Erbil (Rûdaw)- Kürdistan Bölgesi ve Irak’tan Avrupa’ya geçmek isteyen gençlerin yeni rotası haline gelen Libya’da insan kaçakçılığı şebekeleri yeni bir yöntem geliştirdi.
Gençlerin "havalimanında çalışma" vaadiyle vizesiz olarak Bingazi’ye götürüldüğü, ardından aşiretlerin kontrolündeki batı bölgelerinde rehin kaldığı ortaya çıktı.
Iraklı parlamenter, göçmenlerin yüzde 90'a yakınının ağır işkence, açlık ve gözaltıyla karşı karşıya kaldığı uyarısında bulundu.
Akdeniz üzerinden Avrupa’ya yasa dışı geçişlerin en tehlikeli noktası olan Libya, bu kez Irak ve Kürdistan Bölgesi’nden giden Kürt gençlerin maruz kaldığı trajedilerle gündemde.
Libya Dışişleri Bakanlığı ve Iraklı yetkililer, insan kaçakçılarının kurduğu tehlikeli şebekenin işleyişini ve sahadaki vahim tabloyu Rûdaw’a anlattı.
Tuzak nasıl işliyor: Erbil’den Amman’a, oradan Bingazi’ye
Libya Dışişleri Bakanlığı Danışmanlar İdari Müdürü Hanin Beşuşe, şebekenin göçmenleri taşımak için havalimanı inşaatını paravan olarak kullandığını açıkladı.
Beşuşe rotayı şu sözlerle anlattı:
"Kürt göçmenler Kürdistan Bölgesi'nden Ürdün'ün başkenti Amman'a, oradan da Bingazi'deki Benina Havalimanı'na uçuyor. Havalimanında yenileme çalışmaları olduğu için 'işçi alımı' duyurusu yapılmıştı. Kaçakçılar bu durumu fırsata çevirip göçmenlere sahte evrak düzenliyor ve onları işçi göstererek ülkeye sokuyor. Bir süre sonra bu insanları resmi otoritenin bulunmadığı, aşiretlerin ve silahlı grupların egemen olduğu batı bölgelerine naklediyorlar. Göçmenlerin büyük bir kısmı ya kayboluyor ya da yakalanarak Tacura Kampı'na kapatılıyor."
Yetkili, bu insan kaçakçılığı hattını kesmek amacıyla Irak, Kürdistan Bölgesi ve Ürdün hükümetleriyle ortak bir mekanizma kurmak için temas halinde olduklarını belirtti.
Milletvekili Müsenna Emin: Göçmenlerin yüzde 80 ila yüzde 90'ı işkence görüyor
Irak Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu Üyesi Dr. Müsenna Emin ise Bingazi'nin Irak vatandaşlarından vize talep etmemesinin istismar edildiğine dikkat çekti:
"Bazı paravan şirketler insanları 'turizm ve iş' adı altında Bingazi’ye götürüyor. Oradan Trablus hükümetinin kontrolündeki batı sahillerine kaçırıp derme çatma botlarla denize sürüyorlar. Maalesef bazıları boğuluyor, çok azı Avrupa’ya ulaşıyor. Ancak göçmenlerin ezici bir çoğunluğu, yani yüzde 80 ila 90'ı yakalanıyor; ağır işkenceye, eziyete ve günlerce süren açlığa maruz bırakılıyor."
Çoğu 18 yaş altında, tamamı erkek
Libyalı avukat ve mülteci hakları uzmanı Tarık Lemlum, göçmen profilindeki tehlikeli değişime dikkat çekerek, gelen Kürt göçmenlerin tamamının erkek olduğunu ve büyük çoğunluğunun 18 yaşın altındaki genç ve çocuklardan oluştuğunu söyledi. Lemlum, reşit olmayan bu gençlerin hava yoluyla bu kadar rahat seyahat edebilmesinin büyük bir denetimsizlik olduğunu vurguladı.
Libya Kızılayı Sözcüsü Hamdi Nuhayli ise Bingazi'deki Kanfuda ve Trablus'taki Tacura merkezlerine sığınan göçmenlere insani yardım ulaştırmaya çalıştıklarını, kurtarılanlar arasında çok sayıda Kürdistan Bölgesi’nden gençlerin bulunduğunu aktardı.
Raperin’den 10 genç 1 aydır kayıp
Raperin İdaresi Kriz Müdahale Müdürlüğü verilerine göre, tehlikeli Libya rotasından 2015 yılından bu yana 500'den fazla kişi kurtarılarak Kürdistan Bölgesi'ne geri getirildi.
Yetkililer, bölgeden yola çıkan 10 Kürt gencinden ise bir aydan uzun süredir hiçbir haber alınamadığını ve ailelerin endişeli bekleyişinin sürdüğünü kaydetti.



