Haber Merkezi – PKK’lilerin dağdan inmesini sağlaması beklenen çerçeve yasaya dair konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Çerçeve yasayı güçlendirecek siyasi hukuki ve idari düzenlemeler sonbahardan itibaren hayata geçirilmelidir. Sonbaharda Meclis'in açılışıyla beraber bir yol haritası çıkarmalıyız” dedi.
Tuncer Bakırhan, partisinin haftalık Meclis grup toplantısında konuştu.
Toplantının başlangıcında cezaevlerinde bulunan HDP ve DEM’li siyasetçilerin isimlerini sıralayan Bakırhan, "Bu salonda bütün arkadaşlarımızla daha büyük toplantılar yapacağımız günleri de göreceğiz" dedi.
Meclis çalışmalarında önemli bir haftaya girildiğini vurgulayan Bakırhan, "Bazen bir ülkenin kaderini değiştiren şey, atılan ilk adımdır. Çerçeve yasa işte böyle bir adımdır. Meclis'in önüne gelecek çerçeve yasa teknik bir düzenleme değildir. Silahın yerine siyaseti, çatışmanın yerine hukuku koyacak ve demokratik ortaklığı büyütecek yeni bir dönemin eşiğidir bu yasa. Şimdi bu eşiği geçmek için o ilk adımı hep birlikte atalım, diyoruz. Bu yasayı demokratik bir yürüyüşün başlangıcına dönüştürelim diyoruz” şeklinde konuştu.
“Bu nefret bitmez”
İrlanda deneyimini anlatan Bakırhan, “Yıllarca büyük acıların yaşandığı İrlanda deneyiminden bir örnek vermek istiyorum. 20'nci yüzyılın sonunda onlarca yıl süren bir savaşın ardından İrlanda'da kimse barışa güvenmiyordu. Çünkü üç kuşak boyunca her aileye bir mezar, her sokağa binlerce acı düşmüştü. ‘Bu nefret bitmez’ cümlesi adanın her tarafında yankılanıyordu. Çözümsüzlük sanki bir kader, sanki değişmez bir yasa olarak ifade ediliyordu. Oysa o bitmez, o değişmez denilen döngü silahların gölgesinde değil, bir müzakere masasının etrafında çözüldü. 100 yıllık hesaplaşma bir gecede belki silinmedi. Ama bir imzayla şiddetin dili sustu. Siyasetin dili konuşmaya başladı. Çözülme sanılan düğümü kılıç değil, hukuk ve müzakere çözdü. İrlandalı bir şair bu durumu şöyle tarif ediyor. 'Bir halkın ömründe umut ve tarihin aynı kafaya düştüğü en değerli anlardan birini yaşadık' diyordu. Bizde önümüzde yıllardır çözülmeyen Kürt meselesi var. Bu mesele çok ağır düğümlerle birbirine bağlanmış. Şimdi muazzam bir eşlikteyiz” diye konuştu.
“Bugüne kadar tarihi adımlar atıldı”
Pazar günü İmralı'da Öcalan'la yapılan görüşmenin olumlu geçtiğini ifade eden Bakırhan özetle şunları söyledi:
“Bu fırsat kolay kolay bir daha gelmez. Bu fırsatı heba etmememiz gerekiyor. Bugüne kadar tarihi adımlar atıldı. Şimdi bu adımları hukuka bağlama zamanıdır. Çerçeve yasa tarihi eşiğin hukukla aşılmasının ilk adımıdır. Pazar günü heyetimiz İmralı'da Sayın Öcalan'la olumlu bir görüşme gerçekleştirdi. Yine Sayın Öcalan hepinize selam ve sevgilerini yolluyor. Sayın Öcalan bu görüşmede kendisinin de dediği gibi 'bin kilometrelik yol bir adımla başlar' demişti. Bu ilk adımı hep birlikte atalım. Önümüzdeki uzun yolu hep birlikte yürüyelim diyoruz…
“Bu süreç önümüzdeki 100 yılın stratejisidir”
Bu süreç sadece silahları susturmayacak, enerji ve ticaret koridorlarına rotalar çizdirecek, refah imkanlarını üretecek, iş ve aş potansiyelini yaratacak. Sayın Öcalan'ın ifade ettiği gibi bu süreç bir anın ya da bir dönemin stratejisi değil. Önümüzdeki 100 yılın stratejisidir. Önümüzdeki yüzyılın stratejisi Kürt meselesini güvenlikçi akıldan kurtararak siyasetin, hukukun ve demokratik müzakerenin konusu haline getirmektir. Kürtlerin haklarının tanındığı, yerel demokrasinin inşa edildiği, farklı kimlik ve inançların özgürlük içinde yaşadığı demokratik Türkiye'nin inşa stratejisidir…
“Meclis tarihi rolünü oynamalıdır”
Açıkça ifade ediyoruz: Çerçeve yasa bir ayrıcalık yasası değildir. Tarihsel bir sorunun, 100 yıldır yok sayılan Kürt meselesinin ilk defa müzakereye dayalı yasal çerçeve ile tanışmasıdır. Çerçeve yasa barışa kapı aralanmasıdır. Barış çatışmayı yeniden üreten koşulların ortadan kaldırılmasıdır. Çerçeve yasa tam da bunun için gereklidir. Çatışmalı dönemi sona erdirmek, kalıcı barışın kapılarını açmak için vardır. Bu yasayla kalıcı barışın hukukunu güçlendirmeliyiz.
“Hukuki ve idari düzenlemeler sonbahardan itibaren hayata geçirilmelidir”
Barışın kalıcılaşması için Sayın Öcalan'ın özgür çalışma ve iletişim koşulları sağlanmalıdır. Barışın kalıcılaşması için Meclis tarihi rolünü oynamalıdır. Meclis uhdesinde barış izleme kurulum mekanizması kurulmalıdır. Tüm partilerin katılımıyla süreç demokratik, katılım ve şeffaflık içerisinde sürdürülmelidir. Bu yasa ile işimiz bitmeyecek. Bu yasayla birlikte daha fazla mücadele edeceğiz. Daha fazla kenetleneceğiz. Daha fazla Türkiye'deki diğer halklar ve inançlarla birlikte ezilenlerle birlikte demokratik mücadeleyi yürüterek yolumuza devam edeceğiz. Çerçeve yasayı güçlendirecek siyasi hukuki ve idari düzenlemeler sonbahardan itibaren hayata geçirilmelidir. Sonbaharda Meclis'in açılışıyla beraber bir yol haritası çıkarmalıyız. Bu yol haritasında eşit yurttaşlığı güvence altına alan, demokratik siyasetin önündeki hukuki ve idare engelleri kaldıran, demokratik katılımı güçlendiren, dil, kültür ve inanç örgütlenmesi önündeki engelleri kaldıran, yerel demokrasinin alanını genişleten, kayyımlara son veren, yeni dönemde cezada adalet, infazda eşitliği karşılayan demokratik ve hukuki reformları artık hayata geçirmeliyiz. Bu sebeple diyoruz ki ağustos ayı çerçeve yasayla barışın temellerini atmanın ayı olsun. Ekim ayıysa Demokratik Türkiye'nin inşasında bir bahar ayı olsun diyoruz.
“Yasa görüşülürken polemiğe, provokasyona ve gerilime kapılmayacağız”
Bir yıl boyunca bu grupta çok şey konuştuk, çok şey tartıştık. Türkiye’nin dört bir yanından gelen misafirlerimizle bir araya geldik, fikir alışverişinde bulunduk. Ancak bu hafta bizim için çok özel bir hafta. Bu günler, 100 yıllık bir düğümün çözüldüğü günler olarak tarihe geçecektir. Bu vesileyle bugün hem basının, hem kamuoyunun hem de sizlerin huzurunda milletvekillerimize ve tüm parti teşkilatımıza açıkça seslenmek istiyorum: Bu yasa 86 milyon vatandaşımızı ilgilendiriyor. Şemdinli’yi de ilgilendiriyor, Keşan’ı da ilgilendiriyor. Bu nedenle komisyonda ve Genel Kurul’da yasa görüşülürken hiçbir şekilde polemiğe, provokasyona ve gerilime kapılmayacağız. Ortak yolu birlikte arayacağız. Diyaloğa ve müzakere her zaman olduğu gibi açık olacağız.
Her olumlu gelişme bizde abartılı bir sevinci değil, güçlü bir tefekkürü ve şükrü getirecektir. Biz süreçte ilk günden beri oynadığımız olumlu rolü güçlendirerek devam edeceğiz. Barışın ve demokratik çözümün dilini birlikte büyüteceğiz. Meclisteki siyasi partilere de sesleniyorum; çerçeve yasayı ‘benim gündemim başka’ diyerek yan gözle izlemek, karşı çıkmak veya pazarlık konusu etmek doğru bir tutum olmaz. Bu ülkenin kardeşlik hukuku ve barış içinde yaşaması, milyonlarca oydan ve koltuktan daha kıymetlidir.”

