’de ortak bir gücün oluşturulması, Kürtler, Araplar, Hristiyanlar ve diğer grupların tek çatı altında bir araya gelmesi için bir fırsattı.

ABD, bu gücün gelecekte demokratik bir Suriye hükümetinin temellerinden biri olmasını umuyordu.
2019’un başlarında DSG savaşçılarının yaklaşık üçte biri Araplardan oluşuyordu.
Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın Ekim 2019’da askerlerini çekme kararı almasının ardından Türkiye bölgeye operasyon düzenledi ve bu durum sahada önemli değişikliklere yol açtı.
Askeri kazanımlar ve IŞİD’e karşı savaş
DSG, görev yaptığı dönemde birçok gruba karşı savaştı.
DSG, IŞİD’e ağır darbeler indirerek birçok önemli bölgeyi örgütün elinden aldı.
DSG savaşçıları, IŞİD’in hilafetin başkenti ilan ettiği Rakka başta olmak üzere Bağoz, Hol, Şeddadi, Tişrin Barajı, Menbiç, Tabka gibi yerleri kontrol etti. Suriye’nin Irak sınırındaki Deyrezor’un kuzeyini ele geçirdi. Rojava’nın kentleri de dahil önemli petrol merkezlerinin de olduğu geniş bir bölgeye hakim oldu.
24 Ağustos 2016 - 29 Mart 2017 tarihinde TSK ve Sultan Murat / Özgür Suriye Ordusu (SMO) desteğiyle Cerablus ve El-Bab bölgeleri IŞİD’e karşı operasyonla girdiği bölgede Cerablu ile El Bab’ı kontrol etti.
TSK ile SMO, 20 Ocak 2018 - 24 Mart 2018 tarihleri arası Efrin bölgesindeki başlattığı Zeytin Dalı Harekâtı ile bölgenin Efrin bölgesine girdi. 9 Ekim 2019 - 23 Ekim 2019 tarihlerinde Barış Pınarı Harekâtı ile Serêkaniyê ve Gri Spi arasındaki yaklaşık 4.820 km² alan kontrol etti.

Yeni gelişmeler ve Şam ile anlaşma
Aralık 2024’te Ahmed el-Şara liderliğindeki Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ), Şam’a yönelik büyük bir operasyon başlatarak başkentin kontrolünü ele geçirdi.
Beşar Esad ve ailesi ülkeden kaçarken geçici bir hükümet kuruldu.
Bu süreçte yeni geçici hükümetin baskıları nedeniyle DSG, Rakka ve Deyrezor gibi bazı bölgelerdeki yerlerden çekildi. Halep’te kontrolündeki bölgelerde Suriye’nin geçici hükümetinde yer alan silahlı grupların saldırıları nedeniyle kontrolünü kaybetti.
Bunun sonucunda DSG, 29 Aralık 2025’te Şam ile kapsamlı bir anlaşma imzaladı.
Anlaşmaya göre DSG’nin askeri birlikleri aşamalı olarak Suriye’nin ulusal savunma yapılarına dahil edilecek.
Ayrıca enerji sahaları, sınır kapıları ve tutuklu merkezleri devlete devredilecek.
Buna karşılık Kürtlerin sivil ve kültürel haklarının tanınacağı ve korunacağı yönünde güvence verildi.

