Ankara (Rûdaw) - Türkiye’de yürütülen barış süreci, Kürt meselesinin çözümüne dair yeni umutları beraberinde getirirken; Kürtçe üzerindeki engellerin kaldırılması ve ana dilde eğitim talebi bir kez daha gündeme geldi. Kürt öğretmenler, sürecin sadece silahların susmasıyla sınırlı kalmamasını, eğitim alanında pratik adımlar atılmasını istiyor.
Barış süreci, siyasi ve güvenlik boyutlarının yanı sıra toplumsal beklentilerle de tartışılıyor.
Bu kapsamda düzenlenen çeşitli etkinliklerde, Kürtçenin eğitim dili olması gerektiği vurgulanıyor.
"Yıllardır ana dilde eğitim istiyoruz"
Öğretmen Zeynel Polat, barış ve eğitim arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, "Ülkede bir barış sürecinin devam ettiğini biliyoruz. Biz de barışın eğitime nasıl yansıtılabileceği üzerine çalışıyoruz. Eğitim Sen olarak yıllardır ana dilde eğitim talebimizi dile getiriyoruz" dedi.
Pedagojik bir ihtiyaç ve meşru bir hak
Kürt öğretmenler, ana dilde eğitimi hem meşru bir hak hem de pedagojik bir zorunluluk olarak görüyor.
Öğretmen Cudi İmrek, dilin birey üzerindeki etkisine değinerek, "Dil, kişilik ve psikoloji üzerinde ciddi bir etkiye sahiptir. Bu nedenle herkesin kendi diliyle konuşması, okuması ve eğitim görmesi şarttır" ifadelerini kullandı.
"Eğitim dili olmayan bir dil yok olmaya mahkumdur"
Öğretmen Ramazan Sümer ise dilin geleceğine dair uyarılarda bulundu:
"Eğitim dili haline gelmeyen bir dil zamanla yok olur.
Maalesef Kürt çocuklarının artık sadece Türkçe konuştuğunu ve kendi dillerini bilmediklerini görüyoruz. Bunun temel nedeni eğitim eksikliğidir.
Bu süreçte temel gündem maddesinin dil olmasını ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını ümit ediyoruz."
DEM Parti yetkilileri de hemen her platformda, çözüm sürecinin en temel sütunlarından birinin Kürtçe eğitim olduğunu ve hükümetin bu konuda yasal bir çerçeve hazırlaması gerektiğini vurguluyor.


.webp&w=3840&q=75)