Haber Merkezi - CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Antep'te çeşitli ziyaretler gerçekleştirdi.
Nizip ilçesi girişinde karşılanan Özel, programlarını düzenleyeceği otele geçerek burada önceki dönem il başkanları ve Antepli iş insanlarıyla basına kapalı görüştü.
Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlarla da otelin konferans salonunda bir araya gelen Özel, daha sonra Elmacı Pazarı'nda ve Gaziler Caddesi'nde esnaf ziyaretinde bulundu.
Özel, Balıklı Park'ta toplananlara hitaben yaptığı konuşmada, haklarını hukuk mücadelesi vererek aradıklarını belirterek, "Eninde sonunda ya biz bir şekilde bu haksızlığı püskürteceğiz, partimizi geri alacağız ve iktidar yürüyüşüne kaldığımız yerden devam edeceğiz ya da bizi böyle durdurmaya çalışanlar olursa biz iktidar yolculuğundan vazgeçmeyeceğiz, yolu takip edeceğiz gerekirse yeni bir yol açacağız." dedi.
CHP’de yaşananları “darbe” olarak niteleyen Özel, STK temsilcileriyle yaptığı toplantıda ANKA’nın aktardığına özetle şunları söyledi:
"Biz kurultay salonuna girdik. Her şey kendi seyrinde akarken böyle yukarıdan, soldan, arkadan üç beş belki 10 gencin bir sloganını duyduk. Sonra hani böyle saman alevi nasıl yayılır birden, bütün salona yayıldı, gün boyu susmadı, oylar kullanılırken dışarıdan aynı sesler geliyordu. ‘Delege, sokağın sesini dinle’ diye bir slogan, onbinlerce kişinin bir anda sahiplendiği bir hale geldi. Hani Tayyip Bey de çok merak ediyor ya kurultaya, onu dedi, bunu dedi ya... Sonra içeriden birilerinin bir takım meczupları, yalanları bilmem neleriyle bir tane kanıt olmadan kurultaya laf söylediler ya, o kurultayın nasıl kazanıldığını, sokak sokak, asansör asansör, berber berber, manav manav, taksi taksi, adım adım nasıl kazanıldığını biz hepimiz biliyoruz. Ve o sokağın sesini dinleyen delege, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir kere bir şey yaptı. Bir partinin genel başkanını seçimle değiştirdi. Yok daha önce, örneği yok. Ve o gün işte bizim hikayemiz başladı…
“CHP'nin içinde ne yaşanıyorsa bu CHP'nin içiyle ilgili değildir”
CHP'mizin belediye başkanlarına, önce 2 milyon diye yola çıkıp 15,5 milyon oyla seçtiğimiz cumhurbaşkanı adayımıza, kurumumuza, partimize, partimizin yönetimine ‘Bundan sonra bu iktidar yürüyüşünü durdurmak için ne yapılacaksa yapın’ diye yetkilendirilmiş birileri ellerindeki yargı gücünü kötüye kullanarak yani darbeyi asker kamuflajıyla değil, savcı cübbeleri ile başlatarak saldırıya başladılar. Ne yaşanıyorsa o günden bugüne; CHP'nin belediyesinde ne yaşanıyorsa, CHP'nin içinde ne yaşanıyorsa bu CHP'nin içiyle ilgili de değildir, belediye başkanıyla ilgili de değildir. Bu bizim içimizdeki bir mesele değildir. Bu mesele milletin iktidarı değiştirme kararıyla bu karara direnenlerin, demokrasi ile gelip otokrasiye yönelenlerin, millete ‘Beni seçersen baş tacısın, beni seçmezsen artık benim seninle işim yok. Senin iradeni milli irade olarak görmüyorum, senin iradeni kirli bir irade olarak görüyorum. Senin tercihini saymıyorum. Beni değil onu seçtiysen ben artık senin demokrasi ile getirdiğin ama götüremeyeceğin bir noktaya geldim’ diyenlerin milletle kavgasıdır.
Biz CHP olarak verdiğimiz mücadeleyi bir partinin mücadelesi olarak değil; bırakın bir partinin iç mücadelesi, bir partinin dışarıya mücadelesi de değil; Cumhuriyet’i Cumhuriyet yapan en önemli şey olan sandığı koruma mücadelesi olarak görüyoruz. Birileri eğer sandığa varma umudunu, sandığa girecek adayı, sandığa gidecek partiyi, sandığa gidecek partinin genel başkanını yargı kararlarıyla değiştirebiliyorsa orada yapılan seçimin göstermelik bir seçime dönüşmesine karşı bir mücadele veriyoruz.
“CHP’de bir tane dış mihrak varsa o da sensin”
Biz bir yandan bunları yapmak için uğraşırken, bir yandan bizimle uğraşan Erdoğan bugün de döndü ve CHP için diyor ki ‘Efendim içlerinde bir şey var, biz hiçbir yerinde yokuz.’ Yemin ederim neresinde biliyor musunuz? Tam göbeğinde. Senin işin ne? Biz burada yapmışız partimizde kurultayımızda. Ardından ihtiyaç duyulmuş olağanüstü kurultayda geçerli oyların tamamını almışız. Sürekli bizimle uğraşan, davalar açtıran, davaları o adalet celladına yakından takip ettiren ve en sonunda da daha karar açıklanmadan hemen önce ‘İnşallah memleketimiz çok yakında hak ettiği gibi bir muhalefete kavuşacak’ deyip CHP'nin kurultayını iptal ettiren, diyor ki ‘Hiçbir yerinde yokum.’ Bugün de çıkmış ‘İnşallah CHP dış mihraklar tarafından içine sokulanlardan kurtulacak’ diyor. Vallahi CHP’de bir tane dış mihrak varsa o da sensin. Senin parti üstünde yaptığın hesaplar. ‘Dış mihrakların tercih ettiği yönetici’ dediği memlekete Amerika’nın büyükelçisi geliyor, diyor ki ‘Vallahi Trump, çok akıllı adam’ diyor. ‘Erdoğan’la anlaşacak’ diyor. ‘Onda olmayanı verecek, onda olanların hepsini alacak’ diyor. ‘Onda olanların hepsi’ dediği nadir toprak elementlerini diyor. Bizim buradaki işte Ordu’nun, Giresun’un yüzde 80’i madenlere açılmış, madenleri maden ruhsatlarını diyor. Altınları diyor, Kaz Dağı’nın altındaki altınları diyor. Diyor ki ‘Erdoğan’dan her şeyi alacak.’ ‘Uçak siparişini’ diyor, 250 tane. Ucuzu varken Amerika’dan pahalıya doğalgaz almayı söylüyor. Her şeyi alacak diyor ‘Ona olmayanı verecek’ diyor. Ne olmayan? Olmayan meşruiyet. Buradan, ‘Dış mihrakların tercih ettiği CHP’deki kişiler’ diyene diyorum ki: Dış mihrakların tercih ettiği birisi varsa o da memleketin başında tutmak için bin türlü plan yapıp bunu da açıktan söyleyen Amerika’dır, Trump’tır, sen Trump’ın hesabısın. Biz milletin hesabıyız.
“And olsun ki biz bu oyunu bozacağız”
Biz binadan çıktık, millete sığındık. Bugün geldik Gaziantep’in vicdanına sığındık. Milletle birlikte yürümeye devam edeceğiz. Hem partililerimizi hem vatandaşlarımızı bir konuda bir kez daha uyarmak, hatırlatmak isterim. Bugün CHP’de bir iç çekişme, bir iç tartışma yoktur. Bugün AK Parti’nin yargı kolları eliyle CHP'de hukuksuz bir işgali vardır. Bizimle yarışmaktan korkanlar partimize butlan atayarak, kayyım atayarak partimizi adaysızlaştırmanın, kurumsuzlaştırmanın, lidersizleştirmenin hesabı içindedirler. Bu yüzden biz bundan sonra meseleyi bir kez daha ifade ederim ki Erdoğan’la milletin iktidarı değiştirme umudu arasında görüp partimizde tüm hukuki süreçleri sonuna kadar işletip Gazi’nin kurduğu, emanet ettiği partiye sonuna kadar sahip çıkıp ama Erdoğan’ın hesabı, birilerinin hesabıyla uyuşacaksa ve bu parti baş aşağı çakılmak üzere bir kötü planın parçası yapılmaya çalışılacaksa hele hele bu partinin önümüzdeki dönem Erdoğan’ın iktidarının bir dönem daha sürmesi planının parçası halinde bu parti üzerinde bir takım oyunlar oynanacaksa söylüyorum: ‘Biz bu oyunu bozacağız.’ Biz bu oyunu bozacağız. And olsun ki biz bu oyunu bozacağız. Bu oyunu Gazi’nin adını taşıyan Gaziantep’ten ilan ediyorum, bu milletle birlikte bu oyunu bozacağız. Ya bir yol bulacağız ya yeni bir yol açacağız ama eninde sonunda bu iktidarı değiştirip Gazi’nin partisini tekrar iktidar yapacağız. Söz veriyorum."

