Haber Merkezi - İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze'de ateşkes sürecinin ikinci aşamasına geçilmesini öngören uluslararası planlara kapıyı kapattı. Haftalık kabine toplantısının açılışında konuşan Netanyahu, Hamas tamamen silahsızlanmadan İsrail ordusunun bölgeden çekilmeyeceğini ve operasyonların süreceğini ifade etti.
Netanyahu: Düzmece değil, gerçek bir silahsızlanma istiyoruz
Barış Kurulu'nun duyurduğu 15 maddelik yeni yol haritasını reddettiklerini belirten Netanyahu, şartlarını şu sözlerle dile getirdi:
"Silahsızlanma derken ağır ve hafif silahları, kısacası tüm silahları kastediyorum. Biz düzmece veya hayali bir silahsızlanmadan değil, gerçek bir silahsızlanmadan bahsediyoruz."
Hamas’ın silahsızlandırılması konusunda ABD yönetimiyle temas halinde olduklarını kaydeden Netanyahu, "Onların bazı fikirleri var ve bu fikirlerin bir kısmı bizim için kabul edilebilir, bir kısmı ise kabul edilemez nitelikte" diyerek Washington ile tam bir mutabakat sağlanmadığının sinyalini verdi.
Trump ve Mladenov "anlaşma tamam" demişti
İsrail’in bu sert çıkışı, uluslararası arenadaki "anlaşma sağlandı" açıklamalarıyla tezat oluşturuyor. Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Hamas’ın ikinci aşamaya yönelik ayrıntılı yol haritasını kabul ettiğini duyurmuştu. ABD Başkanı Donald Trump da benzer şekilde, Barış Kurulu'nun Hamas ve diğer silahlı gruplarla silah bırakma konusunda uzlaşıya vardığını ilan etmişti.
Hamas kanadı ise sürece olumlu yaklaştığını ancak temel şartlarının İsrail saldırılarının durması ve üzerinde anlaşılan hususlar için net bir takvim oluşturulması olduğunu yineledi. Filistinli gruplar, ikinci aşamanın ancak İsrail'in ilk aşamadaki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesiyle mümkün olabileceğini savunuyor.
Gazze Şeridi'nde 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesin ilk aşamasına; esir takası ve insani yardım sözlerine rağmen bölgedeki gerilim dinmedi. İsrail, şu an itibarıyla Gazze topraklarının yüzde 70'ini kontrol ediyor.
Diğer yandan, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi, bölgenin idaresini devralmak için tüm kurumsal hazırlıklarını tamamladığını açıklasa da İsrail’in çekilme şartlarındaki katı tutumu, sürecin bir kez daha tıkanma noktasına gelmesine neden oldu.



