Haber Merkezi - Gazze kentinin batısındaki yerinden edilmiş sivillerin kaldığı kamplarda temiz suya erişim her geçen gün daha da zorlaşıyor. Bölgedeki su altyapısının büyük ölçüde tahrip olması nedeniyle yüz binlerce kişi, içme suyunu tankerlerle sağlamak zorunda kalıyor.
Kampta yaşayanlar güne, su tankerinin korna sesini duymayı bekleyerek başlıyor. Tankerin gelişi, temiz su alabilmek için verilen günlük yarışın başlangıcı anlamına geliyor.
Kadınlar ve çocuklar ellerinde bidon ve plastik su kaplarıyla kamp içinde uzun mesafeler yürürken, çok sayıda kişi de tankerin ne zaman geleceği belli olmadığı için uzun kuyruklarda bekliyor.
Kuzey Gazze'deki Beyt Lahiya'dan göç etmek zorunda kalan ve şu anda Gazze'nin batısındaki sahil kampında yaşayan Mervet Devas, temiz su bulmanın günlük yaşamlarının en büyük mücadelesine dönüştüğünü söyledi.
Devas, "Su tankeri her zaman gelmiyor. Bazen su alıp alamayacağımızı bile bilmiyoruz. Bidonlarımızı alıp kamp içinde uzun mesafeler yürümek zorunda kalıyoruz. Her gün temiz suya ulaşamıyoruz. Yaşadığımız zorluklar gerçekten çok ağır" dedi.
Tanker kampa ulaştığında ise onlarca kadın, çocuk ve genç, su tükenmeden payını alabilmek için boş bidonlarıyla tankere koşuyor.
Kampta yaşayan Muin Maruf da hayatlarının tamamen tankerlerin gelişine bağlı olduğunu belirterek, "Bu bizim günlük rutinimiz oldu. Tankerin korna sesini duymazsak su alma fırsatını kaçırabiliriz. O zaman ne içecek su bulabiliyoruz ne de temizlenebiliyoruz. Hayatımız böyle geçiyor" ifadelerini kullandı.
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) verilerine göre Gazze Şeridi'nde yaklaşık 1 milyon 100 bin çocuk her gün temiz suya erişim konusunda ciddi belirsizlik yaşıyor.
UNICEF, ailelerin yüzde 82'sinin su güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu, nüfusun yaklaşık yüzde 70'inin ise kişi başına günlük asgari ihtiyaç olarak kabul edilen 6 litre suya dahi ulaşamadığını bildiriyor.
Yaz sıcaklarının artması ve kamplardaki yoğunluğun sürmesi nedeniyle, çadırlarda yaşayan aileler için birkaç litre temiz su bulmak bile günlük yaşamın en zorlu mücadelesi haline gelmiş durumda.


