Haber Merkezi - CHP Grup Başkanı Özgür Özel, eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davaları takip etmek üzere Silivri Cezaevi'ne giderek açıklamalarda bulundu.
İmamoğlu'nun aynı gün 3 ayrı dava duruşmasının görülmesine tepki gösteren Özel, “Burada yapılan gürültüye getirmek, değersizleştirmek, önemsizleştirmek ve aslında çoktan verilmiş kararın buradaki yargılamada kendini savunanın sözünün hiçbir değerinin olmadığını, eşzamanlı olarak bir kişiyi 3 yerde birden yargılamanın aslında bütün gücün, talimatın bir yerde geldiğinin ve buradan hepimize söylenen şey şu; 'Hiç boşuna uğraşmayın, biz kararı çoktan verdik. Bundan sonrası bizim bileceğimiz iştir' demektir” diye konuştu.
İmamoğlu hakkında aynı gün içinde görülen üç ayrı davayı "adalete meydan okuma" olarak nitelendiren Özel, yargılama sürecinin siyasi bir talimatla yürütüldüğünü savundu.
Silivri’de vatandaşlara seslenen Özel, eş zamanlı yürütülen hukuki süreçlerin savunma hakkını kısıtlamaya yönelik olduğunu öne sürdü.
İmamoğlu’na yönelik iddiaların çeşitliliğine dikkat çeken Özel, bu durumu mevcut yönetimin duyduğu endişenin bir yansıması olarak değerlendirdi. Konuşmasında birlik ve beraberlik mesajı veren Özel, şahıslardan ziyade ortak hedefin önemine vurgu yaparak, mücadelenin temel amacının iktidar değişimi olduğunu belirtti.
Adaylık tartışmalarına da değinen Özel, isimlerin bir öneminin olmadığını, muhalefetin uzlaşacağı bir ismin eninde sonunda Cumhurbaşkanı seçileceğini dile getirdi. "Yol, yolcudan uludur" ifadesini kullanan Özel, demokratik bir değişimle mevcut iktidarın sona ereceğine olan inancını paylaştı.
Ekrem İmamoğlu’nun bugün görülen 3 ayrı dava duruşmasını takip edenler arasında yer alan Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor da yargı süreçlerine ilişkin eleştirilerini dile getirerek Adalet Bakanlığı'na yönelik değerlendirmelerde bulundu.
“Türkiye'de yargı bağımsızlığındaki gerilemeyiş yerinde görmek istiyoruz”
ANKA’nın aktardığına göre Amor şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Ankara'da NATO Zirvesi düzenlenirken aynı kişinin üç ayrı davada aynı gün savunma yapmak zorunda bırakılması tesadüf değildir. İstatistiksel olarak bunun bağımsız bir yargı sisteminde gerçekleşmesi mümkün değildir. Zaten burada bulunmamızın nedenlerinden biri de budur.
Bugün Avrupa Parlamentosu ve Avrupa'daki Sosyal Demokrat aile adına dayanışmamızı göstermek ve Türkiye'de yargı bağımsızlığındaki gerilemenin hangi noktaya ulaştığını yerinde görmek istiyoruz.
Dakikalar önce Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasının gelecek yılın ilk günlerine ertelendiğini öğrendik. Aynı zamanda bugün üç farklı davada savunma yapmak zorunda bırakıldı ve bu davalardan bazılarının 9 Temmuz'a kadar sonuçlandırılması hedefleniyor.
Gerçekten, Türkiye dışında herhangi biri bu yargının bağımsız olduğuna inanabilir mi? Eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ve mevcut Adalet Bakanı Akın Gürlek'in atanmasının ne anlama geldiğini hepiniz biliyorsunuz. Akın Gürlek hiçbir demokratik reformun parçası olamaz. Çünkü Ekrem İmamoğlu'nun siyasi rekabetten uzaklaştırılması sürecinde siyasi bir araç olarak kullanıldı. AK Parti'nin seçimlerde başaramadığını yargıyı ve savcıları kullanarak gerçekleştirmeye çalıştılar.”



