Haber Merkezi – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "50 sene önce Kürtler 'Ben Kürt'üm' diyemezdi bu topraklarda. Ama şimdi artık Kürtleri inkar etme, Kürtleri yok sayma dönemi kapanmıştır" ifadesini kullandı.
Hatimoğulları, İzmir MMO Tepekule Kongre Merkezi’nde düzenlenen halk toplantısında, barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hatimoğulları, "Bu topraklarda bir tek kurşunun sesi duyulmayana dek, bu topraklarda bir gözyaşının dahi akmayacağı bir seviyeye varana dek biz bu sürece sonuna kadar sahip çıkacağız. Onurlu bir barış için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Hatimoğulları, Türkiye'nin dört bir yanında süreci halkla paylaşmak, barış ve demokratik toplum çağrısının anlamını, önemini ve tarihsel manasını birlikte değerlendirmek, eleştirileri ve değerlendirmeleri almak amacıyla halk buluşmaları gerçekleştirdiklerini söyledi.
Kürt siyasetçi Mehdi Zana'yı anan Hatimoğulları, "Bir ömür, koca bir çınar gerçekten bütün yaşamını Kürt halkının temsili için vermiş, sürgünde, hapiste, Kürt halkının sesini ilk duyuran isimlerden değerli Mehdi Zana'yı saygıyla, minnetle anıyorum" dedi.
"Daha çok çocuğumuz ölmesin"
Türkiye coğrafyasında 50 yıldır "savaş ve çatışmaların" devam ettiğini belirten Hatimoğulları, bölgede katıldıkları taziyelerde annelerin ve babaların kendilerine, "Daha çok çocuğumuz ölmesin. Ne bir Kürt anne ne bir Türk anne ne bir asker annesi ne bir gerilla annesi artık ağlamasın. O nedenle bu sürece sıkı sıkıya sahip çıkın ve bu sürecin başarıyla sonuçlanması için elinizden ne geliyorsa daha fazlasını yapın. Bizim sizden beklentimiz, partimizden beklenti bu" dediklerini aktardı.
Hatimoğulları, "Kürt halkı başta anneler olmak üzere çekilen bütün bu acılara rağmen barış demekten asla vazgeçmiyor" dedi.
Ödenen bedellerin Kürt halkının Ortadoğu'daki konumunda önemli bir payı olduğunu belirten Hatimoğulları, "Eskiden 50 sene önce Kürtler 'Ben Kürt'üm' diyemezdi bu topraklarda. Ama şimdi artık Kürtleri inkar etmek, Kürtleri yok sayma dönemi kapanmıştır" diye konuştu.
"Süreç dar manada bir seçim hesabına sıkıştırılamaz"
Sürece ilişkin yapıcı eleştirilere önem verdiklerini belirten Hatimoğulları, barışa inanan ancak sürecin mevcut iktidarla yürütülmemesi gerektiğini düşünen kesimlerin eleştirilerini dikkate aldıklarını söyledi.
Hatimoğulları, "Bu sürecin yürütülmesi, hepinizin tahmin edeceği üzere, zaten mevcut olan icra makamıyla yürütülür. Bugün bütün dünyadaki çatışma çözüm deneyimlerinde, o dönemi kim yönetiyorsa süreç onunla yürütülür. Dolayısıyla bugün Sayın Öcalan’ın da ifade ettiği gibi bu süreç dar manada bir seçim hesabına sıkıştırılamaz. Bu süreç dar manada herhangi bir siyasi partinin çıkarları çerçevesinde ele alınamaz" ifadelerini kullandı.
"Bu daha yolun ilk adımı"
Hatimoğulları, iki yıllık sürecin çerçeve yasayla yeni bir aşamaya geldiğini ifade ederek, söz konusu yasanın Kürt sorununun çözüldüğü ve ülkenin demokratikleştiği anlamına gelmediğini, ancak önemli bir siyasi anlam taşıdığını söyledi. Hatimoğulları, "Yüz yılı aşan tarihte ilk kez bir yasa Kürt halkının lehine ve özgün olarak çıkmış bir yasa. Ama Sayın Öcalan da ifade etti; bu daha yolun ilk adımı, ilk başlangıcı. Yürünecek bin kilometrelik yolun daha ilk adımıdır bu. Esas demokratikleşme mücadelemizle yeni demokratik anlamda düzenlenecek yasalara kesinlikle ihtiyaç var" dedi.
"Sayın Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş zaten çoktan beri özgür ve aramızda olmalıydı"
Yasanın sağlıklı bir biçimde hayata geçmesi halinde yaklaşık 4 bin siyasi mahpusun yasadan faydalanabileceğini belirten Hatimoğulları, Kobani davasının da yasa kapsamında olduğunu söyledi. Hatimoğulları, "Sayın Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş zaten çoktan beri özgür ve aramızda olmalıydı" ifadelerini kullandı.


