Haber Merkezi - Suriye geçici hükümetinin Kürtlerin yönetimindeki eğitim kurumlarını devlet kontrolüne alma kararına yönelik tepkiler büyürken; bugün Rojava’nın Haseke kentinde öğrenciler, Kürtçenin anayasal olarak tanınmasını ve anadilde eğitimin korunmasını talep etti.
Rojava yönetimine yakınlığıyla bilinen Hawar Haber Ajansı'nın (ANHA) aktardığına göre, yaptıkları gösteride "Dilimizi istiyoruz" ve "Dilsiz yaşam olmaz" sloganları atan göstericiler, dil haklarının korunması ve kültürel kimliklerinin güvence altına alınması çağrısında bulundu.
Eyleme katılan el-Cebur aşiretinin danışmanlarından Ekrem Mahşuş, öğrencilerin taleplerini meşru ve tanınmayı hak eden talepler olarak nitelendirerek destek verdi.
ANHA'nın aktardığına göre Mahşuş, "Bugün buraya sizin meşru hakkınızı talep etmek için geldik. Bu, insan vicdanından doğan bir taleptir; kendi haklarımızı ve tüm öğrencilerin haklarını talep ediyoruz" dedi.
Bu gösteri, Şam yönetimi ile Kürt yetkililerin haftalar süren çatışmaları sona erdiren ve Rojava'nın askeri ile sivil kurumlarının Suriye devlet yapılarına entegrasyonu için çerçeve çizen ocak ayı anlaşmasını uygulamaya çalıştığı bir dönemde, Rojava'da Kürtçe eğitimin geleceğine dair tırmanan gerilimin ortasında gerçekleşti.
Kürt liderler, Rojava'daki on yılı aşkın özerk yönetim sürecinde elde edilen kültürel ve eğitsel hakları korumak amacıyla, dillerinin özellikle eğitim alanında anayasal olarak tanınmasını müzakerelerin merkezine koydu.
Protestolar, Suriye Yükseköğretim Bakanlığı'nın Kürtlerin kontrolündeki bölgelerde bulunan iki önemli üniversiteyi ülkenin devlet yükseköğretim sistemine dahil etme kararının ardından patlak verdi.
Bu ayın başlarında Kamışlo'daki Rojava Üniversitesi ile Kobani Üniversitesi, Kürt kimliklerinin, akademik özerkliklerinin ve mevcut eğitim yapılarının korunması konusunda ısrar ederek önerilen bu birleşmeyi reddetmişti.
“Birlikte kalmaya devam edeceğiz”
Bölge halkları arasındaki bir arada yaşama kültürünün önemini vurgulayan Mahşuş, "13 yıldır birlikteyiz ve birlikte kalmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Mahşuş sözlerine şunları ekledi:
"Arap bir sakin olarak kendi dilimi talep etmek benim hakkımdır; aynı şekilde dil haklarını talep etmek Kürtlerin de hakkıdır. Bizim dil talebimiz barışçıl ve medeni bir taleptir."
Yaşanan bu anlaşmazlık, Kürtlerin yönetimindeki bölgelerde yer alan kurumların Suriye'nin ulusal sistemine entegre edilmesi amacıyla ocak ayı sonlarında varılan mutabakatın ardından, Şam ile Kürtlerin öncülüğündeki Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi arasında süren daha geniş kapsamlı müzakerelerden kaynaklanıyor.
Dilin anayasal güvenceye alınması temel talep haline getirildi
Kürt temsilciler, on yılı aşkın özerk yönetim döneminde kurulan dilsel ve kültürel hakları korumak adına, Şam ile yürütülen müzakerelerde dilin anayasal güvenceye alınmasını ve eğitimde kullanılmasının garanti edilmesini en temel talep haline getirdi.
Geçtiğimiz ayın sonlarında üst düzey Kürt siyasetçi İlham Ahmed, Kürtçe eğitimin okullarda haftada birkaç saatle sınırlandırılması yerine Suriye anayasasıyla güvence altına alınması gerektiğini ifade etmişti.
Rojava'daki gelişmeler ve devam eden entegrasyon süreci üzerine Süleymaniye Üniversitesi'nde düzenlenen bir seminerde konuşan Ahmed, şu anda verdikleri mücadelenin amacının "Kürtçe eğitimin anayasada yer almasını sağlamak" olduğunu belirterek, "Bu bizim Kürtler olarak en doğal hakkımızdır ve kimse bunu bize bahşedilmiş bir lütuf gibi göremez" demişti.
Kürt yetkililer 2011 yılından bu yana Rojava’da, eski devlet müfredatının yerine Kürtçeyi eğitim dili haline getiren ayrı bir eğitim sistemi uyguluyordu.



