Mardin (Rûdaw) - Kürdistan Yurtseverler Partisi (PWK) Mardin İl Teşkilatı’nın 17 Aralık 2025’te Kızıltepe’de düzenlemek istediği Kürdistan Bayrağı Günü etkinliği nedeniyle haklarında dava açılan 11 kişi, davanın ilk duruşmasında Kürtçe savunma yaptı.
Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı, PWK yöneticileri, üyeleri ve partiyle dayanışma amacıyla etkinliğe katılan kişiler hakkında “trafiği engelleme ve yol kapatma” iddiasıyla dava açtı.
Davanın ilk duruşması bugün Mardin’in Kızıltepe ilçesinde görüldü.
Duruşmaya PWK Genel Başkanı Mustafa Özçelik’in yanı sıra Mardin, Diyarbakır, Batman ve Viranşehir’den parti yöneticileri ve üyeleri katıldı. PÊLKURD yöneticisi Fuad Önen başkanlığındaki heyet, PDK-BAKUR ve PSK temsilcileri ile çok sayıda Kürt siyasetçi de duruşmayı takip etti.
Sebahattin Korkmaz, Şeyhmus Ülek, Sıdkı Zilan, Murat Aba ve Nurettin Kılıç ise sanıkların avukatlığını üstlendi.
Sanıklardan 10 kişi mahkemede Kürtçe savunma yaptı. Bir PWK üyesi ise Kızıltepe’de bulunmadığı için duruşmaya katılamadı.
“Trafiği kapatmadık”
PWK’liler savunmalarında, 17 Aralık 2025’te PWK’nin Kızıltepe’deki il binası önünde düzenlediği basın açıklaması sırasında trafiği kapatmadıklarını ve herhangi bir kişi ya da işyerine zarar vermediklerini belirtti.
PWK’liler, etkinlik sırasında polisin ellerindeki Kürdistan bayrakları ve pankartları almaya çalıştığını, müdahalenin ardından çevrede gerginlik yaşandığını savundu.
Kürt siyasetçiler ayrıca siyasi partilerin basın açıklaması yapmak için izin alma zorunluluğu bulunmadığını ileri sürerek beraat talebinde bulundu.
Savunmalarda 17 Aralık’ın Kürtler tarafından “Kürdistan Bayrağı Günü” olarak kutlandığı belirtilirken, Kürdistan bayrağının Kürtler açısından ulusal bir sembol olduğu ifade edildi.
PWK’liler, davanın açılmasının asıl nedeninin Kürdistan bayrağına yönelik karşıtlık olduğunu savundu.
Avukatlardan “çifte standart” savunması
PWK’lilerin avukatları da savcılığın “trafiği engelleme ve yol kapatma” iddiasını hukuki açıdan reddetti.
Avukatlar, polis tutanağında Kürdistan bayrağı için “sözde Kürdistan bayrağı” ifadesinin kullanılmasına tepki gösterdi.
Bu ifadenin ayrımcı olduğunu savunan avukatlar, tutanakta kullanılan ifadelerin Kürtlere ve Kürdistanlılara yönelik hakaret niteliği taşıdığını belirtti.
Avukatlar ayrıca Kızıltepe’de daha önce düzenlenen bazı yürüyüş ve etkinliklerde polis müdahalesi yaşanmadığını belirterek, dava kapsamında “çifte standart” uygulandığını savundu.
PWK’liler, Kürtçe yaptıkları savunmaların Türkçe metinlerini de mahkemeye sundu.
İkinci duruşma 23 Aralık’ta
Mahkeme, davanın ikinci duruşmasının 23 Aralık 2026’da görülmesine karar verdi.
PWK Basın Bürosu tarafından yayımlanan açıklamada, sanıkların mahkemeye sunduğu savunmada ayrıca Kürdistan Bölgesi Parlamentosu’nun 2009 yılında 17 Aralık’ı “Kürdistan Bayrağı Günü” ilan ettiği belirtildi.
Savunmada, Kürdistan bayrağının Irak Kürdistan Bölgesi’nin resmi bayrağı olduğu ve Türkiye’de de Kürdistan Bölgesi yetkilileriyle yapılan resmi görüşmelerde Türkiye bayrağıyla birlikte kullanıldığı ifade edildi.
PWK’liler ayrıca Türkiye Anayasa Mahkemesi’nin Kürdistan bayrağının taşınması ve sosyal medya üzerinden paylaşılmasıyla ilgili kararlarına atıfta bulunarak, bayrağın kullanımının cezai yaptırıma tabi tutulamayacağını savundu.
Siyasetçiler, “trafiği kapattıkları” yönündeki suçlamayı reddederek beraat talebinde bulundu.


.jpg&w=3840&q=75)
