Stockholm (Rûdaw) - İsveç'te yaklaşan genel ve yerel seçimler öncesinde yarışan 200'ü aşkın Kürt adaydan biri olan Sosyal Demokrat Partili Hanna Amin, göçmen hakları, barınma krizi ve Kürt diasporasının temsiliyeti konularında iddialı mesajlar vererek, "Kürdistan ile İsveç arasında bir köprü olmak istiyorum" dedi.
İsveç'te siyaset sahnesi, yaklaşan genel ve yerel seçimler öncesi hareketlenirken, farklı siyasi partilerden aday olan Kürt siyasetçilerin seçim kampanyaları da hız kazandı.
Ülke genelinde yarışan 200'den fazla Kürt aday arasında dikkat çeken isimlerden biri de Sosyal Demokrat Parti'den İsveç Parlamentosu milletvekili adayı olan 25 yaşındaki Hanna Amin.
İsveç doğumlu olan, tasarım ve mühendislik eğitimi alan Amin, halihazırda Stockholm'ün Sollentuna Belediye Meclisi üyeliği görevini yürütüyor. Genç siyasetçi, Kürt diasporasının İsveç karar mekanizmalarında daha etkin bir rol oynaması gerektiğine inanıyor.
Rûdaw'ın Diaspora programına konuk olan Hanna Amin, seçim vaatlerini ve göçmenlerin yaşadığı sorunları değerlendirdi.
"Sağ hükümet zenginleri kayırdı, yaşam zorlaştı"
Mevcut hükümetin son 4 yıllık ekonomi politikalarını eleştiren Amin, faturanın dar gelirlilere ve göçmenlere kesildiğini savundu. İktidar değişimi için Kürt seçmenlere sandığa gitme çağrısında bulunan Amin, şunları kaydetti:
"Son 4 yılda İsveç'te ve genel olarak Avrupa'da hayat çok pahalılaştı. Mevcut sağ hükümet zenginleri kayırıyor. İsveç'te yaşayan Kürtlerin birçoğu dil öğrenme ve iş bulma konusunda ciddi sıkıntılar çekiyor. Bu tabloyu değiştirmek ve yeni bir hükümet kurabilmek için bu seçimde oy kullanmak her zamankinden daha önemli."
Gençlerin barınma krizi
Stockholm'deki konut krizine ve artan kiralara dikkat çeken genç aday, "Stockholm'deki her 10 gençten 9'u kendi evine sahip olmak istiyor. Ancak konut üretimi çok yetersiz ve fiyatlar el yakıyor. Biz iktidara gelerek gençlerin kendi evlerine sahip olabilecekleri ve hayata kendi ayakları üzerinde başlayabilecekleri bir sistem kurmak istiyoruz" dedi.
Göçmen hakları ve vatandaşlık tartışması
Aşırı sağın baskısıyla göçmenlik ve oturum yasalarında yapılan sert değişikliklere karşı Sosyal Demokratların göçmen dostu tutumunu savunan Amin, entegrasyonun önemine vurgu yaptı. Amin, "Amacımız toplumu cezalandırmak değil, tam aksine güçlendirmektir. Buraya gelip dilimizi öğrenen ve çalışan insanları oturum izni veya pasaport vermeyerek cezalandıramayız" ifadelerini kullandı.
Ağır suçlara karışan çifte vatandaşların durumuna ilişkin net bir çizgi çeken Amin, "Eğer bir kişi terör suçlarına bulaşmışsa, elinde İsveç pasaportu bulundurmamalı ve bu ülkede barındırılmamalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
"Kürdistan ile İsveç arasında köprü olacağım"
İsveç'te doğup büyümesine rağmen ailesinin çabalarıyla akıcı bir Kürtçe konuşan Hanna Amin, meclise girmesi halinde diasporanın sesi olmayı hedeflediğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Kürtçemi daha da ilerletmek ve Kürdistan ile İsveç arasında güçlü bir iletişim köprüsü kurmak istiyorum. 349 sandalyeli İsveç parlamentosunda şu an çok az sayıda Kürt vekil var. Bu sayı, devasa Kürt diasporası düşünüldüğünde oldukça yetersiz. Kürtler karar alma mekanizmalarında ve parlamentoda daha fazla yer alırsa, İsveç'te gerçek ve kalıcı bir değişim yaratabiliriz.”

.webp&w=3840&q=75)

