Erbil (Rûdaw) - Manş Denizi’nde 2021 yılında 32 göçmenin ölümüyle sonuçlanan en ağır tekne faciasının baş organizatörü olmakla suçlanan Beşdar Mine Abdullah’ın yargılanmasına Erbil’de başlandı. Sanık, suçlu bulunması halinde idam cezasına çarptırılacak.
Erbil 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 14 Eylül 2026 Çarşamba günü görülen ilk duruşmaya, İngiltere ve Fransa temsilcilerinin yanı sıra hayatını kaybeden en az 10 kurbanın ailesi katıldı.
İdam istemiyle yargılanıyor
Beşdar Mine Abdullah, 23 Kasım 2021 akşamı Fransa’nın kuzey kıyılarından İngiltere’nin Dover kentine geçmek üzere yola çıkan ve içinde en az 21 Kürt göçmenin bulunduğu botun ana organizatörü olmakla suçlanıyor.
Sanık Abdullah, Irak İnsan Ticaretiyle Mücadele Yasası’nın (2012 tarihli ve 28 sayılı yasa) 8’inci maddesi uyarınca yargılanıyor. Söz konusu madde, insan kaçakçılığı faaliyetinin kurbanın ölümüyle sonuçlanması durumunda sanığa idam cezası verilmesini öngörüyor.
Manş Denizi’nin soğuk sularında batan bottaki 32 kişi yaşamını yitirmiş, faciadan yalnızca 2 kişi sağ kurtulabilmişti. Fransız yetkililer 27 göçmenin cansız bedenine ulaşırken, Kürdistan Bölgesi vatandaşı 4 kişinin cenazesi ise hiç bulunamadı. Hayatını kaybedenlerden birinin hamile bir kadın olduğu belirtilmişti.
Öte yandan geçtiğimiz 30 Eylül’de Paris’te görülen davada, aynı şebekenin üyesi olan 6 kişi "taksirle ölüme neden olma" suçundan 6 ila 10 yıl arasında hapis cezasına çarptırılmıştı. Dört hafta süren yargılamada 14 sanıktan sadece biri beraat ederken, diğer 7 sanığa ise insan kaçakçılığıyla bağlantılı suçlardan 4 yıla kadar hapis cezası verilmişti.
Kurban yakınlarıyla göz göze gelmekten kaçındı
Saat 10.30’da başlayan duruşmaya Erbil Polisi logolu sarı mahkûm kıyafetiyle getirilen Abdullah’ın sakal tıraşı olduğu ve düzgün giyindiği dikkat çekti. İki polis eşliğinde kahverengi bir paravanın arkasına oturtulan sanık, salonda bulunan kurbanların anne, baba ve kardeşleriyle göz göze gelmekten kaçındı.
Üç kişilik mahkeme heyeti, Manş Denizi’nde yaşamını yitiren kurbanların isimlerini ve olayın gelişimini okurken salonda duygusal anlar yaşandı. Hakimlerin karşısında duran 7 erkek ve 5 kadın müşteki yakınları için adalet talep ederken, salondaki kadınlar gözyaşlarına hakim olamadı.
Yoklama sırasında mahkeme başkanının seslendiği müşteki Nuri Muhammed Emin’in duruşmada olmadığı görüldü. Nuri Muhammed Emin’in kızı Baran, İngiltere’deki nişanlısına kavuşmak umuduyla o tekneye binmişti. Ailelerin temsilcisi Zana Mamend, acılı babanın kanser hastası olduğu için mahkemeye gelemediğini bildirdi.
“Şikayetçi olmamamız için her şeyi yapmaya hazırdı”
Çarşamba günkü oturumda delil sunmak üzere dinlenen tek isim, aynı faciada futbolcu kardeşi Twana’yı kaybeden ve kardeşinin cenazesine hala ulaşılamayan Zana Mamend oldu. Mamend konuşurken, Twana’nın salonun arka sıralarında oturan annesi ve diğer kadınlar gözyaşlarına boğuldu.
Kardeşi ve üç arkadaşının İngiltere’ye geçişi için Süleymaniye’nin Raperin Bağımsız İdaresi’ne bağlı Haciava ilçesindeki bir döviz bürosuna 3 bin 200 dolar bıraktığını anlatan Mamend, söz konusu büronun doğrudan sanık Beşdar ile çalıştığını söyledi.
Savcının, "Sanık kafesindeki bu kişi, telefonda konuştuğun kişi mi?" sorusu üzerine Mamend, Kasım 2021’deki faciadan önce Beşdar’ı yakından hiç görmediğini, bu nedenle kesin bir teşhiste bulunamayacağını ifade etti.
Mamend ayrıca, facianın ardından sanık Beşdar’ın kurban aileleriyle temasa geçerek uzlaşma teklif ettiğini belirtti ve mahkeme heyetine şunları söyledi:
"Sorunun çözülmesi ve şikayetçi olmamamız için ne talep edersek yapmaya hazırdı. Ancak aileler olarak bu teklifi reddettik."
Döviz bürosu sahibine soruşturma kararı
Mahkeme başkanı, kaçakçılık parasının alınmasında rol oynayan Haciava’daki döviz bürosu sahibinin şimdiye kadar sorgulanmamış olmasını şaşkınlıkla karşıladı.
Heyet, yargılamanın yeniden başlamasından önce söz konusu döviz bürosu sahibi hakkında soruşturma başlatılmasına hükmederek duruşmayı erteledi. Yeni duruşma tarihi, soruşturmanın tamamlanmasının ardından belirlenecek.
Yaklaşık beş yıldır yakınları için adalet arayan aileler açısından bu duruşma, uzun hukuk mücadelesinde yeni bir adım oldu.
Duruşma salonundan çıkarken konuşan kurban yakınlarından Rizgar Hüseyin, "Gücüm yettiği sürece onların hakkını almak için mahkemeye geleceğim" ifadelerini kullandı.

.webp&w=3840&q=75)

