Haber Merkezi - Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, “Meclis’te çıkarılacak yasalarla artık bu iş tamamen geride kalacak, ülkede birlik, beraberlik hakim olacak" dedi.
Numan Kurtulmuş, Şırnak’ın Cudi Dağı Sefine bölgesinde düzenlenen "Hz. Nuh'u Anma Merasimi"nde konuştu.
Kurtulmuş, burada yaptığı açıklamada sürece ilişkin önemli mesajlar verdi. Sürecin yaz bitmeden yeni adımlarla ilerleyeceğini belirten Kurtulmuş, çözüm sürecinin kısa süre içinde yeni bir aşamaya taşınacağını ifade etti.
"Şimdi Allah'ın izniyle, bu yaz ayları bitmeden de bu raporun gereği olan işler yapılacak. Terör örgütünün silahlarını tamamen bırakması, tasfiyesi ile birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde çıkarılacak yasalarla birlikte artık bu iş tamamen geride kalacak; bu ülkede birlik ve beraberlik hakim olacak” ifadelerini kullanan Kurtulmuş, şöyle konuştu:
“Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın ve bütün insanların Rabbi olan, arşın ve kürsünün, kainatın ve mükevvenatın maliki olan yüce Allah'ın kulları, aziz Müslümanlar; hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Hoş geldiniz, safalar getirdiniz…
Geçmişimiz birdir, geleceğimiz birdir, kaderimiz birdir, bugünümüz de birdir. Bizi bizden ayıracak hiçbir şey yoktur. Bizim örfümüz birdir, adetimiz birdir, kullandığımız kelimeler birdir, cümlelerimiz birdir, yasımız birdir, düğünümüz, halayımız birdir. Bu kadar çok birliğin içerisinde, vahdetle, birlik içerisinde Allah'ın ipine, kardeşliğe sarılarak çok daha güçlü olacağız inşallah.
“Günlük 80.000 varil seviyesini aşıldı”
Değerli kardeşlerim, geçtiğimiz yıl yaz aylarında yine Şırnak'taydık. Gabar Dağı'nda petrolün çıkartıldığı o güzel törene 40'a yakın milletvekili arkadaşımızla katıldık. Çok şükür bugün 80.000 varil seviyesini aşmış bir petrol üretimiyle Şırnak, Gabar şenlenmiş oldu. O dağlarda bir zamanlar, bırakın petrol çıkarmayı, insanların piknik yapması, yürümesi, oradan geçmesi bile mümkün değildi. Çok şükür bugün buradayız, Fethinuh'ta, Nuh Aleyhisselam'ın manevi gölgesinde inşallah fevkalade güzel bir törenle andığımız Nuh Aleyhisselam'ı anma törenlerinde buradaydık.
Herhalde binlerce, belki on binlerle ifade edilecek kardeşimiz bu törenlere katıldı. Allah ömür ve imkan verirse, şu yukarıda temellerini gördüğünüz, direklerini gördüğünüz cami inşallah yarın, önümüzdeki sene burada kutlayacağımız törenlerle açılacak. Orada da Fatihalarla namazlarımızı kılacak, dualarımızı edeceğiz.
Bir şey daha söylemek istiyorum: Allah ömür verirse, önümüzdeki sene burada yapacağımız törenleri de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin tam himayesini alarak bundan sonraki yıllarda da geleneksel olarak devam etmesini sağlayacağız.
“Artık bu dağlarda ağıtların sesleri yükselmeyecek”
Değerli kardeşlerim, artık bu dağlarda teflerimizden yaslar, ağıtların sesleri yükselmeyecek. Artık bu topraklarda, şarkılarımızda analarımızın ağlamaları, gözyaşlarıyla iniltileri türkülerimize, ağıtlarımıza karışmayacak. Bu dağlarda, bu ovalarda, bu şehirlerde, Türkiye'nin her bir karışında sadece ve sadece kardeşlik türküleri söyleyeceğiz, halaylar çekeceğiz, birliğimizi ifade edeceğiz, dirliğimizi ifade yapacağız.
Şimdi, bir zamanlar buralara insanların giremediği, maalesef annelerin gözleri yaşlı bir şekilde evlatlarının akıbetini aradığı dağlar, artık barışın, kardeşliğin, insanlığın, huzurun ve hep birlikte, birlikte inşa edeceğimiz geleceğin inşa edildiği topraklar olacak.
Geçtiğimiz yaz yine hep beraber takip ettiniz; bu meselenin ortadan kaldırılması, milli dayanışma, kardeşlik ve demokrasinin bütün imkanlarıyla tesis edilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde fevkalade önemli bir çalışmayı yaz ayları boyunca zor ama başarılı bir müzakere sürecini gerçekleştirmiş olduk.
Bütün siyasi partiler hemen hemen bir araya geldiler. Komisyonda 50 üyemizin tamamı Türkiye'nin her yerinden, sizden, Şırnak'tan da gelenler oldu onların da görüşlerini dinledik. Uzun süren, ihtimamlı, sabırlı, özenli bir çalışma sonunda, bildiğiniz gibi bir rapor ortaya çıktı. O raporda bütün partilerin ittifakıyla bir yol haritası ortaya konulmuş oldu. Şimdi Allah'ın izniyle, bu yaz ayları bitmeden de bu raporun gereği olan işler yapılacak. Terör örgütünün silahlarını tamamen bırakması, tasfiyesi ile birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde çıkarılacak yasalarla birlikte artık bu iş tamamen geride kalacak; bu ülkede birlik ve beraberlik hakim olacak.
“Kürdü Türk'ten ayırt eden hiçbir kültürel ve inanç özelliği yok”
Kürdün de Rabbi bir, Türkün de Rabbi bir. Kürdü Türk'ten ayırt eden hiçbir kültürel ve inanç özelliği yok. Şimdi artık bizim Kürt Ahmet'le Türk Mehmet yan yana aynı okulun sınıfında olacak, aynı fabrikada çalışacak, aynı ülkenin evladı olacak, hep beraber daha ileriyi hazırlamak için mücadele edecek. Tekraren söylüyorum: Selahaddin Eyyubi'nin çocuklarını Kılıçarslan'ın, Alparslan'ın çocuklarından ayırt eden hiçbir şey yoktur. Ahmedi Hani'nin, Molla-i Ceziri'nin, Faki-yi Teyran'ın fikirleriyle Yunus Emre'nin, Mevlana Celaleddin'in fikirleri arasında bir harf miktarı farklılık yoktur. Böylesine büyük bir birliği ve beraberliği elin oğlunun ekmeğine yağ sürmek için hiçbir şekilde kaybetmeyeceğiz. Kardeşliğimizi gözümüzün içi gibi koruyacağız. Birliğimizi, beraberliğimizi, dirliğimizi gözümüzün içi gibi koruyacağız. Biz bir oldukça, birlikte oldukça, hep beraber kardeşlikle kalplerimiz yoğruldukça, Allah'ın izniyle bir daha inanıyorum ki bu memleketin hiçbir yerinde hiçbir evladı terörle karşılaşmayacak, hiçbir insanımız terörün mağduru asla olmayacak. Bu vesileyle buradan bir kez daha, inşallah önümüzdeki dönemde çok daha güçlü gelişecek olan bölgesel kalkınmanın da bir unsuru olan Şırnak ilimizde kardeşliği, barışı, birlikte yaşamanın iradesini hep beraber ortaya koyuyoruz. Ortaya koyuyor muyuz? Hep beraber birlikte, barış içinde, kardeşçe yaşamaya var mıyız? İnşallah. Allah birliğimizi, dirliğimizi daim etsin.”



