Haber Merkezi – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Bitlis Milletvekili Hüseyin Olan ile birlikte Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni, eski HDP’li Belediye Başkanı Bekir Kaya ve Nasrullah Kuran’ı ziyaret etti.
Ziyaretin ardından açıklama yapan Hatimoğulları, görüşmelerde yeni kabul edilen çerçeve yasa ile Türkiye’de önümüzdeki dönemde yaşanması beklenen demokratik açılımları değerlendirdiklerini söyledi.
“48 arkadaşımız hâlâ tutuklu”
Hatimoğulları, 3 Şubat’ta Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) yönelik operasyonun üzerinden 200 gün geçtiğini hatırlatarak, tutuklu bulunan ESP’lilerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Operasyon kapsamında 110 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğini ve 84 kişinin tutuklandığını belirten Hatimoğulları, aralarında ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni’nin de bulunduğu 48 kişinin hâlâ cezaevinde olduğunu söyledi.
Hatimoğulları, ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezin Uçar, DEM Parti Kadın Koordinasyonu Üyesi Fatma Çelik ve Limter-İş Genel Başkanı İleri Devrim Yurtsever’in de 200 gündür tutuklu olduğunu ifade etti.
“Yaşam hakkını savundukları için hapisteler”
Türkiye’de siyasi nedenlerle düşünce ve ifade özgürlüğünü kullanan, demokratik eylemlere katılan kişilerin cezaevinde olduğunu savunan Hatimoğulları, sosyalistlerin, devrimcilerin ve yurtseverlerin adil ve demokratik bir düzen talep ettikleri için tutuklandığını söyledi.
Hatimoğulları, kayıplarını arayan ailelerle dayanışma gösterenlerin, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’na karşı çıkanların ve IŞİD’in saldırılarına karşı yaşam hakkını savunanların da cezaevinde olduğunu belirtti.
ESP Genel Başkan Yardımcısı Uğur Ok’un dosyasına da değinen Hatimoğulları, Kürt sorununun adil ve demokratik barış yoluyla çözülmesi gerektiğini savundukları için yargılandıklarını ifade etti.
“Çerçeve yasa ilk adım”
10 Ağustos’ta Meclis’te kabul edilen çerçeve yasayı Kürt sorununun çözümü açısından “ilk adım” olarak değerlendirdiklerini belirten Hatimoğulları, yasanın tek başına Türkiye’yi demokratikleştirmeyeceğini ancak demokratikleşmenin önünü açabileceğini söyledi.
Hatimoğulları, AİHM kararlarının uygulanması gerektiğini belirterek Kobani davası kapsamında tutuklu bulunan Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve eski MYK üyelerinin durumuna dikkat çekti.
Silivri Cezaevi’nde Osman Kavala, Can Atalay, Çiğdem Mater ve Tayfun Kahraman ile de karşılaştıklarını belirten Hatimoğulları, Kobani ve Gezi davalarındaki tutukluların serbest bırakılması çağrısında bulundu.
“Yargı operasyonları derhal bitmeli”
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’deki duruşmasına da dikkat çeken Hatimoğulları, siyasetçilere ve seçilmişlere yönelik yargı operasyonlarının sona ermesi gerektiğini söyledi.
Hatimoğulları, “Siyasilere, seçilmişlere dönük yargı operasyonu bu ülkede derhal bitmelidir. Yargı operasyonları devam ettiği sürece bir demokratikleşme sürecinden bahsetmek neredeyse imkânsızlaşmış durumda” dedi.
Belediyelere atanan kayyumların görevde olduğunu belirten Hatimoğulları, kayyum uygulamasının sona erdirilmesi ve seçilmişlerin görevlerine iade edilmesi çağrısında bulundu.
Yargılanan belediye başkanları için Meclis’te komisyon kurulmasını öneren Hatimoğulları, varsa yolsuzluk iddialarının tüm belediyeleri kapsayacak şekilde araştırılabileceğini söyledi. Seçilmişlerin tutuksuz yargılanması gerektiğini savundu.
Hatimoğulları, ESP operasyonunun 200’üncü gününde Murat Çepni başta olmak üzere tüm tutukluların serbest bırakılmasının “sürecin ruhunu ilerletecek bir adım” olacağını ifade etti.
Öcalan’ın rolüne dikkat çekti
Bir gazetecinin sorusu üzerine Abdullah Öcalan’ın barış ve demokratik toplum sürecindeki rolüne de değinen Hatimoğulları, Öcalan’ın sürecin başlatılması ve bugüne kadar taşınmasında önemli bir rol oynadığını söyledi.
Hatimoğulları, Kürt hareketinin silahlı mücadeleyi bıraktığını ve demokratik siyasetin güçlendirilmesi yönündeki kararların kamuoyuyla paylaşıldığını belirtti.
DEM Parti’nin de yeniden yapılanma sürecine gireceğini ifade eden Hatimoğulları, bu süreçte Öcalan’ın görüş ve değerlendirmelerinin önemli olacağını kaydetti.
Hatimoğulları, önümüzdeki dönemde silahların tamamen sustuğu, demokrasi mücadelesinin güçlendiği ve ortak demokratik siyasetin daha geniş bir zeminde yürütüldüğü bir sürecin önünün açılmasını beklediklerini söyledi.
“Geniş bir demokratikleşme programı”
Hatimoğulları, Öcalan’ın demokratik siyasete ilişkin önerilerine de değinerek sol, sosyalist, demokratik, kadın, ekoloji ve Alevi hareketleri ile farklı toplumsal kesimlerin geniş bir demokratikleşme programı etrafında bir araya gelmesini önemsediklerini belirtti.
DEM Parti’nin zeminini de bu anlayışın oluşturduğunu söyleyen Hatimoğulları, silahların sustuğu bir ortamda bu zeminin daha geniş kesimlere ulaşacağına inandıklarını ve farklı görüş ve önerilere açık olduklarını ifade etti.
.jpg&w=3840&q=75)
