Haber Merkezi - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin haftalık Meclis grup toplantısında yaptığı konuşmada, barış sürecinin kalıcı bir zemine oturması için "çerçeve yasa" çıkarılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Çerçeve yasayı demokratikleşmenin temel taşı olarak niteleyen Bakırhan, "Demokratik Türkiye'nin inşası için kalkış noktası çerçeve yasadır. Bu kapıdan geçmek için çerçeve yasa hemen çıkarılmalı, uygulamaya başlanmalıdır. Eş zamanlı olarak taraflar ve kamuoyunun mutabık olacağı ortak bir yol haritası çıkarılmalıdır. Demokratikleşme süreci başlamalı ve demokratik entegrasyon inşa edilmelidir" ifadelerini kullandı.
“Çerçeve yasa kapsayıcı olmalıdır”
İmralı heyetinin Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği görüşmeye ve sürecin hukuki boyutuna değinen Bakırhan, atılan adımların yasal güvencelerle desteklenmemesinin risklerine dikkat çekerek şunları söyledi:
"Sayın Öcalan en iddialı ve en radikal adımları atıyor. Adeta tarihin yönünü değiştiriyor. Ama ne yazık ki bu adımlar karşısında gerekli siyasi ve hukuki düzenlemeler yapılmakta gecikiliyor. Yöntem hataları sürece zarar veriyor. Çerçeve yasa kapsayıcı olmalıdır. Sayın Öcalan'ın özgür çalışma ve iletişim koşullarını sağlamalıdır. Sayın Öcalan'ın hukuku barışın hukukudur. Bu sebeple Sayın Öcalan'ın statüsü artık düzenlenmelidir."
Konuşmasında Suruç Katliamı’nın 11. yılı vesilesiyle adalet vurgusu yapan ve İran’ın Kürt bölgelerine yönelik saldırılarını eleştiren Bakırhan, toplumsal barışın ekonomik refahla birleşmesi gerektiğini belirtti.
Kaynakların savaşa değil halka aktarılması gerektiğini belirten Bakırhan, "Aç karınla barışı konuşmak zor. İktisadi barış ve sosyal adalet, siyasi barışın tacıdır. İki yıldır tek bir mermi atılmadı. Bu süreçte çatışmaya ayrılan kaynak emekliye, asgari ücretliye ve yoksullara aktarılmalıdır. Kayyumlar geri çekilmeli, Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş başta olmak üzere siyasi tutsaklar bir an önce halklarıyla buluşmalıdır" dedi.
Sürecin ertelenemez bir noktada olduğunu ifade eden Bakırhan, konuşmasını şu çağrıyla sonlandırdı:
"Kürt meselesinin demokratik yollarla çözümünün ilk adımı çerçeve yasadır. Bu yasa yüz yılı kucaklaşmanın sıcaklığını yansıtmalıdır. Barışa, demokrasiye ve eşitliğe dayalı kardeşlik için o bahar bu bahardır, o yaz bu yazdır. Başka bahar yok, başka bir yazı beklemeyeceğiz.”


