Dersim (Rûdaw) – "Şubat" kod adlı gizli tanık’ın Gülistan Doku'nun cesedinin dönemin vali koruması Şükrü Eroğlu ile "Pertekli bir korucu" tarafından gömüldüğünü öne sürmesi ardından korucu başı Fatih Özmen tutuklandı.
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Fatih Özmen'in Doku'nun ilk gömüldüğü değerlendirilen bölgede gece boyu 7,5 saat sabit sinyal verdiği belirlendi.
Gülistan Doku'nun 5 Ocak 2020'de kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan dönemin Dersim merkez karma tim komutanı ve halen Pertek'te korucu başı olduğu belirtilen Fatih Özmen, "kasten öldürmeye yardım" ile "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından tutuklandı. Hakimlik kararında, daraltılmış baz kayıtları, PTS verileri, yer altı görüntüleme raporu ve gizli tanık beyanlarının birlikte değerlendirildiği belirtildi.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada savcılık sorgusunun ardından hakimliğe sevk edilen Özmen hakkında tutuklama kararı verildi.
Özmen'in cesedin gömüldüğü iddia edilen bölgede 7,5 saat gece boyunca baz sinyali verdi
Soruşturma dosyasındaki daraltılmış baz raporuna göre Fatih Özmen'in kullandığı telefon hattının, Gülistan Doku'nun ilk olarak gömüldüğünün değerlendirildiği Koçpınar mevkisinde 5 Ocak 2020 saat 23.11'den 6 Ocak saat 06.43'e kadar sinyal verdiği belirlendi.
Başsavcılık, söz konusu bölgenin gizli tanığın cesedin ilk kez gömüldüğünü öne sürdüğü yer olduğunu kaydetti. Dosyada yer alan yer altı görüntüleme uzman raporunda da aynı bölgede bir kişinin gömüldüğü ve daha sonra çıkarıldığı yönünde değerlendirmeye yer verildi.
Gizli tanık: "Pertekli korucu" tarafından ceset gömüldü
"Şubat" kod adlı gizli tanık, Gülistan Doku'nun cesedinin dönemin vali koruması Şükrü Eroğlu ile "Pertekli bir korucu" tarafından gömüldüğünü öne sürdü.
Hakimlik, baz kayıtları ve diğer teknik verilerle birlikte değerlendirildiğinde gizli tanığın sözünü ettiği "Pertekli korucunun" Fatih Özmen olduğuna ilişkin kuvvetli suç şüphesi oluştuğunu belirtti.
"Bir diyeceğim yoktur"
Savcılık ifadesinde Şükrü Eroğlu'nu, Mustafa Türkay Sonel'i ve Umut Altaş'ı tanımadığını söyleyen Fatih Özmen, bu isimleri yalnızca medyadan duyduğunu savundu.
Ancak dosyadaki daraltılmış baz raporunda, 5 Ocak günü Mustafa Türkay Sonel, Umut Altaş, Şükrü Eroğlu ve Fatih Özmen'in telefonlarının Sarısaltuk Köprüsü çevresinde aynı zaman dilimlerinde baz sinyali verdiği belirtildi.
Hakimlik sorgusunda bu durum sorulan Özmen, "Aynı tarihlerde ve aynı saatlerde aynı yerde baz sinyali vermemize bir diyeceğim yoktur." ifadelerini kullandı.
Şükrü Eroğlu'nun telefonu kapalıydı
Dosyadaki teknik verilere göre Şükrü Eroğlu'nun telefonu 5 Ocak saat 22.20'den 6 Ocak saat 07.35'e kadar kapalıydı.
Telefonun kapanmasından hemen önce Sarısaltuk Viyadüğü çevresinde baz sinyali verdiği, Fatih Özmen'in hattının ise aynı saatlerde Tunceli-Elazığ kara yolundan Koçpınar yönüne ilerlediği ve gece boyunca aynı bölgede kaldığı tespit edildi.
Savcılık, bu zamanlamanın gizli tanığın cesedin Sarısaltuk çevresinden Koçpınar'a götürüldüğü yönündeki anlatımıyla uyumlu olduğunu değerlendirdi.
PTS kayıtlarıyla çelişen savunma
Fatih Özmen, 5 Ocak gecesi Sarısaltuk Viyadüğü veya Koçpınar'da bulunmadığını savundu.
Ancak PTS kayıtlarında aynı gün saat 21.46'da Atatürk Viyadüğü çıkışından geçtiği tespit edildi. Bu kayıtlar sorulduğunda Özmen, "Nasıl geçtiğimi bilmiyorum. Pertek'e gitmek için çıkmış olabilirim." yanıtını verdi.
Hakimlik, bu savunmayı teknik kayıtlarla çeliştiği gerekçesiyle inandırıcı bulmadı.
BMW aracıyla ilgili çelişkiler
Özmen, olay döneminde kullandığı 23 AAC 941 plakalı gri BMW'nin kendisinde olduğunu kabul etti.
Tanık Mesut Zafer Kılınç ise 7 Ocak 2020'de Sarısaltuk Viyadüğü yakınlarında aracı arızalandığında Fatih Özmen'in bu otomobille yanına geldiğini anlattı.
Özmen önce olayı hatırlamadığını söyledi, daha sonra otomobilin kendisinde olduğunu kabul ederek aracı zaman zaman jandarmadaki arkadaşlarına verdiğini öne sürdü.
PTS kayıtlarında BMW'nin aynı gün Tunceli'den çıkıp kısa süre sonra yeniden kente giriş yaptığı da dosyaya girdi.
19 farklı telefon hattı kullandı
Soruşturma kapsamında yapılan incelemede Fatih Özmen'in 2009-2026 yılları arasında kendi adına kayıtlı 19 farklı telefon hattı kullandığı belirlendi.
Özmen, sık sık hat değiştirmesini evlilik dışı ilişkisini eşinden gizlemek istemesiyle açıkladı. Halen kullandığı hattın ise damadı adına kayıtlı olduğunu söyledi.
Görüşmeleri WhatsApp'a taşıdı
Teknik takip kayıtlarında Özmen'in bazı telefon görüşmelerini yarıda keserek WhatsApp üzerinden sürdürdüğü tespit edildi.
Dosyada, Gülistan Doku soruşturması ve soruşturmada ifade veren bir komutanın konuşulduğu sırada Özmen'in, "Hele bir dur, ben seni arayacağım" diyerek normal görüşmeyi sonlandırdığı ve konuşmaya WhatsApp üzerinden devam ettiği belirtildi.
Özmen ise bunun nedenini, karşı tarafın rahat konuşmasını istemesi olarak açıkladı.
"Savcı seni araştırıyor" görüşmesi
Dosyada yer alan bir başka telefon görüşmesinde güvenlik korucusu Atilla Çeliker'in Fatih Özmen'e, "Seninle hayır olmayan bir konu konuşacağım" diyerek yüz yüze görüşmek istediği tespit edildi.
Çeliker, Özmen'e Gülistan Doku soruşturmasını yürüten savcının kendisini araştırdığını söylediğini, Özmen'in ise "Ben temizim, benim bağlantım yok." dediğini öne sürdü.
Özmen ise ifadeler arasındaki çelişkiyi açıklayamadı.
Gizli tanık: Operasyonlardan sonra panikledi
"Duman" kod adlı gizli tanık da Fatih Özmen'in dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in "özel adamı" olarak bilindiğini ve soruşturma kapsamında yapılan operasyonların ardından çevresindekilerin fark edeceği şekilde paniklediğini iddia etti.
Özmen bu iddiaları reddederek Tuncay Sonel ile özel bir ilişkisinin bulunmadığını savundu.
Hesabındaki para hareketleri de soruldu
MASAK incelemeleri kapsamında Özmen'in banka hesaplarındaki para transferleri de sorgulandı.
22 yaşındaki kızının hesabından gelen 139 bin TL'yi kurbanlık hayvan satışlarından elde edilen para olarak açıklayan Özmen, başka bir güvenlik korucusundan hesabına gönderilen 25 bin TL ve 320 bin TL'nin ise miras kalan tarlaların satışından kaynaklandığını öne sürdü.
Hakimlik: Kuvvetli suç şüphesi var
Tunceli Sulh Ceza Hakimliği kararında, Fatih Özmen'in savunmalarının teknik kayıtlar ve tanık anlatımlarıyla çeliştiği belirtildi.
Kararda; daraltılmış baz kayıtları, PTS verileri, yer altı görüntüleme raporu ve gizli tanık beyanlarının birlikte değerlendirildiği, Gülistan Doku'nun öldürülmesinin ardından cesedin Şükrü Eroğlu ile Fatih Özmen tarafından Koçpınar'a götürülerek gömüldüğüne ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunduğu ifade edildi.
Hakimlik, delillerin henüz toplanma aşamasında olması ve delillerin karartılma ihtimali nedeniyle adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağına hükmederek Fatih Özmen'in "kasten öldürmeye yardım" ile "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından tutuklanmasına karar verdi.



