Erbil (Rûdaw) - Bu yıl Avrupa’yı etkisi altına alan aşırı sıcaklar, adeta bir halk sağlığı krizine dönüştü. Haziran ayından bu yana kıta genelinde 20 binden fazla kişi hayatını kaybederken, uzmanlar "Avrupalılar sıcağa neden bu kadar savunmasız?" sorusuna yanıt arıyor.
İklim değişikliğiyle birlikte rekor seviyelere ulaşan hava sıcaklıkları, Avrupa’da korkunç bir bilançoya yol açtı. Sadece geçtiğimiz Haziran ayında yaşanan can kayıpları, bazı ülkelerde pandemi dönemindeki ölüm oranlarıyla yarışır hale geldi.
Belçika Sağlık Sözcüsü Annelies Wynant, tek bir günde 572 kişinin ölümüyle ilgili yaptığı açıklamada, "Koronavirüs dalgasından beri böyle bir tabloyla karşılaşmamıştık" ifadelerini kullanarak durumun ciddiyetini vurguladı.
Ölümcül istatistikler: Fransa zirvede
Avrupa genelindeki can kayıplarında 2 binden fazla kurbanla Fransa başı çekiyor. Fransa'yı yaklaşık 2 bin ölümle İspanya ve Almanya takip ederken; Hollanda’da 480, İngiltere’de ise 25’ten fazla kişi sıcak çarpması sonucu yaşamını yitirdi.
Sıcaklıklar Fransa’da 44.3, Almanya’da ise 41.7 dereceye kadar çıkarak tarihi rekorları altüst etti.
Avrupa neden sıcağa karşı savunmasız?
Ortadoğu veya Afrika gibi bölgelerde çok daha yüksek sıcaklıklarda hayat devam ederken, Avrupa’daki bu yüksek ölüm oranlarının arkasında yatan temel nedenler şunlar:
1. Yaşlı nüfusun yoğunluğu
Kurbanların büyük çoğunluğu 75 yaş ve üzeri bireylerden oluşuyor. Avrupa’nın demografik yapısı gereği yaşlı nüfus oranının yüksek olması, sıcak dalgalarının ölümcül etkisini artırıyor.
2. Klima ve soğutma altyapısının eksikliği:
Tarihsel olarak serin bir iklime sahip olan Avrupa ülkelerinde, evlerin büyük çoğunluğunda klima veya modern soğutma sistemleri bulunmuyor. Ani gelen sıcak hava dalgaları karşısında halkın kapalı alanlarda serinleme imkanı oldukça kısıtlı.
3. Isıyı hapseden mimari yapı
Avrupa’nın geleneksel mimarisi, kış aylarında ısıyı içeride tutmak (hapsetmek) üzere tasarlandı. Ancak bu yapılar, aşırı sıcaklarda adeta bir "fırın" etkisi yaratarak içerideki ısının dışarı çıkmasına engel oluyor.
4. Kültürel hazırlıksızlık ve nem faktörü
Kuzey ve Orta Avrupa halkı, genetik ve kültürel olarak aşırı sıcaklarla yaşamaya alışkın değil. Ayrıca, sahil ve nehir kenarlarındaki şehirlerde yükselen yoğun nem, vücudun terleme yoluyla soğumasını engelleyerek sıcak çarpmasını hızlandırıyor.
5. Yalnız yaşayanların dramı
En acı tablo ise sosyal izolasyonda yaşanıyor. Birçok yaşlı, binaların en üst katlarındaki dairelerde tek başına yaşıyor. Vücutlarının aşırı ısındığını veya susuz kaldıklarını (dehidrasyon) fark edemeyen bu kişiler, genellikle sıcak dalgası geçtikten günler sonra evlerinde cansız halde bulunuyor.
Uzmanlar, iklim krizinin bir sonucu olarak bu dalgaların daha sık ve şiddetli olacağı konusunda uyarırken, Avrupa’nın sadece enerji politikalarını değil, mimari ve sosyal yardım sistemlerini de yeniden gözden geçirmesi gerektiğini belirtiyor.



