Haber Merkezi - Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçlamasından ifade verdi. Davutoğlu ifadesinde, “Bu Cumhuriyet tarihinde bir ilk; şahsi itibarım değil ülkemin itibarı, sözlerimin arkasındayım” dedi.
Davutoğlu, "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçlamasıyla hakkında başlatılan soruşturma kapsamında Ankara Adliyesi'ne gitti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ifade veren Davutoğlu, savcılık ifadesinin ardından adliye önündeki gazetecilere açıklama yaptı.
Yargıya duyduğu saygı gereği ifade vediğini belirten Davutoğlu özetle şunları söyledi:
“Değerli basın mensupları; onurlu bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak yargıya duyduğum saygı ve adalet idealine duyduğum hürmet dolayısıyla az önce benden talep edilen ifadeyi verdim. Her şeyden önce bütün bu süreçte desteğini esirgemeyen ve bugün de yanımda olan genel başkanlarımıza; Türkiye'nin her köşesinden ve yurt dışından destek beyan eden bütün adalet, hukuk sevdalılarına teşekkür ediyorum.
“Hüzünle karşılıyorum”
Tabii bu, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk... Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan düşüncesini ifade ettiği, eleştirilerini dile getirdiği için 'şüpheli' sıfatıyla adliyeye çağrıldı; bunun herkes tarafından bilinmesini isterim. Ben yargıya duyduğum saygı gereği, hiç kimsenin yargının üzerinde olmadığı inancıyla bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ifademi verdim. Ama bu ülkeye Dışişleri Bakanı ve Başbakan olarak hizmet etmiş bir devlet adamı olarak da ilk kez böyle bir uygulamanın devletin üst katında yaşanmış olmasını hüzünle karşılıyorum.
Soruşturmanın açıldığı ilk günden itibaren ulusal ve uluslararası basından çok sayıda görüşme talebi geldi. Geçmişte birlikte çalıştığım muhataplarımdan ne olup bittiğiyle ilgili sorular iletildi. Bunların hiçbirine cevap vermedim, hiçbir demeç vermedim. Hatta cuma günü, son derece önemli bir kuruluşta eski devlet yetkililerinin, siyasilerin ve akademisyenlerin bulunduğu bir oturumda konuşmam vardı; onu da iptal ettim. Çünkü kendi ülkemin ve ülkemin yargısının olumsuz bir algıyla anılmasını asla istemedim. Böyle bir durumu savunmak bile bana zül gelir. Hala çok sayıda telefon alıyorum; kimisine cevap vermiyorum, cevap verdiklerimde de ülkemin yurt dışında olumsuz bir algıyla anılmamasına özen gösteriyorum.
“Dosdoğru olmaya devam edeceğim”
Siyasetten çekilme kararı almıştım. Bundan sonra da aynı ilke çerçevesinde ama inandığım doğrular doğrultusunda görüşlerimi beyan etmeye devam edeceğim. Benim hayatımı yönlendiren en önemli ilke, "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" ilahi kelamının kendisidir. Akademik hayatta ders verirken, kitap yazarken, büyükelçi olarak devletimi temsil ederken, Dışişleri Bakanı olarak Türkiye'nin menfaatlerini gözetirken ve Başbakan olarak ülkede şeffaflığı, hukuk devletini savunup terörle mücadelenin en sert şartlarında görevimi yaparken hep bu ilkeyle davrandım. Dosdoğru... Emrolunduğum gibi dosdoğru olmaya çalıştım, buna milletim şahittir. Yaptığım o konuşmada bir provokatörün sorusu üzerine verdiklerim de dosdoğru olmanın bir gereğiydi. O sözlerimin arkasındayım. Buradan milletime söz veriyorum: Bundan sonra da Rabb'im ve milletim adına dosdoğru olmaya devam edeceğim. Ben tekrar genel başkanımıza teşekkür ediyorum. Avukatım kalacak, onunla görüşmeye devam edebilirsiniz. Soru almayacağım, ilkesel bir tutum olarak bu konuda ülkemin itibarı adına hiçbir soruya cevap vermeyeceğim."
Ne olmuştu?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında, 2022 yılında Diyabakır ziyareti sırasındaki, "Benden sonraki bakanlar gibi bir kuruş haram lokma yemedim. Onlara da 'Haram lokma yemeyin' dedim. Yediler. Çevrelerini zengin ettiler. Damadını bakan yaptı. Akrabalarını zengin etti. Beş tane müteahhide Türkiye'yi peşkeş çekti" konuşması gerekçesiyle "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçlamasından soruşturma başlatmıştı.
Davutoğlu, bugün "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçlamasından ifade vermek üzere Ankara Adliyesi'ne gitti. Türk Ceza Kanunu'nun 299/1 maddesine göre Cumhurbaşkanı'na hakaret eden kişi 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası alabiliyor.



