Bağdat (Rûdaw) - Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Bağdat'ta düzenlenen Egemenlik Günü etkinliklerine katıldı. Neçirvan Barzani burada yaptığı konuşmada, "Ayrımsız bir şekilde tüm bileşenlerin ve vatandaşların yaşamını ile güvenliğini koruyan; anayasal, federal, istikrarlı ve tam egemen bir Irak arzuluyoruz" dedi.
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, perşembe günü başkent Bağdat’ta Irak Başbakanı Ali Felih Zeydi, Irak Parlamentosu Başkanı Heybet Halbusi ve çok sayıda siyasi şahsiyetin katılımıyla düzenlenen Egemenlik Günü törenine katılarak bir konuşma yaptı.
Uluslararası Koalisyon Güçleri’nin Irak'tan çekilmesi sürecine değinen Neçirvan Barzani, “O yardım ve desteği asla unutmayacağız ve her zaman saygıyla anacağız. Ancak gerçek takdir ve minnettarlık, Irak'ta ulusal sorumluluğu üstlenmeye doğru evrilmelidir” ifadelerini kullandı.
Koalisyon sonrası Irak'ın durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Neçirvan Barzani, "Uluslararası Koalisyonun Irak'taki görevinin sona ermesiyle bugün yeni bir aşamaya geçiyoruz; bu, özgüven ve ulusal yeteneklerimize dayanma aşamasıdır" şeklinde konuştu.
"Egemenlik sadece yabancı güçlerin çekilmesi değildir"
Konuşmasında egemenlik kavramına dikkat çeken Barzani, "Egemenlik, sadece yabancı askeri güçlerin çekilmesi değildir; aynı zamanda ulusal bir sorumluluktur. Egemenlik, devletin nihai karar mercii olması demektir. Anayasanın ve federalizmin uygulanması, anayasal kurumların herkesin başvuru kaynağı (mercii) olması anlamına gelir" dedi.
Neçirvan Barzani ayrıca, "Irak'ın gücü, devletin otoritesi dışındaki silahlarda, kaos ve istikrarsızlıkta değildir. Irak'ın gücü, sorunları diyalog ve anlayışla çözmesindedir. Devlet aklının ve anayasanın üstün gelmesi, tüm bileşenlerin haklarının ve dengenin korunmasındadır" mesajını verdi.
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani'nin konuşmasının tam metni şöyle:
"Sayın Ali Zeydi, Başbakan ve Silahlı Kuvvetler Genel Komutanı,
Sayın Irak Temsilciler Meclisi Başkanı, Değerli katılımcılar ve konuklar, Allah'ın selamı üzerinize olsun..
Bugün, Uluslararası Koalisyonun Irak'taki görevinin sona ermesiyle eş zamanlı olarak, ülkemiz için bir geçiş ve dönüm noktası olan bu ulusal günde Bağdat'ta sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum.
Irak onlarca yıl boyunca çok çetin ve zorlu süreçlerden geçti. IŞİD teröristleri ülkemize saldırdığında da tüm Iraklılar teröre karşı aynı siperde omuz omuza durdu.
Irak Ordusu, Peşmerge, Heşdi Şabi ve tüm silahlı ve güvenlik güçleri, ortak kan ve fedakarlıklarla bu vatanı savundu. Burada hepsinin fedakarlıklarını en derin saygıyla anıyoruz. Tüm şehitlerimizin aziz ruhlarına selam gönderiyoruz.
O zorlu dönemde, Irak hükümetinin talebi üzerine Amerika Birleşik Devletleri, Uluslararası Koalisyon ve dostlarımız yanımızda durarak bize destek verdiler. Biz tüm Iraklılar bunu unutmuyoruz ve destekleri için onlara minnettarız.
Bugün Federal Hükümet ile vardıkları anlaşma uyarınca Irak topraklarından ayrılırken, o yardım ve desteği asla unutmayacağız ve her zaman saygıyla anacağız. Ancak gerçek takdir ve minnettarlık, Irak'ta ulusal sorumluluğu üstlenmeye doğru evrilmelidir.
Uluslararası desteğin başarı ölçütü yabancı güçlerin sonsuza dek burada kalması değil; aksine, bugün biz Iraklıların ülkemizin güvenlik ve istikrarını koruma sorumluluğunu tam anlamıyla üstlenebilecek kapasiteye ulaşmış olmamızdır.
Uluslararası Koalisyonun Irak'taki görevinin sona ermesiyle bugün yeni bir aşamaya; özgüven ve ulusal yeteneklerimize dayanma aşamasına geçiyoruz. Amerika ve müttefik ülkelerle olan ilişkilerimizin, terörle mücadelenin gerekliliklerinden sıyrılarak güvenlik, ekonomi, yatırım, enerji, eğitim, teknoloji ve diplomasi alanlarında dengeli ve uzun vadeli bir ortaklığa dönüşmesini umut ediyoruz.
Bu, ortak çıkarlara ve devletin egemenliğine saygı temeline dayanan; tüm Irak'ın, bütün bileşenlerinin, bölgenin huzur ve istikrarına hizmet edecek bir ortaklık olmalıdır.
Değerli katılımcılar,
Bugün egemenlikten bahsederken, bunu net bir şekilde tanımlamalıyız: Egemenlik, sadece yabancı askeri güçlerin çekilmesi değildir; aynı zamanda ulusal bir sorumluluktur. Egemenlik, devletin nihai karar mercii olması demektir. Anayasanın ve federalizmin uygulanması, anayasal kurumların herkesin başvuru mercii olması demektir. Savaş ve barış kararının yalnızca meşru devlet otoritesinin elinde olması demektir.
Irak'ın gücü, devletin otoritesi dışındaki silahlarda, kaos ve istikrarsızlıkta değildir. Irak'ın gücü, sorunları diyalog ve anlayışla çözmesindedir. Devlet aklının ve anayasanın üstün gelmesi, tüm bileşenlerin haklarının ve dengenin korunmasındadır.
Bu nedenle; Erbil ile Bağdat arasındaki ilişkilerden tutun, silah meselesine ve tüm bileşenlerin haklarına kadar Irak'ın kendi içindeki tüm askıda kalmış sorunları, gelecek nesiller için kalıcı krizlere dönüşmesine izin vermeden, anayasa temelinde ve Iraklı ulusal bir iradeyle çözmenin vakti gelmiştir.
Biz; ayrımsız bir şekilde tüm bileşenlerin ve vatandaşların yaşamını ve güvenliğini koruyan, anayasal, federal, istikrarlı ve tam egemen bir Irak arzuluyoruz. Ortak çıkarlar temelinde, komşuları ve dostlarıyla dengeli ilişkileri olan, bir çatışma alanı değil; aksine tüm bölge için bir barış, diyalog ve istikrar merkezi olan bir Irak istiyoruz.
Bu Irak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bizler de Kürdistan Bölgesi'nde, Irak'ın egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını güçlendirecek her adıma her zaman olduğu gibi destek olacağız. Federal Hükümet ve Irak'ın tüm güçleri ve bileşenleriyle anayasa temelinde ve diyalogla çalışıyoruz; aynı zamanda Peşmerge, Ordu ve tüm güvenlik güçleri arasındaki koordinasyon ve işbirliğini pekiştirmenin önemini vurguluyoruz.
Gelin bu dönüm noktasını aramızdaki güveni daha da sağlamlaştırmanın başlangıcı yapalım; Irak'ın birliğinin, hukukun üstünlüğünün ve tüm bileşenlerin anayasal ortaklığının yüceltildiği ve korunduğu bir dönemin başlangıcı yapalım.
Hepinize çok teşekkür ediyor, iyi akşamlar diliyorum."


.jpeg&w=3840&q=75)
