Haber Merkezi - Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, Narin Güran cinayetinin ikinci yıl dönümünde ziyaret ettiği Diyarbakır’a bağlı Tavşantepe köyündeki adalet arayışına ve toplumsal yıkıma dikkat çekerek, medya mensuplarına çağrıda bulundu.
Köydeki izlenimlerini paylaşan Bildirici, cinayetin ardından sadece adaletin tecelli etmediğini, aynı zamanda tüm köyün kolektif bir cezalandırma süreciyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Bildirici, "O cinayetle sadece Narin öldürülmemiş, bütün köy cezalandırılmış. İşten çıkarılanlar olmuş, bazı çocuklar okulu bırakmış. Orada yara halen kanıyor" ifadelerini kullanarak bölgedeki sosyal travmanın derinleştiğini vurguladı.
"Adil yargılama algısı oluşmadan travma geçmez"
Narin Güran’ın mezarı başındaki kalabalığın ve artan kamera sayısının toplumdaki değişen algıyı yansıttığını belirten Bildirici, adaletin ancak güvenilir bir yargılama süreciyle mümkün olabileceğini kaydetti. Bildirici, davanın yeniden görülmesi ve adil bir yargılama yapıldığına dair kamuoyunda güçlü bir kanaat oluşmadığı sürece köydeki travmanın son bulmayacağını savundu.
Gazetecilere özeleştiri ve "serinkanlılık" daveti
Meslektaşlarına yönelik bir çağrı kaleme alan Bildirici, olayın ilk dönemindeki "reyting heyecanının" geride kaldığını hatırlatarak daha yapıcı bir yayıncılık diline geçilmesi gerektiğini ifade etti. Medyanın, yaşanan süreçteki olumsuz etkilerini kabul etmesi gerektiğini dile getiren Bildirici, şu ifadeleri kullandı:
"Bütün meslektaşlarıma çağrıda bulunuyorum, lütfen o köye gidin. Yaratılmasında medyanın da katkısı olan o enkazın kaldırılmasına yardımcı olun. Hem davaya hem de o insanların yaşadıklarına artık daha serinkanlı bakılabilir."


