Suriye’de YPJ’nin geleceği ne olacak? Şam’ın ‘polislik’ teklifine ret
Kamışlo (Rûdaw) - DSG’nin Suriye ordusuna katılım süreci devam ederken, Şam’daki geçici hükümetin YPJ bünyesindeki kadın savaşçılara sunduğu "polislik" teklifi karşılık bulmadı. YPJ komutanlığı, kadınların ordudan dışlanmasını reddederek askeri statülerini korumakta kararlı olduklarını bildirdi.
Rojava’da 2015 yılında kurulan ve IŞİD’e karşı yürütülen savaşta sahadaki aktif güçlerden biri olan Kadın Savunma Birlikleri (YPJ), Demokratik Suriye Güçleri (DSG) bünyesinde yer alıyor.
DSG’nin Suriye ordusuna (bir tugay ve üç tümen şeklinde) entegre edilmesi konusunda genel bir uzlaşı sağlanmış olsa da, Şam yönetimi kadın savaşçıların orduya katılmasına sıcak bakmıyor.
"YPJ her zaman var olacak"
YPJ’li keskin nişancı Stêrk Cûdî, savaş meraklısı olmadıklarını belirterek, "Bize saldırmayan kimseyle savaşmayız. Ancak müzakereler sürse de YPJ her zaman var olmaya devam edecektir. Dünyanın herhangi bir yerinde bir çocuk kuyuya düştüğünde kıyamet kopuyor ama Kürtlerin kanı döküldüğünde kimse ses çıkarmıyor" diyerek uluslararası topluma sitem etti.
Şam'ın 'polislik' formülü karşılık bulmadı
Suriye İçişleri Bakanlığı, 14 Mart’ta "Kadın Polis Akademisi"nin açıldığını duyurarak Kürt kadın savaşçıları bu yolla sisteme dahil etmeye çalıştı.
Ancak YPJ komutanlığı bu adımı "kadınları askeri ve siyasi alandan uzaklaştırma girişimi" olarak nitelendirerek reddetti.
1 Mayıs tarihinde Suriye Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra ile bir araya gelen YPJ heyeti, Şam’ın "kadınlar sadece polis olabilir" önerisine resmi olarak hayır cevabını verdi.
Bazı verilere göre, DSG bünyesindeki toplam savaşçı gücünün yaklaşık yüzde 35’ini kadınlar oluşturuyor.
"Mesele Kürtlerin kabul edilip edilmemesidir"
Silahlı mücadelenin sadece bir araç olduğunu ifade eden Stêrk Cûdî, asıl meselenin kimlik ve dil hakları olduğunu vurguladı:
"Silah kullanmayı seviyorum ve bu konuda yetenekliyim. Kendimi savunmak zorundayım. Silah elimde olmasa bile zihnimde her zaman olacak. Haklarımıza ve Kürtlüğümüze sahip çıkmalıyız. Bizim bir dilimiz var ve onu korumak zorundayız."
YPJ’li savaşçıya göre yaşanan tıkanıklık sadece kadınların statüsüyle ilgili değil; bu durum, yeni Suriye yönetiminin Kürt kimliğini ne düzeyde tanıyacağına dair temel bir sınav niteliği taşıyor.