Haber Merkezi - Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, " çerçeve yasa" tartışmalarını ve CHP’li belediyelere yönelik operasyonları değerlendirdiği geniş kapsamlı bir bildiri yayımladı. Yavaş, "barışın sadece kanunla gelmeyeceğini, asıl meselenin adalet ve güven olduğunu" söyledi..
Açıklamasında demokratikleşmenin belirli bir kesim ya da mesele üzerinden konuşulamayacağını belirten Yavaş, son dönemdeki yargı pratiklerine dikkat çekti. Yavaş, “AYM ve AİHM kararlarının uygulanmadığı, seçilmişlerin iradesinin kayyumlarla ortadan kaldırıldığı bir ortamda demokratikleşmeden söz ediyorsak şu temel gerçeği kabul etmek zorundayız: Demokrasi herkes içindir ya da demokrasi değildir. Hukuk herkes içindir ya da hukuk değildir" ifadelerini kullandı.
CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara ve belediye başkanlarının tutukluluk koşullarına değinen Yavaş, şunları kaydetti:
"Henüz yargılama süreçleri dahi tamamlanmadan seçilmiş belediye başkanlarının suçlu muamelesine maruz bırakıldığı bir dönemdeyiz. Belediye başkanları ailelerinin yaşadığı şehirlerden yüzlerce kilometre uzağa, ağır tecrit koşullarıyla anılan kuyu tipi cezaevlerine gönderiliyor. Bu zulmeder gibi muamele sorgulanmalıdır."
"Çerçeve yasa yeni sorunlar doğurur"
Meclis’e sunulan çerçeve yasaya yönelik ciddi anayasal itirazlar olduğunu savunan Mansur Yavaş, “toplumdan gizli yürütülen süreçlerin kalıcı huzur getirmeyeceğini” öne sürdü. Milletin "seyirci" konumuna düşürülmemesi gerektiğini belirten Yavaş, "Millet bilmeden, toplum tartışmadan yapılan siyasi mutabakatlar, toplumsal mutabakatın yerine geçmez. Ciddi sakıncalar barındıran bir düzenlemenin yeterince tartışılmadan yasalaştırılması yeni sorunlar doğurur" dedi.
"Kürt meselesi seçim hesabına endekslenmemeli"
Türkiye’nin Kürt meselesi dahil hiçbir sorununun çözümsüz olmadığını vurgulayan Yavaş, hükümete "samimiyet" eleştirisinde bulundu:
"Kürt meselesinin çözümünü bir dönem daha iktidarda kalmanın, bir seçim daha kazanmanın hesabına endekslerseniz; yıllarca cezaevinde tuttuğunuz siyasetçileri seçim hesaplarının bir parçası hâline getirdiğiniz izlenimini güçlendirirseniz, toplumun gerçek niyeti sorgulamasının önüne geçemezsiniz."
Mansur Yavaş, "İsimlerini köprülerimize, alt ve üst geçitlerimize kazıdığımız şehitlerimizin aziz hatıralarına haksızlık edildiği duygusuyla vicdanlarımızın sızlamasına izin vermemek hepimizin sorumluluğudur" ifadelerini kullandı.


