Haber Merkezi - Urfa Barosu, Bediüzzaman Said-i Kürdi'nin mezarının 1960 darbesinin ardından açılarak naaşının bilinmeyen bir yere götürüldüğünü hatırlatarak, kayıp naaşın bulunup Urfa'daki mezarına iade edilmesini istedi.
Urfa Barosu, Bediüzzaman Said-i Kürdi'nin naaşının 12 Temmuz 1960'ta mezarından çıkarılmasının 66. yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, Said-i Kürdi'nin 23 Mart 1960'ta Urfa'da hayatını kaybettiği ve Halil-ür Rahman Dergâhı Camii avlusuna defnedildiği, ancak defnedilmesinden 111 gün sonra 27 Mayıs darbesini gerçekleştiren yönetim tarafından mezarının açılarak naaşının bilinmeyen bir yere götürüldüğü belirtildi.
Baro, olayın arka planında dönemin darbe yönetiminin Said-i Kürdi'nin Urfa'ya defnedilmesine tepki gösterdiğini savundu. Açıklamada, 20 Haziran 1960 tarihli Bakanlar Kurulu toplantı tutanaklarına atıf yapılarak, dönemin Milli Birlik Komitesi Başkanı Cemal Gürsel'in Urfa'nın "yarın Kürtlüğün merkezi haline geleceği" yönünde ifadeler kullandığı ve naaşın nakledilmesini istediğinin tutanaklara yansıdığı öne sürüldü.
Açıklamada ayrıca, darbe yönetiminin daha sonra Said-i Kürdi'nin kardeşi Abdülmecid Nursi'ye zorla dilekçe imzalattığı ve resmi kayıtlarda naaşın Isparta'ya defnedildiğinin belirtildiği ifade edildi.
Urfa Barosu: Said-i Kürdi'nin kayıp naaşı mezarına iade edilsin
— Rudaw Türkçe (@RudawTurkce) July 14, 2026
Haber >>> https://t.co/dhOWYrGvDS pic.twitter.com/wxCu4nTEMg
Urfa Barosu, 2017 yılından bu yana Said-i Kürdi'nin kayıp naaşının akıbetinin ortaya çıkarılması için adli ve idari girişimlerde bulunduklarını, iç hukuk yollarının tükenmesinin ardından iki kez Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurduklarını bildirdi.
Baro açıklamasında, "Merhum Said-i Kürdi'nin mezarının darbeciler tarafından açılarak naaşının gasp edilmesi, açık bir insanlık suçu ve mezar dokunulmazlığının ağır ihlalidir" denildi.
Urfa Barosu, kayıp naaşın bulunduğu yerden alınarak Urfa'daki mezarına iade edilmesini talep ederek, konunun hem ulusal hem de uluslararası platformlarda takipçisi olmaya devam edeceklerini vurguladı. Açıklamanın sonunda ise Bediüzzaman Said-i Kürdi rahmetle anılırken, mezarının açılarak naaşının kaçırılmasından sorumlu tutulan darbeciler ve "faşist zihniyet" kınandı.
.jpg&w=3840&q=75)

