Kobani (Rûdaw) - Suriye Yükseköğretim Bakanlığı, Kobani Üniversitesi’nin Halep Üniversitesi’ne, Rojava Üniversitesi’nin ise Fırat Üniversitesi’ne bağlanması yönünde karar aldı.
Alınan bu yeni karar, Kobani Üniversitesi öğrenci ve akademisyenlerinin sert tepkisine yol açtı. Ortak bir basın açıklaması yapan öğrenci ve öğretim görevlileri, üniversitelerinin özerkliğinin ve özgün yapısının korunmasını talep etti.
"Akademik geleceğimden endişeliyim"
Kobani Üniversitesi Kimya Bölümü 3. sınıf öğrencisi Fadıl Halil, alınan kararın eğitim hayatına dair kaygılarını artırdığını söyledi.
Fadıl Halil, duyduğu endişeyi şu sözlerle dile getirdi:
"Akademik geleceğimden endişe duyuyorum. Üç yıldır burada eğitim alıyorum. Ani bir kararla Halep Üniversitesi’ne gitmek istemiyoruz. Kobani Üniversitesi’nin olduğu gibi kalmasını, isminin korunmasını ve eğitimime burada devam etmeyi istiyorum."
"Haklarımızın gasbedilmesine karşıyız"
Biyoloji Bölümü 3. sınıf öğrencisi Hindrin Hac Mahmud da kararı kabul etmediklerini ve üniversitenin bağımsız statüsünü koruması gerektiğini ifade etti.
Tepkisini dile getiren Hindrin Hac Mahmud, şunları kaydetti:
"Kobani Üniversitesi’nin bağımsız bir kurum olarak değil, Halep Üniversitesi’nin sıradan bir birimi haline getirilmesini istiyorlar. Biz bunu kabul etmiyoruz; üniversitemizin mevcut yapısıyla eğitimine devam etmesinden yanayız. Öğrenciler olarak entegrasyona karşı değiliz ancak öğrenci haklarının belirsiz olduğu, haklarımızın yok sayıldığı, bunca akademik emeğimizin görmezden gelindiği bir entegrasyonu kesinlikle reddediyoruz."
"Kobani’nin özgün statüsü korunmalı"
Üniversitedeki akademisyenler açısından da kaygılar sadece idari işleyişle sınırlı değil. Öğretim görevlileri, Kobani Üniversitesi’nin Suriye’nin gelecekteki eğitim sisteminde sahip olduğu rolün ve konumunun korunması gerektiğini vurguluyor.
Kobani Üniversitesi Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Görevlisi Aras Hiso, konuya ilişkin şöyle konuştu:
"Halep Üniversitesi çatısı altında yer almaya prensipte karşı çıkmadık ancak Kobani bölgesinin özgün yapısı mutlaka gözetilmeliydi.
Üniversitenin tüm bölümleriyle birlikte, bir mutabakat zemininde ve akademik standartlara uygun biçimde entegre edilmesi gerekiyordu. Fakat maalesef bu süreç tepeden inme bir dayatmayla yürütüldü. Bu konunun yeniden ve ciddiyetle ele alınmasını bekliyoruz, zira ne öğrenciler ne de akademisyenler bu kararı kabul ediyor."


