Haber Merkezi - Görevden uzaklaştırılan eski Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Van’da düzenlenen "Barışın Dili Hukuk ve Demokrasi Olmalı" konferansında, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yaptığı özel görüşmeyi anlattı. Özer, Bahçeli’nin silah bırakan PKK'lilere ve hukuki sürece dair yaklaşımlarını paylaştı.
Anka’nın akatrdığına göre görüşmede Bahçeli’nin silah bırakma yöntemine dair yaptığı değerlendirmeyi aktaran Özer, MHP liderinin "yakma" eylemini neden daha anlamlı bulduğunu şu sözlerle açıkladı:
"Hocam, silahların bırakılması işini ve bırakma biçimini çok takdir ettim. Neden dedim? Dedi ki: 'Silahları gömersen tekrar çıkarma durumu olabilir. Gelip teslim edersen biri seni teslim almış olur, sanki diz çöküyorsun. Ama yakarsan kendi iradenle yakıyorsun. Silah ortadan kalkıyor. Dolayısıyla ne diz çökme var ne de tekrar çıkarma ihtimali.”
“Ellerini kollarını sallayarak gelselerdi tutuklatmazdık”
Ahmet Özer, Bahçeli’nin silahlarını yakan PKK’li kadınlar üzerinden kurduğu bir hayalini de paylaştı. Bahçeli’nin kendisine, "Keşke o kadınlar silahları yaktıktan sonra ellerini kollarını sallayarak Türkiye’ye gelselerdi" dediğini ifade eden Özer, aralarında geçen diyaloğu şöyle sürdürdü:
"Ben de, 'Ama efendim, gelselerdi tutuklanırlardı' dedim. Bahçeli ise 'Hayır, onların tutuklanmasına izin vermezdik' yanıtını verdi."
“Bahçeli barış çağrısı yaptı, sekiz gün sonra ben tutuklandım”
Bahçeli’nin bu yaklaşımına rağmen kendi yaşadığı süreci "çelişkili" olarak niteleyen Özer, barış dilinin hakim olması gereken bir dönemde hapse gönderilmesini eleştirdi:
"22 Ekim’de Bahçeli barışla ilgili o tarihi çağrıyı yaptı. Sadece 8 gün sonra, 30 Ekim’de ben düzmece ve içi boş bir dosyayla tutuklandım. Bu aynı zamanda barış sürecine de zarar veren bir süreç haline geldi. İktidar ipe un seriyor, somut adım atmıyor. Güvenin sarsıldığı yerde her şey bunalıma gider."
“Silah bırakmak önemli ama kök sebep kürt sorunudur”
Konuşmasında barış sürecini desteklediğini yineleyen Özer, sadece silah bırakmanın kalıcı bir çözüm için yeterli olmayacağının altını çizdi:
“Silah bırakmak, Kürt sorununun çözümü demek değildir. Silahların bırakılması önemlidir, tarihseldir ve destekliyoruz. Ama kök sebep Kürt sorunudur. Bu sorunu çözemezseniz yarın başka sorunlar çıkar. Bugün CHP’ye ve belediyelere yönelik kayyum operasyonları barışa değil, çözümsüzlüğe hizmet eder."


.jpeg&w=3840&q=75)