Diyarbakır (Rûdaw) - Diyarbakır'dan çalışmak için Bayburt’a giden inşaat işçileri, Amedspor forması giydikleri için 15-20 kişilik bir grubun saldırısına uğradı. Muşta ile burnu beş yerden kırılan Süleyman Konat, “Düşmanlığa değil rızkımızı kazanmaya gitmiştik” derken; Amedsporlu Hukukçular Derneği Genel Sekreteri Avukat Yıldırım Alat ise saldırganların ‘nefret suçu’ndan cezalandırılmasını istedi.
Bayburt kent merkezindeki bir kafede 30 Ağustos günü yaşanan olayda, yeğeni ve arkadaşıyla dinlenmek için kafeye giden Diyarbakırlı inşaat işçisi Süleyman Konat, yeğeninin üzerindeki Amedspor formasının hedef alınacağını önceden sezerek onu uyardı, ancak bu tedbiri saldırıyı engellemeye yetmedi.
Rûdaw Diyarbakır Temsilcisi Maşallah Dekak’a konuşan Süleyman Konat ve süreci takip eden Amedsporlu Hukukçular Derneği Genel Sekreteri Avukat Yıldırım Alat, olayın tüm detaylarını ve sonrasındaki hukuk mücadelesini anlattı.
“Git formayı çıkar dedikten hemen sonra saldırdılar”
Saldırının nasıl başladığını anlatan Süleyman Konat, o anları şu sözlerle dile getirdi:
“Yeğenimin üzerinde Amedspor forması vardı. Başına bir iş gelmesin diye ‘Git o formayı çıkar, sana zarar vermesinler’ dedim. Yeğenim formayı çıkarmak için içeri gittiğinde, bir kişi koluna girmiş, iki kişi de tuvalet kapısında pusu kurmuş. Çocuğu tuvalete çekmeye çalışmışlar, girmeyince ‘Dışarı gel konuşalım’ diyerek dışarı çıkarmışlar ve orada üzerine çullanmışlar. Onu almaya giden arkadaşıma da saldırdılar. Ben müdahale etmek için kalktığımda, biri arkamdan yaklaşıp motorcu eldiveni içine gizlediği muşta ile burnuma vurdu. Burnum beş yerden kırıldı, o darbeden sonrasını hatırlamıyorum.”
Irkçı sloganlar ve “Bırakın bizim çocuklar” müdahalesi
Kendine geldiğinde etrafında 15-20 kişilik bir kalabalık gördüğünü belirten Konat, kafe sahibinin kendilerine siper olduğunu söyledi.
Konat, “Küfrederek ‘Burası Bayburt, kimse bu formayı giyemez’, ‘Burası Kürtlere mezar olacak’ diye naralar atıyorlardı. Biz oraya kimseyle kavga etmeye gitmedik, inşaatta çalışıp rızkımızı kazanıyorduk. Karakola gittiğimizde ise dehşet verici bir şeye tanık oldum; sivil elbiseli biri gelip ‘Kavga edenler bizim çocuklar, onları serbest bırakın’ diyordu” ifadelerini kullandı.
Yetkililere de seslenen Süleyman Konat, “Eğer devlet bu ırkçılığı yapanlara 5-10 yıl ceza vermezse, bu olaylar yarın bin olur, Türkiye’nin her yerine yayılır” diye konuştu.
Av. Yıldırım Alat: “Bu sıradan bir yaralama değil, ırkçılıktır”
Olayın hukuki boyutunu Rûdaw’a değerlendiren Amedsporlu Hukukçular Derneği Genel Sekreteri Avukat Yıldırım Alat ise davanın peşini bırakmayacaklarını vurguladı.
Alat, şu ifadeleri kullandı:
“Saldırı her ne kadar sosyal medyada ve bazı kayıtlarda basit bir ‘kasten yaralama’ gibi görünse de, temel çıkış noktasının Amedspor forması olduğu çok açıktır. Bu, Türk Ceza Kanunu (TCK) 217. maddesi kapsamında ‘halkı kin ve nefrete sevk etme’ suçudur.
Saldırganlar halkı sınıfsal ve bölgesel farklılıklar üzerinden alenen tahrik etmiştir. Yasalar uyarınca bu suçun alt sınırlarının yükseltilmesini ve caydırıcı cezalar verilmesini umuyoruz.
Bu saldırıların önüne geçilmezse kamuoyunda daha büyük infialler oluşacaktır. Taraftarımızın haklarını en etkin şekilde savunacağız.”
Tedavisi süren Süleyman Konat’ın şikayetçi olduğu olayla ilgili soruşturma devam ediyor.


