Frankfurt (Rûdaw) - Almanya'da yaşayan Şırnaklı Kürt bir çift, çocuklarından koparılarak Türkiye’ye sınır dışı edildi. Yaşları 6 ay ile 3 arasında değişen üç çocuk ise Alman Gençlik Dairesi (Jugendamt) tarafından alıkonularak aileye verilmedi.
Şırnak’ın (Hezex) ilçesi nüfusuna kayıtlı olan Kaya ailesinin hayatı, 3 Haziran’da polisin kapılarına dayanmasıyla karardı.
Almanya’ya 2023 yılında sığınan ailenin iltica talebinin reddedilmesi üzerine, Alman makamları emsali görülmemiş bir karara imza atarak aileyi parçaladı.
Baba Metin Kaya: “3 Haziran’dan beri çocuklarımızı görmedik”
Yaşadıkları süreci Rûdaw muhabiri Abdusselam Akıncı’ya anlatan baba Metin Kaya, 2023 yılında umuda yolculukla Almanya’ya ulaştıklarını belirtti.
Kaya, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle dile getirdi:
"2023 yılında kaçak yollarla Almanya’ya geldik. Ben ve eşim geldiğimizde bir çocuğumuz vardı, orada iki çocuğumuz daha oldu. 3 Haziran günü bizi aniden hapse attılar ve o günden beri çocuklarımızı bir daha göremedik. Biz sadece çocuklarımızı geri istiyoruz. Ne telefonla görüşmemize ne de internet üzerinden onları görmemize izin veriyorlar. İnsan kendi çocuklarından bu şekilde koparılır mı? Tek talebimiz evlatlarımıza kavuşmak."
Anne Özlem Aydın: “Kalbimiz bu acıya dayanmıyor”
Çocuklarından koparıldıktan sonra İdil’e gönderilen anne Özlem Aydın, gözyaşları içinde Alman hükümetine ve kamuoyuna seslendi:
"Üç çocuğumuz var: Kumru Kaya (3), Agit Kaya (2) ve Lavin Kaya (6 aylık). Ben çocuklarımı istiyorum, başka hiçbir şey değil. Bir çocuk annesinden nasıl ayrılabilir? Henüz altı aylık olan bebeğimi kucağımdan aldılar. Kalbimiz bu acıya daha fazla dayanmıyor. Biz her şeyi kabul ettik, ne ceza verirlerse versinler ama çocuklarımızı bize geri versinler. Anne sevgisinden mahrum bırakılan o sabilerin suçu ne?"
Mülteci Konseyi: “Almanya’da böyle bir skandal görülmedi”
Frankfurt Mülteci Konseyi (Flüchtlingsrat) Genel Müdürü Timmo Scherenberg, olayı "hukuki bir skandal" olarak nitelendirdi.
Scherenberg, sınır dışı etme dairesinin çocukların durumunu tamamen görmezden geldiğini vurgulayarak şunları söyledi:
"Çocukların korunması amacıyla aileden alınması kararı, sadece çocuk refahından sorumlu uzman kurumların yetkisinde olmalı, sınır dışı dairesinin değil. Burada bir skandal yaşanıyor. Ebeveynler bir kez sınır dışı edildikten sonra çocukların aileye yeniden katılması fiilen imkansız hale getirildi. Anne ve baba artık Almanya’da değilse, Gençlik Dairesi (Jugendamt) ebeveynlerin davranışlarının düzelip düzelmediğini veya aile ortamının uygunluğunu nasıl değerlendirecek? Refakatli görüşmeler bile artık mümkün değil. Ailelerin bu şekilde parçalandığına dair raporları sadece ABD’den duyardık; Almanya’da böyle bir uygulamanın yapılabileceğini asla tahmin etmezdik."
Resmi Makamlar: “Çocukların yüksek yararı”
Hessen Eyaleti İçişleri Bakanlığı, Rûdaw’a yaptığı açıklamada, ailenin iltica talebinin 2025 sonunda kesin olarak reddedildiğini hatırlattı.
Frankfurt İdari Mahkemesi ise Şubat 2026’da aldığı kararda, "çocukların iyiliği ve güvenliği" (Kindeswohl) gerekçesiyle velayetin geçici olarak ebeveynlerden alındığını savundu. Ancak sınır dışı operasyonu sırasında çocukların anne-baba ile gitmesine izin verilmemesi, "insani hakların ihlali" tartışmasını başlattı.
Hukuki süreç devam ediyor
Ailenin avukatı, önümüzdeki günlerde mahkeme ve Gençlik Dairesi temsilcileri arasında bir duruşma yapılacağını belirtti.
Bu duruşmada, üç küçük çocuğun Almanya’da koruyucu aile yanında mı kalacağı yoksa Türkiye’deki anne ve babalarının yanına mı gönderileceği karara bağlanacak. Ancak çocukların oturum haklarının olmaması, sürecin belirsizliğini artırıyor.


