Dersim (Rûdaw) – Dersim’in doğal güzellikleriyle öne çıkan Munzur ve Pülümür vadileri, yaz aylarında yoğun ziyaretçi akınına uğruyor. Zengin yaban hayatı ve endemik bitki türlerine ev sahipliği yapan vadilerde artan insan hareketliliği, çevre kirliliği ve doğal yaşam üzerindeki baskıyı da beraberinde getiriyor.
Özellikle sıcak havalarda serinlemek, piknik yapmak ve doğayla vakit geçirmek isteyen çok sayıda kişi Munzur ve Pülümür vadilerini ziyaret ediyor.
Ancak ziyaretçi yoğunluğuyla birlikte bazı bölgelerde çevreye çöp bırakılması, gelişigüzel ateş yakılması, kontrolsüz kamp ve piknik yapılması doğal yaşam alanları açısından risk oluşturuyor.

Ziyaretçilerden temizlik çağrısı
Çevre illerden Dersim’e gelen ziyaretçiler, vadilerin doğal güzelliklerinin korunması gerektiğine dikkat çekiyor.
Batman’dan Munzur Vadisi’ne gelen Cengiz Taşan, bölgenin güzelliğinden etkilendiğini ancak çevrede çöpler bulunduğunu belirterek, ziyaretçilerin alanları temiz bırakması gerektiğini söyledi.
Dersim’i ilk kez ziyaret eden Bilal Arslan da doğal alanların korunması gerektiğini belirterek, insanların çevreyi temiz tutması ve bölgeye sahip çıkması çağrısında bulundu.

Avukat Yıldırım: Çok ciddi insan baskısı var
Dersim ve çevresinde çevrenin korunmasına ilişkin hukuki çalışmalar yürüten Avukat Barış Yıldırım ise Munzur Vadisi’ndeki insan baskısına dikkat çekti.
Rûdaw’a konuşan Yıldırım, bölgenin farklı yasal ve uluslararası koruma statülerine sahip olduğunu belirterek, buna rağmen vadinin ciddi bir insan baskısıyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Milli parkta ziyaretçileri alanın özellikleri ve yasaklar konusunda bilgilendirecek yeterli görevli bulunmadığını savunan Yıldırım, gelişigüzel ateş yakılması, piknik yapılması, olta balıkçılığı ve kontrolsüz kamp gibi faaliyetlerin gerçekleştirildiğini ifade etti.
Yıldırım, bu faaliyetlerin yapıldığı alanların önemli bölümünün habitat niteliğinde olduğunu ve Bern Sözleşmesi kapsamında korunduğunu belirtti.

“Koruma statülerinin anlamı kalmaz”
Doğal alanlardaki insan baskısının azaltılması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, aksi halde bölgenin sahip olduğu koruma statülerinin işlevini yitireceğini söyledi.
Yıldırım, “İnsan baskısının buralardan ortadan kaldırılması gerekiyor. Yoksa milli park ve doğal sit alanı statülerinin bir anlamı kalmaz” dedi.
Yaz aylarında ziyaretçi sayısının artmasıyla birlikte Munzur ve Pülümür vadilerinin korunması için çevre duyarlılığının artırılması ve denetimlerin etkinleştirilmesi gerektiği belirtiliyor.




