Haber Merkezi – KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, TBMM’de 10 Ağustos’ta kabul edilen çerçeve yasanın ardından yaklaşık iki aydır süreçte beklenen pratik adımların atılmadığını savundu.
Medya Haber’e konuşan Karasu, örgütün silahlı mücadelenin sonlandırılması da dahil olmak üzere üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini söyledi.
Karasu, mevcut yasaların Kürt sorununu çözmediğini belirterek yeni süreçte demokratikleşme ve özgürlük alanında yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini söyledi.
“Mevcut yasalar sorunu çözmediği için on yıllara dayalı çatışma ortamı ortaya çıkmıştı. Şimdi eski yasalar değişmeyecek, eski zihniyet değişmeyecek, anlayış değişmeyecek. Nasıl olacak?” diyen Karasu, demokratik siyaset yapmanın önünü açacak yasaların çıkarılması gerektiğini ifade etti.
“Süreç seçim hesaplarına kurban edilmemeli”
Karasu, sürecin iktidarın seçim hesaplarına kurban edilmemesi gerektiğini savundu.
Muhalefet partileri ve demokrasi güçlerine de çağrıda bulunan Karasu, Kürt sorununun yalnızca bir siyasi partinin meselesi olmadığını söyledi.
Karasu, “Muhalefet sadece iktidarı eleştirmekle olmaz. Demokratikleşme yasalarının, özgürlük yasalarının çıkması için mücadele etmesi lazım” dedi.
Meclis bünyesinde oluşturulan komisyon ve kurulların işlevsiz bırakıldığını ileri süren Karasu, sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Öcalan’ın çalışma koşulları
Karasu, Barış ve Siyasallaşma Kurulu’nun koordinatörlüğünü yapacağını belirttiği Abdullah Öcalan’ın çalışma koşullarının da değiştirilmesi gerektiğini söyledi.
Karasu şöyle konuştu:
“Önderlik özgür olmayacak, özgür çalışmayacak, Barış ve Siyasallaşma Kurulu’nun koordinatörü olarak çalışmayacak, basınla, aydınlarla, çeşitli siyasi çevrelerle görüşmeyecek ama bizden şu beklenecek, bu beklenecek. Böyle olmaz.”
Karasu, Öcalan’ın Kürt sorununun çözüm sürecinde “baş müzakereci” olduğunu vurgulayarak çalışma koşullarının buna uygun hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
“Demokratik entegrasyon Cumhuriyet’in demokratikleşmesidir”
Karasu, Abdullah Öcalan’ın Londra’da düzenlenen Barış ve Demokratik Entegrasyon Konferansı’na gönderdiği mesajı da değerlendirdi.
“Demokratik entegrasyon” kavramının tek taraflı bir teslimiyet anlamına gelmediğini belirten Karasu, bunun Cumhuriyet’in bütün toplumsal kesimler açısından demokratikleştirilmesi anlamına geldiğini söyledi.
Karasu, şöyle konuştu:
“Demokratik entegrasyon, işte, Cumhuriyet’in demokratikleşmesidir. Öyle bazılarının dediği gibi, demokratik entegrasyon, bilmem Kürtlerin hiçbir hakkını, talebini, hukukunu kabul etmeden gerçekleşir, öyle bir şey yok.”
Karasu, bu yaklaşımın yalnızca Kürtlerin haklarıyla sınırlı olmadığını belirterek Aleviler, kadınlar, emekçiler, ekoloji hareketleri ve diğer etnik ve dini toplulukların da demokratik entegrasyon kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

.webp&w=3840&q=75)

