Haber Merkezi - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Hele hele istismara tevessül etmemelidir" dedi.
Erdoğan, Türkiye Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kabine toplantısının ardından açıklama yaptı.
Çatışma, gerilim ve kavga alanlarında olmadıklarını ifade eden Erdoğan, "Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz. Şunu bir kere daha açıkça ifade etmek isterim, kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız, hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. Her zaman söylüyorum, adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti'dir” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, hiçbir insanı diğerinden ayırmadıklarının altını çizerek, "Bilhassa Alevi canlarımızla çok yakından ve samimiyetle ilgilendik. Cumhuriyet tarihinde, daha önce hiç atılmayan, gündeme dahi gelmeyen reformları biz hayata geçirdik” diye konuştu.
Herkesin kendi kimliğini ifade etmesinin, kendi kültürünü, kendi yaşam tarzını, kendi inancını özgürce yaşamasının önünü açtıklarını belirten Erdoğan, 2022'de kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile çok önemli bir ihtiyacı, kurumsal anlamda gidermiş olduklarına dikkati çekti.
“Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi çok daha büyük bir yanlıştır”
Başkanlığın ülke genelindeki 1134 cemevinin aydınlatma giderini karşıladığını, son 3 yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdiklerini aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
“Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp 'kavgada yumruk sayılmaz' mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi çok daha büyük bir yanlıştır. Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş, eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Hele hele istismara tevessül etmemelidir. Nifak siyaseti bu ülkeye geçmişte sadece zarar vermiştir. Kutuplaştırma siyaseti bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır. Bunların tekrarlanmasına Allah'ın izniyle müsaade etmeyiz. Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız. Böyle bir siyasete, ne prim veririz ne de geçit veririz."


