Siverek (Rûdaw) - Kürt siyasetinin önemli isimlerinden Faik Bucak, ölümünün 60. yılında Urfa'nın Siverek ilçesinde mezarı başında düzenlenen törenle anıldı. Anmaya, aile üyelerinin yanı sıra çok sayıda siyasi parti temsilcisi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve Kürt siyasetçi katıldı.
Faik Bucak ailesinin ev sahipliğinde düzenlenen anma programı, Bucak'ın mezarı başında Fatiha okunması ve saygı duruşuyla başladı.
Törende Faik Bucak'ın yol arkadaşlarından Şakir Epözdemir, Bucak ile olan siyasi çalışmalarını ve Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi Genel Sekreterliği görevini üstlenme sürecini anlattı.
Faik Bucak'ın büyük oğlu Serhat Bucak da telefon bağlantısıyla programa katılarak bir mesaj verdi.
Anma programında, Faik Bucak'ın torunu ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Serra Bucak, HAK-PAR Genel Başkanı Düzgün Kaplan, PSK Genel Başkanı Bayram Bozyel, Kürdistan Yurtseverler Partisi (PWK) Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Can Azbay ve Vahit Aba, Kürtçe Dil Platformu Sözcüsü Şerefxan Cizîrî ile Urfa Barosu Başkanı Abdullah Öncel, Faik Bucak'ın yaşamı ve mücadelesine ilişkin konuşmalar yaptı.
Ayrıca DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ile çeşitli siyasetçi ve aydınların gönderdiği mesajlar da törende okundu.
Program kapsamında Faik Bucak'ın kendi sesinden bir şiiri de dinletildi.
Epözdemir: Faik Bucak Kürtlerin babasıydı
Kürt yazar ve siyasetçi Şakir Epözdemir, Faik Bucak’ın Kürt toplumu üzerindeki etkisini “Bavê Kurda” (Kürtlerin Babası) nitelemesiyle dile getirdi.
Bucak’ın liderlik vasıflarının Kürt siyasi tarihindeki yerinin doldurulamaz bir değerde olduğunu vurgulayan Epözdemir, suikast sonrası yaşanan toplumsal üzüntüyü Diyarbakır’da görev yaptığı günlerden çarpıcı bir örnekle anlattı.
Epözdemir, o dönem devlet kademelerinde görev yapan Kürtlerin dahi Bucak’ın kaybını derin bir yasla karşıladığını belirterek, dönemin postaneler müdürünün kendisine Kürtçe, "Faik Bucak Kürtlerin babasıydı" diyerek gözyaşı döktüğünü ve Bucak’ın toplumu her kesimiyle birleştiren efsanevi bir figür olduğunu ifade etti.
“Mele Mustafa Barzani’den sonra Kürtlerin en stratejik liderlik figürü”
Suikast sonrası hastanede yaşanan ihmallere de dikkat çeken Epözdemir, Bucak’ın tıbbi olarak kasıtlı bir sahipsizlikle karşı karşıya bırakıldığını söyledi.
“Neden o gece kapısında kimse nöbet tutmadı, neden doktorlar ve yetkililer gerekli müdahaleyi yapmaktan kaçındı?” sorularını soran Epözdemir, Faik Bucak’ın Mele Mustafa Barzani’den sonra Kürt tarihindeki en stratejik liderlik figürü olduğunu vurguladı.
Bucak’ın yerinin halen doldurulamadığını belirten Epözdemir, bir toplum için gerçek bir liderin öneminin her şeyden üstün olduğunu ve onun gidişiyle Kürt siyasetinde bugün dahi hissedilen büyük bir boşluk oluştuğunun altını çizdi.
Serra Bucak: Yaşasa bu onur mücadelesinin bir parçası olurdu
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Serra Bucak, dedesinin Kürt halkının hafızasında silinmez bir iz bıraktığını vurguladı.
Dedesiyle şahsen tanışma fırsatı bulamamış bir torun olmanın burukluğunu dile getiren Bucak, "Onu tanımadık ama hikâyelerini, mücadelesini ve şiirlerini hep dinleyerek büyüdük. O, ailesi için bir dede olmanın ötesinde, bu halkın kimlik ve varlık mücadelesinin en önemli öznelerinden biriydi" dedi.
Faik Bucak’ın 60 yıl önce "devletin karanlık güçleri" tarafından katledilmesinin Kürt tarihindeki sistematik bir politikanın parçası olduğunu belirten Serra Bucak, bu mücadelenin bugün Kürt gençlerin omuzlarında yükseldiğini ifade etti.
Bucak, "Dedem bugün yaşasaydı, Kürt gençlerinin fedakârlıklarıyla yürüyen bu onur mücadelesinin muhakkak bir parçası ve takipçisi olurdu. Bu, yüzyılı aşkındır kendi ülkesinde sürgün edilen, yok sayılan bir halkın hakikatidir" diyerek, davanın sadece bir anmadan ibaret olmadığını, onurlu bir barışa giden yolun kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
Serra Bucak, konuşmasını dedesi Faik Bucak’ın şahsında, demokrasi, özgürlük ve Kürt kimliği uğruna yaşamını yitiren tüm isimleri saygıyla anarak ve artık bu topraklarda kimsenin bedel ödemek zorunda kalmadığı bir gelecek temennisiyle sonlandırdı.
Abdullah Öncel: "Faik Bucak bir hukuk ve adalet öncüsüydü"
Urfa Barosu Başkanı Abdullah Öncel, Faik Bucak’ın sadece bir siyasi lider değil, aynı zamanda Urfa Barosu’na kayıtlı çok kıymetli bir hukukçu olduğunu vurguladı. Bucak’ın avukatlık ve hakimlik yaptığı dönemlerde adaleti ve mazlumun hakkını her şeyin üstünde tuttuğunu belirten Öncel, "Faik Bucak’ın kaleminden dökülen her kelime, savunduğu her dava, bugün biz hukukçular için birer pusula niteliğindedir. O, hukuku halkın hizmetine sunan bir dahiydi" dedi.
Assasinationın üzerinden 60 yıl geçmesine rağmen adaletin tam manasıyla tecelli etmediğine dikkat çeken Öncel, faili meçhul cinayetlerin Türkiye’nin hukuk tarihindeki en büyük yarası olduğunu ifade etti. Öncel, "Bucak’ın katledilmesi, aslında Kürt halkının adalet arayışına vurulmuş bir darbeydi. Urfa Barosu olarak, onun mirasını savunmaya ve hukukun üstünlüğü mücadelesini sürdürmeye kararlıyız" şeklinde konuştu.
Düzgün Kaplan: "Onun siyasi vizyonu bugünümüze ışık tutuyor"
HAK-PAR Genel Başkanı Düzgün Kaplan, Faik Bucak’ın Kürt ulusal mücadelesinin en zorlu dönemlerinde sorumluluk alarak Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi’nin (T-KDP) kurucu liderliğini üstlendiğini hatırlattı.
Bucak’ın siyasi öngörüsünün ve ulusal birlik vurgusunun bugün dahi güncelliğini koruduğunu belirten Kaplan, "Bucak, Kürtlerin kendi kimlikleriyle, onurlarıyla ve haklarıyla var olması için bir yol açtı. Bizler bugün o yolda yürüyoruz" dedi.
Faik Bucak’ın tasfiye edilmek istenmesinin nedeninin, Kürtler arasında oluşturduğu güçlü birlik ruhu olduğunu savunan Kaplan, "Karanlık güçler, bir halkın uyanışını onun şahsında hedef aldılar. Ancak bugün burada toplanan kalabalık, Bucak’ın fikirlerinin öldürülemediğinin en büyük kanıtıdır. Onun davası, federal ve özgür bir geleceğe olan inancımızda yaşamaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.
Bayram Bozyel: "Bucak, geçmiş ile gelecek arasında bir köprüdür"
PSK Genel Başkanı Bayram Bozyel, Faik Bucak’ın şehadetinin 60. yılında dahi bu kadar büyük bir saygıyla anılmasının, onun halkının kalbinde nasıl bir taht kurduğunun göstergesi olduğunu söyledi.
Bucak’ı "aydınlık bir zihin ve cesur bir yürek" olarak tanımlayan Bozyel, "Bucak, Mele Mustafa Barzani’nin başlattığı büyük yürüyüşün Kuzey’deki en önemli temsilcisi ve bu mücadeleyi yarınlara taşıyan bir köprüydü" dedi.
Kürt siyasetinin geçirdiği tüm evrelerde Faik Bucak gibi entelektüel derinliği olan liderlere duyulan ihtiyacın her geçen gün daha fazla anlaşıldığını belirten Bozyel, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Onun katledilmesiyle sadece bir lideri değil, bir halkın geleceğine yön verecek bir strateji ustasını da kaybettik. Ancak onun ektiği tohumlar bugün dört parça Kürdistan’da yeşermiştir. Faik Bucak’ın anısı, Kürt halkının özgürlük yürüyüşünde daima bir meşale gibi önümüzü aydınlatacaktır."
PWK: Faik Bucak Kürt siyasetinin öncü isimlerindendi
Mezarı başında konuşan PWK Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Can Azbay ise Faik Bucak'ın modern Kürt siyasetinin en saygın isimlerinden biri olduğunu belirterek, Bucak'ın yalnızca bir siyasetçi değil, aynı zamanda hukukçu, şair ve Kürt ulusal mücadelesinin öncü kadrolarından biri olduğunu söyledi.
Azbay, Faik Bucak'ın 1960 askeri darbesinin ardından yürütülen operasyonlar kapsamında Sivas Kampı'na sürgün edildiğini, daha sonra ise 1966 yılında uğradığı suikast sonucu hayatını kaybettiğini hatırlattı.
Konuşmasında PWK'nin kendisini Faik Bucak ve Kürdistan özgürlük mücadelesinin mirasçısı olarak gördüğünü ifade eden Azbay, Bucak'ın mücadelesini sürdürme kararlılığını yineledi.
Törenin sonunda Faik Bucak'ın oğlu Sertaç Bucak, Kürtçenin Kurmanci ve Kırmancki (Zazaki) lehçelerinde katılımcılara teşekkür etti.
Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi’nin (T-KDP) kurucu genel başkanı, eski hâkim Av. Faik Bucak, vefatının 60. yılında Urfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Asri Mezarlığı’ndaki kabri başında anıldı.
— Rudaw Türkçe (@RudawTurkce) July 5, 2026
Törene ailesi, Kürt partilerin temsilcileri, hukukçular, sivil toplum temsilcileri… pic.twitter.com/ANrUUriWUG



