Haber Merkezi – MHP İstanbul İl Başkanlığının 39 ilçe teşkilatıyla 12-13 Eylül’de düzenleyeceği istişare kampında, barış süreci ve Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında seminerler gerçekleştirilecek.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, MHP İstanbul İl Başkanlığı'nın 39 ilçe teşkilatıyla 12-13 Eylül’de yapacağı istişare kampında barış süreci ve Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunla ilgili seminerler düzenleneceğini duyurdu.
MHP'li Yıldız, “sürecin bir devlet politikası olduğunu” bir kez daha vurguladı.
Yıldız’ın açıklamaları şöyle:
"Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul il Başkanlığının 39 ilçe Teşkilatıyla 12-13 Eylül’de yapacağı istişare kampında Terörsüz Türkiye süreci ve buna bağlı olarak Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunla ilgili seminerler düzenlenecektir.
‘Terörsüz Türkiye’ vizyonu salt bir güvenlik politikası olarak görülmekten ziyade devletin bekası, iç cephenin güçlendirilmesi, hukukun üstünlüğü, demokratik katılım, toplumsal dayanışma ve ekonomik kalkınmayı kapsayan, toplumsal bütünlüğü,milli dayanışmayı ve devletin stratejik geleceğini esas alan kapsamlı bir devlet politikasıdır.
Evvel emirde belirtmek gerekirse; Kanun koyucunun ceza ve infaz politikalarını belirleme konusundaki takdir yetkisi, hukuk devleti ilkesinin çizdiği sınırlar içinde kamu yararını gerçekleştirmeye yönelik anayasal bir yetkidir. Toplumsal şartların değişmesi, güvenlik politikalarının ulaştığı seviye,ceza adalet sisteminin uygulama sonuçları ve kamu düzeninin ihtiyaçları dikkate alınarak ceza adalet sisteminde yeni düzenlemeler yapılması, çağdaş hukuk devletlerinde yasama organının doğal ve anayasal görevlerinden biridir.
Kanun mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir. Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri bütün hukuki sonuçlarıyla varlığını korumakta; Suçun vasfına, mahkûmiyet kararına veya ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Bu yönüyle kanun,hukuki niteliği itibarıyla ceza adalet sistemi ile infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme niteliği taşımaktadır. Kırk yılı aşan mücadele birikimi dikkate alınarak Ülkemizin kendi tecrübesi,toplumsal gerçekliği ve devlet geleneğiyle şekillenen özgün bir Türkiye Modeli oluşturulmuştur.
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunca, Ortak aklı ve asgari müşterekleri önceleyen bir yaklaşımla ortaya çıkan rapor doğrultusunda hazırlanan kanun süreç kapsamında öngörülen hukuki düzenlemeleri teşkil eden temel bir çerçeve oluşturmaktadır. Sürecin dinamik yapısı dikkate alındığında, uygulama sırasında ortaya çıkabilecek ihtiyaçlar doğrultusunda, sürecin hedefine uygun şekilde ilerlemesini sağlamak amacıyla, yasama organının takdiri çerçevesinde ilgili mevzuatta ilave değişiklikler yapılması veya yeni kanuni düzenlemelerin ihdas edilmesi söz konusu olabilecektir.
Bu kapsamda örgütün feshi ve silahların bırakılmasıyla başlayan süreç artık Türk milletinin eseri olmuştur."



